ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                            SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                           ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                          SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                   ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                          SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                        ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                         SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                              ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                              SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                          ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                        ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                               SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                        ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                 SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                     ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                  SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                        ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                            SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                              ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                       SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                            ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                   SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                          ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                                                            SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                    

Tevgera Gelê Kurd, Tevgera Aştî Ye

Serok APO

Aştî peyvekî pir bi nirx e. Şer jî di wateyekî de bi taybetî ji bo girseyên rajer, navgîna bingehîn a ji bo bigîhîje aştî û aramiyê ye. Şer di naveroka xwe de wek armanc naye nirxandin. Ji bo aştiyekî bi wate berdelê wê pir giran jî be, navgîna bingehîn a ku serî lê bê dayîn e. Di vê çerçoveyê de di dîroka gelên cîhanê û dîroka netewan de, di dîroka aştiyê de roja 1’ê êlûnê ku cîhekî wê pir girîng heye; wateyekî pir mezin di xwe de hildigire. Di vê rojê de girêdana aştiye nîşandan, ji tengezariyên hûndor û derveyê Tirkiyê re di mercên aştiyê de çareserî dîtin û di serî de pirsgirika kurd, pirsgirikên ramyarî re derfetê çareseriyê dîtin û yên dijber bi rastî jî niyetekî wê ya aştî heye an nîne, ji bo em fêm bikin me guncav dît ku em vê daxuyaniyê bidin. Aştiya kurd û tirk bi rastî jî cewherê aştiya Rojhilata Navîn e; aştiya Rojhilata Navîn jî, aştiya bingehîn a heremê û cîhanê ye. Aştiya Rojhilata Navîn di heman demê de aştiya cîhanê ye. Ger bi hezaran sale rejîma daxt a çîna desthilatdar a...devamı»

 

Askerileşmek Geleneksel Kadınlık İmgelerini Reddetmektir

Şerda Mazlum

Kadınlar kendi cinsiyetlerinin tahakkümü altında yaşayan canlılardır. Herhangi bir toplumda kadın ya da erkek olarak doğmak basit biyolojik olgular olmaktan ziyade sosyolojik anlamlarla yüklü olgulardır. Kadınlık ve erkeklik imgeleri, içinde bulunulan toplum tarafından belirlenir. Toplumsal cinsiyetçiliğin belirlediği bu rollerde kadın tahakküm altında olan varlık iken, erkek tahakküm kurma gücüne ve araçlarına sahip olandır. Toplumsal ve tarihsel gerçekliğin yarattığı sonuçlarla erkekler iktidara, güce, askerliğe, orduya ve devlete daha yatkındırlar. Güce ve iktidara endeksli sosyal, siyasal ve askeri alanlar erkeklerin âlemidir. Kadınların rolleri ise dünyanın neresine gidersek gidelim neredeyse ortak bir erkek refleksi biçiminde ortaya çıkar. Gezegenimizdeki tüm erkeklerin ister doğu ister batı, ister sağcı ister solcu olsun buluştukları ortak nokta kadınların statülerine ve rollerine ilişkindir. Kadınların rolleri çoğunlukla üreme ve aile yaşamıyla sınırlı sayılır...devamı»

Barış İçin Savaş!

Zilan Tolhildan

Barış bir duruştur. Bazen bir amaç, bazen bir simge, bazen de bir isim, bazen de bir ilkedir. Barışı nasıl tanımlamak gerekir ki, içinde her şeyi barındırır. Eşitliği, özgürlüğü, güzelliği, birliği, bütünlüğü, özgürlüğü…
En büyük ve en güzel barış doğadadır. Doğanın eşsiz bütünlüğünde, var olan her şeyin kendi özgünlüklerinde, varlıklarını yürütmesindedir. Neolitiğin özündedir barış. Kadının yarattıklarında, doğal hâkimiyetinde, güzelliğindedir. Tarih, barış diye şimdiye kadar hep haykırmadı mı? Duyuyor musunuz barışın sessiz çığlıklarını? Kulak verin ve duyun onu. O sestir işte insanı insanlığına çağıran. Tarihte en çok ‘barış’ diye haykıran Kürtler olmuştur herhalde. Egemenlerin egemenlik savaşında, en çok saldırıya uğrayan ve hep savunmada kalan bir halk. Ama özgünlüğünü hep koruyan. Bundandır ki 5000 yıldır barış diye haykırmaktan hiç vazgeçmedi. Ve şimdi de İmralı’dan sesler dünyaya yayılmaktadır. BARIŞ! BARIŞ! BARIŞ!...devamı»

 

