|

STAR:
Şehit Roza taburu 45 günlük bir askeri teknik eğitimden geçti,
bu 45 günlük süreci kısa da olsa bizimle paylaşır mısın?
Rojbin arkadaş:
Kısaca belirtmek gerekirse; askeri teknik eğitimimize ağır ve
zor bir süreçte girdik. Askeri ve siyasal yönelimlerin
hareketimiz üzerine çok yoğun olduğu bir süreçti. Böylesi bir
atmosferde teknik eğitimi görmek; büyük cesaret, fedakârlık ve
azim gerektiriyordu. Oramar ve Zap direnişi ile elde edilen
başarılar ve bunun yanında Kuzey sahalarında yapılan başarılı
eylemsellikler moral ve motivasyonumuzu kat ve kat artırmıştır.
Son süreçte düşmanın Önderliğimiz üzerinde geliştirdiği tecrit
ve baskının sınırsız geliştirilmesi, Önderliğimizin saçlarının
kazıtılması moralimizi etkilese de, yıllardır söz verildiği gibi
büyük bir kararlılık, idea ve heyecanla ‘Başarı’
ilkesini kendimizde içselleştirerek ‘Yaşam olacaksa Önderlikle,
Olmayacaksa Asla’ şiarı ile içimizdeki kin ve öfkeyi düşmana
karşı yeniledik. Askeri teknik eğitimizi anlamlı bir günde, yani
1 Haziran’da başlatmış olduk.
STAR:
1 Haziran’da eğitime başlamanız oldukça anlamlı, peki bu anlamlı
günleri nasıl geçirdiniz?
Rojbin arkadaş:
Yukarıda belirttiğim gibi, 1 Haziran’da başlatmamız bizim
açımızdan da olukça anlamlı olup, bu anlamlı güne cevap olmak
için sözümüzü verdik. Günlerimiz oldukça yoğun ve verimli geçti.
Bu dolu dolu geçen günlerde, birçok arkadaşımız ilklerini bu
askeri teknik eğitimde yaşadılar ve bu onlar için unutulmaz
oldu. Sabah içtimalarımızdan tutalım, akşam saatine kadar
aralıksız süren yoğunluk, adeta ortaya çıkartamadığımız
potansiyelin çıkmasına vesile oldu. Aslında ortaya çıkan
potansiyeli kendimizde ortaya çıkardığımız zaman, bir kere daha
her şeyin üstesinden gelebileceğimizi gördük ve o öz güveni
kendimizde güçlendirdiğimiz için tabur bileşimi olarak çok
mutlu oluyorduk.
STAR:
Tabur bileşimini biraz açar mısınız?
Rojbin arkadaş:
Tabur bileşimi genelde genç ve yeni arkadaşlardan oluşmaktadır.
Tabur bileşimin yeni olması, kendisiyle beraberinde yenilikleri
de getirmektedir. Aslında bu yeniliklerden yıllardır dağlarda
kalan arkadaşlar içinde büyük bir avantajı var diyebilirim.
Çünkü yeni fikir ve yeni diyaloglarla karşılaşmak ve sıcak
ilişkiler sağlamak oldukça güzeldi. Bu oluşumun çoğu
askeri teknik eğitim görmemiş. Tabur bileşiminde yoğun bir
istem olması, askeri eğitimi başarıya götürmüştür. Daha öncede
belirttiğim gibi, askeri siyasal yönelimlerin yoğun olduğu bir
süreçten geçiyorduk, böylesi bir süreçte hareket olarak da
örgütün böylesi bir eğitim programı oluşturması riskli olmasına
rağmen, eğitim programını gündemimize koyduk. Arkadaşların istemi
de buna eklenince, herkes kendi çapında belli bir katılım
sergiledi. Yoğun emekte harcandı diyebiliriz. Her şey çok yeni
geliyordu arkadaşlara, yeni olan yönler ağırlıktaydı. Tabi özgün
tabur olmamızın anlamı daha farklıydı, kadın bileşimin güçlü ve
kararlı olması, tabur bileşimine güç katıyordu diyebilirim.
