ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                            SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                           ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                          SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                   ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                          SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                        ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                         SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                              ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                              SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                          ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                        ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                               SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                        ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                 SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                     ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                  SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                        ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                            SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                              ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                       SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                            ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                   SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                          ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                                                            SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                    
ANASAYFA
ÖNDER APO
ŞEHİTLERİMİZ
GERİLLA KADIN
GÜNCEL
VİDEO
FOTOGALERİ
KİTAP

Cudi Günlüğünden bir alıntı

Nupelda Cudi

 

Cudi’nin Bilinmeyen Güzellikleri

 

Cudide yaşadığımız her bir gün bir tarihtir yarınlarımız için. Onun içinde bu günden itibaren yazmak ve yaşadığımız her anı sıcağı sıcağına anlatmak ve geleceğe derinden bir damla olabilmek için duygu ve düşüncelerimi zorlayacağım. Cudi’nin kutsal ve asi toprakları bir çok şeye tanıklık etmiş ve nice kahramanlıklara kucak açmış, bağrına basmıştır. Ve de destanları ezgili anlatımlarından düşmemiştir. Nebi Nuh’tan tutalım, Lawikê Xeribe kadar ve daha bir çok mitolojik hikayeleriyle bugüne kadar gelmiş ve bugünde bu tarihin takipçileri olarak biz Kürtler, Şehit Devrim, Şehit Xemgin, Şehit Şerif’e kadar bu kutsal toprakların bağrında en yüksek mertebede yer almış ve daha adını sayamadığım yüzlerce kahraman şehitlerimiz dilden dile dolaşıp her biri bir destan olarak geleceğe akmışlardır. Biliyorum onları anlatmak ve onları yazabilmek zordur. Bu şehitleri yaşamsallaştırabilmek için onları bir nebze de olsa topraklarında rahat uyumaları için elimden ne gelirse yapacağım.
 

İnsan kendi halkı için savaşır ve şehit düştüğü zaman dünyanın en büyük madalyonunu alır ve o toprakları onurlandırır. Onurlu yaşam ancak kendi topraklarında yaşamak ya da ölümün ardını gösterebilmektir. Asıl devrimcilerin görkemliliği, onurlu olmanın simgesidir. Onurlu, haysiyetli olmak odur ki; hesapsızca bedel verebilen ve verendir.Nice şervanlar, nice yiğitler vurulup düştü. Kanları karıştı bu topraklara, hiç korkmadan, yılmadan… nice bedenler birleşip bütünleşti bu topraklarda, sonra hepsi tek tek bize çiçek olup renk verdiler. Kokularını saldılar bu dağlara. Cudi’nin yamaçlarından Fıratın kıyısına kadar bize ırmak olup taştılar Dicle’nin göğsüne…

Şimdi Cudi’de yaşamanın ne olduğunu anlayıp, ona göre yaşayıp, mücadele etmeye çalışıyorum. Önderliğimizin vasiyetiyle daha derin bir anlam ve sorumluluk katan yönüyle daha çok katılmak istiyorum. hadi yoldaşlar yolculuğa sizde hazır mısınız?
 

 

Cudiyi kaleme almak ve onu anlatabilmek çok zordur. Neyi nerede nasıl anlatacağımı bilemiyorum. Her bir taşında bir tarih var. Bu tarihin bütün görkemliliğiyle anlatamamanın acısını yaşıyorum. Böylesi tarihi kokan bir yerde yaşamak ve bunu anlatamamak benim zoruma gidiyor. Yaşanılanlar sıradan şeyler değildir. Ama bunu anlatamamak, vasat kalmak ve sıradan yaşamaktan nefret ediyorum. Bir devrimci sıradan bir yaşamı kabul etmemelidir. İşte zamana giden yol, bu yolda yürümeyi bilmektir. Devrimciler her şeyiyle farklı olmalıdırlar. Biraz macera dolu, biraz deli-dolu, biraz da tercihlerini iyi koymalıdır. Görkemli gerçeklerle kendisi olabilmelidir. Devrimciler kendilerine has bir kişiliğe sahiptirler. Devrimci kişilik hiçbir zaman var olanla yetinmez, hep öteye geçme çabasındadır. Her şeye karşı mücadele halindedir, zaten devrimciliğin temel özellikleri de bu olmaktadır.