Direnmek; Kendini Bilmenin, Savunmanın, Özgür Kılmanın Dili Ve Eylemidir

Zeryan Roj

Zorba sistemin 5000 yıllık egemenlikli tarihi ezilen halkların, sınıfların ve cinslerin direniş tarihidir de aynı zamanda. Hatta neredeyse yok olmayla yüz yüze bırakılan tüm canlı varlıkların direniş tarihidir diyebiliriz. Çünkü zulümden ve zorbalıktan nasibini alan salt insanlık olmamış, hayvanlardan bitkilere, gökyüzünde parlayan yıldızlardan yeryüzündeki toprağa kadar her şey yaşam savaşımı vermektedir. Anlamlı direnişlere dair nice destanlar yazıldı, nice kahramanlar doğdu ve nice güzellikler yaşandı. ‘’Direnmek Yaşamaktır’’ deyimi, bu tarihi gerçekliğin bağrında doğan ve bizlere direnişin anlam derinliğini en güzel anlatan ifadedir. Çünkü direniş, ölümsüzleşmenin diğer adıdır, teslimiyet ise ölmektir.
Yaşamak için direnmek, ‘’yaşam’’ olgusunun vazgeçilmez bir ilkesi, dinamiğidir. Bu sadece insanlara dair bir gerçeklik değildir, tüm canlıların, hatta tüm evrensel...devamı»

O, Militanlık Sırrının Arayışçısıydı

Dicle Serhat

Sevdik Kürdistan dağlarında yaşanan dört mevsimi de. Çünkü dört mevsim de şahidiydi Kutsal Güneş’imizin tebessüm yüzlü çehresine. Sevgimizle yeşerdi, baharlarda olacak tinsel törenimize hazırlanan Kürdistan’i çiçekler. Önce kardelenler baş gösterdi, sonra nergisler, sosinlar, beybunlar, reyhanlar, laleler, değiştirdi ovaların pürüzsüz düzlüklerini. Bir de gelincikler vardı. Neye döneceği belirsiz tomurcuklardan patlak veren, Kürdistan dağlarını baştanbaşa bürüyen, kan kızılı narin gelincikler. İlkbaharı, yazı bu bin bir renkli çiçeklerin ahenkli görünümüyle geçirir Kürdistan dağları. Ama diğer mevsimlerde Kürdistan çiçeklerden mahrum kalmazlar. Tanrıça Zilan’lara adanmış Nucanların, Yıldızların, Sorxwinlerin, Viyanların, Gülbaharların yanaklarından hiç solmayan renkler, tomurcuk tomurcuk açmış menekşeler, bahara çevirirdi tüm mevsimleri. Onların yanaklarında gülümseyen menekşeler irsi bir kalıntı gibi bu asi dağları mesken tutan herkeste beliriveriyordu aniden. En son menekşe yanaklı Nuda yoldaş, tekrardan merhaba demişti Botan’ın...devamı»

 

 Haydi kadınlar Dağlara!

Ezgi Baran

Nedense ‘’Şiddet’’ denince akla halan 21.yüzyılda olmamıza rağmen “Kadın” geliyor. Şiddeti genel tanımlayacak olursak eğer; bir bireyin diğer bir bireye karşı fiziki ve sözel olarak uyguladığı baskıdır. Genelde baskıyı uygulayan birey, erkek oluyor. Baskı altında kalan ise kadın oluyor, ne yazık ki… Erkeğin, kadın üzerindeki baskısı gün geçtikçe artmaktadır. Bu özellikle kendisini tamamen eğitmemiş, kadını bir meta gibi gören, egemen erkek zihniyetinin bir ürünüdür. Kadın ve şiddet denince aklıma sürekli lise çağındayken tanık olduğum bir olay geliyor; karşı komşumuz Sonay abla vardı. Henüz yirmisine yeni basmış genç ve güzel bir kadındı. Evlerimiz tam karşı karşıyaydı. Ben o zamanlar yanılmıyorsam lise bire gidiyordum. Okuldan geldiğimde sürekli gözüm karşı eve takılı kalıyordu. Çünkü hemen hemen her akşam bağırma sesleri geliyordu. Pencereden iki katlı eve baktığım zaman Sonay ablanın her akşam bir posta dayak yediğini görebiliyordum. Sonay abla her dayak yiyişinde yaptığı iki şey oluyordu; birincisi canı acıdığı zaman bağırmak...devamı»

HPG - YJA STAR (Özgür Kadın Birlikleri) Resmi WEB Sayfasıdır
HPG Online © 2003 - 2007 Tüm hakları saklıdır.