Dağlarda kadın olmak, bilirsiniz ki daha farklıdır. Kadın baştan
sona kadar kendisini yeniden yaratıyor. Sistemde sen 'Kendin' hariç her
şeysin, sen kendini Önderliğin yaratmış olduğu bu kutsal
dağlarda baştan yaratıyorsun, baştan öğreniyorsun yani her şeye
yeniden başlıyorsun. Bir kadın gerilla olmakta, bu hayatı
yeniden öğrenmekten ve yeniden başlamaktan geçiyor. O yüzden,
her arkadaş açısından
yeni olduğu kadar, zorlayıcı yönleri de vardı , ama istem birazda o zorlukları aşmalarına neden
oluyordu diyebiliriz. Cıvıl cıvıl arkadaşlarımızın moral ve
motivasyonları yüksek olduğundan, tabur bileşeni de
birbirleriyle sürekli yardımlaşarak, eksikliklere çözümleyici
yaklaşarak, eğitimimizin gün geçtikçe başarı kazanmasına neden
oluyordu. Potansiyel, dinamik ve atik olduğu için, yorgunluk
olmasına rağmen, bu bir yılgınlık yaratmıyordu. Tabur bileşimi
şunu da göz önünde bulunduruyordu; örgüt bu kadar hassas bir
süreçten geçerken, kendi yapısını askeri eğitime alması, ona denk
bir katılımı gerektiriyordu. Arkadaşların o yönlü örgütün
beklentilerini karşılayacak, ya da örgütün bu çabasını
karşılayacak katılımları vardı. Kazandırdıklarıyla
değerlendirmek daha yerinde olur.
STAR:
İlk defa böyle bir eğitimden geçen arkadaşlar için zorlayıcı
olmadı mı?
Rojbin arkadaş:
Aslında çoğunun ilk defa böylesi bir eğitim görmesi, heyecan ve
merak uyandırıyordu. Pür dikkat eğitimleri dinleyerek, not
almayı hiç ihmal etmediler. Adeta komisyonun söylediği bilgileri
yakalayarak anlamaya çalışıyorlardı. Her dersin sonunda yapılan
sınavlar vardı. Bu sınavlara oldukça istekli çalışarak
girmeleri, bizi oldukça heyecanlandırıyordu. Sadece komando
eğitiminde ürkeklik yaşandı, ama hareketleri yaptıkça o
yaşadıkları tedirginliği kısa sürede atlattılar. Komando
hareketlerini ilerleyen zamanlarda zevkle yapmaları, kendilerine
büyük bir güven kazandırmıştır. Artık hareketler onlar için çok
kolay geliyordu. Komando eğitiminden sonra, son 15 günlük bir
zaman dilimini de branşlara ayırdık.
STAR:
Branşlar kaç daldan oluşuyordu ve bu oluşan dallarda
arkadaşların düzenlemeleri yeteneklerine göre mi oluyordu?
Rojbin arkadaş:
Branşlaşmalar; suikast, sabotaj ve operasyon tarzındaydı.
Arkadaşlar birazda performanslarına göre, yani silahlarda ve
askeri eğitimde gösterdikleri yeteneklere göre branşlara
alındındılar. Açıkçası suikastta, operasyonda ve sabotajda belli
bir yatkınlık gerektiriyor. Özellikle suikast ve sabotaj
açısından bu geçerli, çünkü belli özellikler gerektiriyor. Mesela, bir suikastçının çok soğukkanlı olması
gerekiyor, sabırlı olması gerekiyor, süreci iyi işlemesi
gerekiyor. Sabotajcı açısından da aynı şeyler geçerli. Birde
hassasiyet, dikkat ve ciddiyet çok önemliydi, her iki branş
açısından. Bu branşlara arkadaşlar seçilerek alındılar.
Operasyon grubu açısından da öyledir. Bileşimi belki diğer
gruplara göre daha kalabalıktı. Operasyon şu açıdan önemli;
gerilla taktiklerini kavrama ve bunu pratikleştirmek açısından
önemliydi. Biz birazda daha operasyon branşına yeni olup da,
örgütte çok uzun geçmişi olmayan, gerilla sahasında uzun bir
geçmişi olmayan arkadaşları aldık. Her branşın
kendine göre bir önemi var.
STAR:
Yanılmıyorsam 45 günlük bir eğitim süreci ve bunun içerisinde
branş eğitimleri de var. Peki zaman açısından kısıtlı değil mi?
Rojbin arkadaş:
Tabi ki zaman yeterli değildi. Zaten eğitimin son on beş günü
branşlara ayrılmıştı. Kalan on beş günlük sürede istenilen
düzeyi istesen de istemesen de yakalayamazsın. Yani profesyonel
bir düzey yakalamak zor. Ama bir temelin oluşması açısından
oldukça iyiydi. En azından aşinalık oluşturuluyordu. O açıdan
yararları vardı. Daha iyisi olamaz mıydı? Yada daha uzun süreli
olamaz mıydı? Şimdi bir suikastçı bir hedef üzerinden 40 yıl bekliyormuş , kırk yıl bekleyebiliyor. Diğer branşlar açısından da
öyle. Hepsi için belli bir duyarlılık ve hassasiyet
gerektiriyor. Hani derler ya, ilk hata son hatadır diye bu
açıdan 15 günlük zaman diliminde her şeyi kavradılar, ya da
istenilen düzey elde edildi diyemeyiz, ama dediğim gibi, temel
açısından önemliydi. Bu branşlar gerilla taktiklerimiz açısından
da
önemli dallar. Günümüz açısından da etkili eylem yapmak
istiyorsak, bu branşları iyi kavramak gerekmektedir. Bu verilen
eğitimlerde, branşlara karşı belli bir güvende oluşturdu.