 

Şu anda dışarıda pırıl pırıl bir hava var. Yaz güneşini aratmayan bir güneş var. Ama şu anda el feneriyle bu yazıyı yazıyorum. Derin bir mağaranın içerisindeyim. Fenerleri kapatınca içerisi zifiri karanlık oluyor. Daha önce hiç böyle karanlık görmemiştim. Mağaranın içine baktıkça sanki neolitiğin dönemleri geliyor aklıma. Mağaranın her yeri sanki el emeğinin eşsiz güzelliğiyle oyulmuş. Her taşı tarih anımsatıyor. Böylesi koşullarda yaşamanın zorlukları olsa da manalı yanları da vardır. Bir de bunun geçek yanları var. Bu gerçek yanlarsa düşmanımızın olmasıdır. Şu anda dışarıda kapsamlı bir operasyon başlatılmış bütün tepeleri tutmuşlar. Düşmandan korktuğumuz için değil, gerektiği için buradayız. Biz bir gerilla gücüyüz, ne zaman nasıl yapmamız gerekiyorsa ona göre hareket ediyoruz. Çünkü biz sadece askeri bir güç değiliz, bizim ideolojik, örgütsel mücadelemiz ve militan gerçekliğimiz vardır. Biz hem siyasi, hem de askeri çizgide yürüyen bir hareketiz. Bizim askeri hedef ve çizgimiz siyasal çizgiden kopuk değildir. Gerilla sürecin ve zamanın gerekliliklerine göre hareket eder. Eğer bir gerillanın parmağı kanarsa ve bu süreci etkiler düzeyde değilse, bundan kaçınırız, siyasal çizgimizi olumsuz etkileyen bir yaklaşımdan uzak, gerilla kuralları çerçevesinde hareket ederiz. Her ne kadar biz meşru savunma pozisyonunda bile olsak, vurmamız gerekiyorsa, bu temelde hareket ederiz. Zaten gelip bu tepelerde boy gösterisi yapıyorlar. Bizleri tahrik edip süreci boşa çıkarmak istiyorlar. Biz bunun bilincindeyiz gerillacılıkta ve savaşta en ufak bir hata, büyük sonuçlara yol açacaktır.
 

Her neyse şimdi bu konuya ara verelim. Gelelim gizemli yaşamın sırlarına. Cudi sırlarla dolu bir kenttir. Bu kenti böylesi güzelleştiren de bu gizemliliği ve çekiciliğidir. Bu gizemliliği tarihi ve coğrafyasıdır. Her bir taşı bile tarihin simgesidir. Cudi bizim mücadele tarihimizde çok önemli bir pozisyona sahiptir. Yıllarca özgürlük savaşçılarına kucak açmış ve direnişçileri bağrına basmıştır. Cudi, arkadaşların, arkadaşlar Cudi’nin bir parçası gibi. Et ile tırnak gibi birbirinden koparılamaz. Arkadaşların deyimiyle “Cudi mirada dila ye”. Cudi’nin bilinmeyen gizemlilik ve güzelliklerini görmek her yiğidin harcı değildir. Hele Cudi’nin bağrında yaşamak kolay bir şey değildir. Cudi’de yaşamak gökyüzündeki yıldızlar kadar omuzlarına yük almak ve yer yüzünde ki kadar renkli ve bir o kadar büyük olmak gerektirir. Yani gök yüzünün yer yüzüyle buluşması gibi bir anlama sahiptir. Ansızın bir kurşun alır götürür seni en güzel gizemliliklere. Güzelliğin ayrıcalığıyla heybetli ve görkemli duruşuyla Cudi…
 

Nasıldır Cudi
Cudiye yaklaştıkça
Tarihin içine girdiğini hissedersin
Halaya durmuş bütün taşlar
Yolunu gözler
Toprak anadan taç yapmış
Alnının üstüne konulmayı bekler
Zılgıtlar yeri göğü inletir
Senin kokunu aldığında
Her yerde yaşam sırrı gizli
Sert ve zorluklarında saklı
Olan inceliğini çözüne yaşam sırrının kapılarını
Açmış olu
İşte böyle bir yerdir Cudi
Adulênin ulus aşkı olmalı
Bizleri Nuha bağlayan
Helena! bize aşık eden
Cudi’yle tutkulaşan
Şewal yıldızının korkusudur.
Bizleri ayakta tutan
Tutkuludur sana her yer
Salar kokunu her tarafa
Cudi
İhanete olan inadı
Büyüyüp güzelleştirmekte
Her yerde sen vardın
Bir de senin kokun
Herkes bir birini orada bekler
Bitik viranelere gömülür sanılır
Gözlerde tutkuyu katan
Bazen de akan su gibi geçip giden
Önünü alamadığımız zaman
Her şeyiyle şen kokan
Rüzgarın da dolunaylar vurur

 

Cudi’nin güzelliklerinden biride doğal besinleridir. Her doğanın ve her toprağın kendine ait bir verimliliği var. Cudi’nin de kendine has bir verimliliği var. Şimdi o verimliliği biraz anlatacağım. Yiğidi öldür hakkını yeme, denir. Cudi’nin kendisine ait bir özelliği olarak sert kayalıklardan ve coğrafyasından kaynaklı dağ keçileri –ben ceylan demeyi seviyorum- çoktur. Zaten Cudi ceylanlarıyla tanınır. Ceylanları öldürmek elbette bir marifet değil, ama bizim koşullarımızdan kaynaklı bunu yapıyoruz. Bunu herkes yapamıyor. Her ne kadar nesli tükenen bir hayvan olsa da, hevalê B... her ava gittiğinde istisna hariç eli boş gelmez. Parti olarak her ne kadar önünü almak istesek de, kuzey sahalarında bunun önünü alamayız. YJA STAR konferansında buna karşı karar alınmış ve ceylanı öldüren arkadaşlara yönetmenlik uygulanıyor ama savaş sahalarında durum farklı oluyor. Tabi bizde kuzeyde olduğumuz için ve avcılık zevkli bir iş olduğu için, bunu yapmak istedim. Ben ve heval N... ava çıktık. Ama bu işte acemi olduğumuz için çok başarılı olamadık. Adeta bütün ceylanların evini tek tek dolaştık, izlerine rastladık ama kendilerine rastlamadık. Bu günlerde yanımıza gelen misafirlerde bu av havasına kapılmış. Sürekli olarak ava çıkıyorlar. Bizim takımın en güçlü avcısı olan B... arkadaştır. Tabi diğer arkadaşlarında hakkını yememek lazım. Heval Z..., heval C... de fena değildir. Çünkü onlarda her gittiklerinde boş gelmezler. Geçenlerde heval B... gidip üç tane ceylan öldürmüş, abartısız söylüyorum, ancak yedi kişi kaldırabildik. Daha onların eti bitmedi, başka bir tane daha. Ardından heval Be... gidip bir hayvan öldürmüş. Et yemekten sıkıldım diyorum ama arkadaşlar o kadar iştahlı yiyiyorlar ki, bizim iştahımızda açıldı. Elden geldiğince koruyoruz ceylanları. Köylülerin rastgele avlamalarına izin vermiyoruz. Çünkü onlarda Cudi’nin doğal güzelliklerinin başında geliyor.