Mesela; bilmediğin, tanımadığın ve yabancısı olduğun bir şeyden
ürkersin, fakat şimdi tanıyıp biliyorlar. O açıdan daha
cesaretli işin içine girebilirler. Bir öz güven olayını da
oluşturuyor. Zaman kısa olmasına rağmen olumluydu.
STAR:
Eğitim sonunda tatbikatlarınız oldu mu? Eğer olduysa başarı
düzeyi neydi?
Rojbin arkadaş:
Şimdi branşlar düzeyinde yapmış olduğumuz eylemler oldu. Her
branş kendi çapında eylemsellikler düzenledi. Sabotajdır, mayın
döşemedir, bir devrenin oluşturulmasıdır, bunların hepsi
görülerek başarılı eylemlerde oldu, başarısız eylemlerde oldu.
Mesela, gizliliğe dikkat edilmediği noktalarda açıklarımız oldu.
Açıklarımız üzerinden deşifre olan eylemlerimiz oldu. Hepsinin
kendi bünyesinde eylemlilikleri oldu ve olumlu ve olumsuz geçen
eylemlerde kendi çaplarında oldu. Eğitim amaçlı yapılan
eylemliliklerimiz oldukça tecrübe kazandırdı.
STAR:
Peki eksikliliklerden söz ettiniz. Gerillanın beş ilkesini
uyguladığımız oranda eksikliğe girilmeyeceğini biliyoruz. Ama bu
beş ilkeye tam anlamıyla uyulmuyor. Az öncede belirttiniz onun
eksikliğine de girilmiş. Peki bu 5 ilkenin tam anlamıyla
uygulanması için neler yapılması gerekiyor? Demek ki sadece
anlatmakla olmuyor. Çok kısa açarsanız seviniriz?
Rojbin arkadaş:
Bir şeyin farkına varmak, yada onun ciddiyetini hissetmek, illa
da bir hata yapıp yada bir şeyler yaşanarak olmamalı. Bu kötü
bir deneyimdir. Biz bunu somut örnekleriyle görüyoruz ve
yaşıyoruz. Bizlerde çok acı izler bırakıyor. Öyle tecrübe
ediniyor, tecrübe çıkartıyoruz. Ama biz bu konuda dikkatli
yaklaşmaya çalıştık. Çünkü teknik eğitimlerde hatalarımızdan
kaynaklı çok ciddi kazalarla beraber kayıplarımızda oluyor. Biz
arkadaşlara şunu çok ağır hissettirdik, kendimizde onun
ağırlığına girerek kesinlikle ne olursa olsun müthiş bir denetim
sağlayıp, arkadaşları da o duyarlılığa çekip, onun üzerinden
belirli bir duyarlılık yakalandı. Yaşanan küçük hatalar gündeme
alınarak tartışılıp giderilmeye çalışıldı ve bu temelde de küçük
büyük hata demeden çok ciddi üzerinde duruldu. Yerinde ve
zamanında bazı şeylerin üzerinde durmadın mı, müdahale etmedin mi,
ya da düzeltmedin mi, bu kendisiyle beraber acı sonuçlar doğurabiliyor. Onun için, gerillanın 5 ilkesini kendimizde
içselleştirerek pratikte uygulamaya çalıştık.
STAR:
Askeri-teknik eğitimi 1 Haziran Atılımıyla başlayıp 14 Temmuz direniş
ruhuyla sonlandırmak nasıl bir duygu yarattı sizler açısından?
Rojbin arkadaş:
Oldukça güzel ve anlamlı duygular uyandırdığını belirtebilirim.
14 Temmuz’da kapanışımızı gerçekleştirmek, tabur bileşimi
olarak direnişin devamcıları olmak, bizler açısından bir
görevdir. O arkadaşların miraslarına sahip çıkmak ve onu kendi
yaşamımızda yaşamsallaştırmak onur verici bir duygudur.
Önderliğimiz fiziki olarak yanımızda olmayabilir ama bizleri
çok iyi hissettiğini biliyoruz. Onun için en büyük güç
kaynağımız Önderliğimizdir. Önderliğimizin yarattığı değerlere
sonuna kadar sahip çıkmak ve onu nesilden nesile aktarmak, bizler
için onurlu bir görevdir. Sizlerde basıncılar olarak
kapanışımıza tanıklık ettiniz. Oldukça moral verici bir kapanış
gerçekleşti.
STAR:
Bizlerde STAR Basını olarak başarılarınızın devamını diliyoruz…
|