 

 

Gerillanın zorlu koşulları bilinmektedir. Birde bu zorlu yaşamın çok güzel yanları var. bu gizemli yaşamın güzel yanlarını keşfetmek ve güzelliği yakalayabilmek çok önemlidir. Aksi takdirde yaşam zor gelir. Oysa ki yaşamın tadı zorluklarda gizlidir. Şimdi bizim yaşamımızdan bir alıntı alıp az da olsa biraz anlatmaya çalışacağım hem zorlu, hem de güzel yanlarını. Ata sözünde söylendiği gibi “her güzelin bir kusuru vardır” denilir. Elbette her güzel olan birazda çirkin yanları ardır. Ama bu çirkin yanlar bizde en alt düzeye indirgeyebilmek için ve yerine güzellikleri doldurabilmek için muazzam bir çaba, bir kavga yürütülüyor. Ve bizim yaşamımız da bunu en alt seviyeye indirgiyor. Yaşanılan her an güzelliklerle dolu dolu yaşamaya ve yaşatmaya çalışıyoruz. Çirkinlik-güzellik çetin bir kavga içindeyken, güçlü olan kazanır. Bizde güzellik çok güçlüdür. Mücadele, doğaya karşı, düşmana karşı, kendine karşı ve yaşanılan her zorluğa karşı anlam biçmek ve yaşadığı her anı dolu dolu yaşayabilmektir. Paylaşmaktır yaşamak! Yaşam anlaşıldığı oranda yaşanılır, yaşam olur. Bizde yoldaşlık paylaşımından üstün bir şey yoktur. Yoldaşlıktan başka bir şeyimiz yoktur. Onun içinde zorluklar bize çok zor gelmiyor. Çünkü biz Kürtler olarak zorluğu başardık, görülmedik zorluk kalmadı. Şimdi güzel yarınlara güzellikle koşuyoruz.
 

 

Cudi’de Yaşamak

 

Son baharın gelmesiyle birlikte hava koşulları daha da zorlayıcı oluyor dağ koşullarında. Ama bir de bunun en güzel yanları var. doğa her türlü kirden arınıyor. Derelerden taşan suların coşkunluğuna kapılmamak elde değil. Bir de doğaya yararı olduğu kadar, bize de faydası var. doğanın berraklığı insanın yüzüne yansıyor. Durmadan yağan yağışlar bazen bizi zorlasa da çok şikayetçi değiliz. Bazen zorlu anlar, bazen de romantik anlar yaşatıyor bizlere. Yağan yağmurlarla birlikte Cudi’de kendini yeniledi. Gökkuşağının çıkmasıyla Cudi’nin güzelliğine güzellik katıyor. Rengine reng katıyor.
 

Gökyüzünü parçalarcasına akan şimşekler ardından bardaktan boşalırcasına yağan yağmur, bizleri iliklerimize kadar ıslatırken dereler dolup dolup taşıyordu. Tabi şehirlerde bu yağışların can kaybına sebep olması üzüntü veren yanıdır. Buna insanın canından malından, evinden barkından olması olumsuz yanıdır. Umarız. Bundan sonra yağan yağışlar sadece doğayı yıkamaya yarar diyoruz. Bizlerde bu dağlarda zorlu koşullarla yaşarken bir gerilla gücü olarak işimiz akşamları yapmak durumundayız. Böylesi akşamlarda bazen çok değişik, renk renk noktalar çıkabiliyor. Bugünlerde kış hazırlıkları yaptığımız için işlerimiz çok yoğun oluyor. Her bir arkadaş bir şeylere koşuşturuyor. Bu yoğunluğun içinde böylesi değişik şeyler bazen güzel oluyor. Dün gece yoğun yağan yağmurun altında yürürken çok komik ve eğlenceli anlar yaşandı. Üst üste çakan şimşekler gözümüzü karartırken önümüzü görmekte zorlanıyorduk. Bazen patikada bazen de patika dışında yürüyüşümüze devam ediyorduk. Bardaktan boşalırcasına yağan yağmur dinmek bilmiyordu. Bize inat mı yapıyordu. Bilmiyorum. Ama bizim inadımızda inattır hani. Bu gerillalar nelere nelere katlanmaz ki. bu yağmur bize vız gelir, hatta bizleri çok eğlendiriyor. Yağmurun altında yürürken arkadaşlar birbirlerine takılmadan edemiyorlar. Birde “keşke yanımızda tursil getirseydik, bu yağmurun altında ne güzel banyo yapardık” diyorlardı. Bu şakalar içinde B... arkadaş “şimdi sabun olsa da saçlarını sabunlasaydım” diye bir iki defa söyleyince şaka yapıyor sandım. B... arkadaş takımda istikrarını bozmadan en aktif katılan arkadaşlardan birisi. İşinin üzerine ciddiyetle giderdi. Yaşamda disiplinli ve kurallı arkadaşlardan biridir. Heval B...’i böyle tanırken, böylesi bir çılgınlık yapmaz diye düşündüm. ama baktım ki şaka yapmıyor. Ben de “yanımda sabun var” dedim ve verdim, aldı ciddi ciddi. “Ne yapacaksın saçların hep sabunlu kalacak dedik”, “Bende çukurlarda birikmiş suyla yıkarım” dedi. Zaten gerillanın en temel özelliklerinden biri de hiçbir zaman çözümsüz kalmamasıdır. Heval Bilal saçlarını sabunlamasına sabunladı da ardından süzülen sabunlu suyun gözlerini yakacağının hesabını yapmadı. Bazen olur böyle ufak hesapsızlıklar.
 

Böyle bir gecede yürürken bir de yağan yağmurun altında şarkı, türkü söylememek olur mu? Bu arada kendilerini sır gibi saklayanlarda ortaya çıktılar. Be... arkadaşında sesini duymuş olduk. Düşmandan dolayı sesini fazla yükseltmese de, o anda düşman ,bu yağmurda kimin umurunda. Bu arada arkadaşlar günlük almaya başladığımı bildikleri için bana takılmadan da geçmediler. Eh bizi de günlüğüne geçirirsin artık deyip bana da takıldılar. Çok dolu dolu geçen bir gece oldu. Heval F... “bana güzel bir rol verin” demesini de unutmadı. Elbette F... arkadaş seni yazmayacağım da kimi yazacağım. Hem de seni başrol olarak kabul ediyorum. Hani baş rollere taş çıkartırsın. Onları arka cebinden çıkartırsın. Bir iki defa köylüleri gördün hemen şip şak filmlerini çekip, hepsinin tek tek taklitlerini yapıyordun. Takımın en genci olarak fedakarlığın, moralin, coşkun, en içten katılışın hiç göz ardı edilecek şeyler değildir. Hem de bazılarının papucunu dama attın, artık başrolünü oynayabilirsin.
 

PKK’nin bireyde yarattığı irade, inanç ve hırsın yıkmayacağı engel yoktur. Biz bayan arkadaşlar olarak fiziksel olarak erkek arkadaşlardan daha fazla zorlansak ta, irademizle yürüyor ve bazen de fiziksel gücümüzü aşan ama irademizle ve düşmana inat bir azimle yürüyoruz. Bu inat özgürlüğe susamışlığın azmidir. Her şeye inat elimizde silahımız, yüreğimizde özgürlüğün umuduyla yürüyeceğiz bu dağlarda. Özgürlüğün bedeli ne olursa olsun vermeye hazırız. Çünkü özgürlükten başka kazanacak başka bir şeyimiz yok. Kadın olarak tarihte bir çok şey kaybettik. Ama bu gün tarih bize kazandıracak bir çok fırsat sunmuş, bu tarihi yazan ve bu fırsatı bizlere sunan Rêber APO’ya borçluyuz Bu borcu özgürlükle ödeyebiliriz.
 

Gizemin ve doğanın içinde var olmak, her gün yeni bir yüzüyle karşılaşmak heyecan veriyor. Bakalım daha Cudi bizi nelerle tanıştıracak!
  
 

 

 
HPG  YJA STAR (Özgür Kadın Birlikleri) Resmi WEB Sayfasıdır
HPGBİM tarafından yapılmıştır.
HPG Online © 2003  2007 Tüm hakları saklıdır.