|

Baharın tüm renklere, canlanışa
gebe olduğu bir aydayız. Yağmurların tazelediği toprak ana,
bütün marifetlerini, onun kıymetini bilmeyen biz insanlara
sunmak için sabırsızlanıyor. Doğanın bütün bu muhteşemliğine biz
insanların cevabı ise; bir çocuğun elinden oyuncaklarını almakla
kalmayıp, bir de onu cezalandırma yaklaşımı gibi bir şey oluyor.
Sistem gerçekliğinin yarattığı tahribatlar böyle devam ederse,
en ağır cezalandırmayı biz kendi kendimize yapmış olacağız.
5000 yıllık egemenlikli zihniyet,
gelinen aşamada insan düşüncesine tüketim mantığından öteye bir
şey aşılamıyor. Her şey bir yere kadar kullanılıp atılacak.
Peki, nereye kadar, ne zamana kadar? Bu belirtilen dünya
manzaralarından yalnızca bir kare, bir diğer kare ise dünyada
açlık ve yoksulluk sınırındaki insanların sayısının her geçen
gün daha da artıyor olması, bu kareler daha da çoğaltılabilir.
Bu karelere bütünlüklü baktığımızda görmemiz gereken asıl
konunun kadın olduğu ve kadın eksenli yaşamın yeniden
yaratılması gerektiği açığa çıkacaktır.
Yaşanan savaşlar, yıkımlar erkek
egemenlikli zihniyetin geliştirdiği sistemin sonuçları olurken,
bu sonuçların altından, sistemin düşünce odakları bile
kalkamamaktadır. Yaşanan krizli durum aşılamadığı gibi, daha da
ağırlaşmaktadır. Toplumsal yapı incelendiğinde, manevi anlamda
da kültürel dinamiklerin sürekli aşındırıldığı görülmektedir.
Kadın ya cinsel bir obje ya da kilitli kapılar ardında bir
sessizliktir! Her sessizlik içinde bir çığlığı, haykırışı
barındırıyor olsa da, bu haykırışa yol gösterici olmak devrimci
dinamiklerin görevi olmaktadır. Bu görevi, gereken şekilde
yerine getirmek, ulaşmak istediğimiz özgür iradeli ve bilinçli
yaşamı yaratmada olmazsa olmaz kabilinden bir esastır. Kadın,
yaşamın her yerinde, bu doğru… Kentlerde reklam panosu,
köylerde, tarlada işçi. Bu her yerde olma, egemenlikli sistemin
her yerde olma anlayışıdır. Peki, yaşamın anlam ve renkliliğinin
cevabı olan kadının, kendini küllerinden yeniden yaratması nasıl
gerçekleşecek bu koşullarda? Gelenek ve göreneklere, namus
anlayışına, iktidar hırsına malzeme olmaya mahkûm olan kadını
bilinçlendirmek, bu bilinçle örgütlü hale getirmek ve örgütlü
gücünü eyleme dönüştürmek, uzun erimli bir mücadeleyi
gerektiriyor tabii ki.
Özgürleşme mekânı dağlardan,
kadının özgürleşme mücadelesini geliştirmek ve bu tecrübe ve
deneyimleri diğer kadın hareketleriyle ortaklaştırmak
gerekmektedir. Gücümüz ne kadar fazla olursa olsun, bunu örgütlü
hale getiremezsek, mücadele sahasında daha fazla engellerle
karşılaşmak kaçınılmaz olacaktır. Örgütlülükle, her kesime
ulaşmakla, hareketi işlerli kılmak, kadının gücünü açığa
çıkartmak ve ortak acıları ortak sevinçlere dönüştürmek
sağlanacaktır. Örneğin Kuzey Kürdistan parçamızda, legal sahada,
önemli bir düzeyde kadın örgütlülüğü mevcuttur. Türkiye’de de
bazı kadın örgütlenmeleri, feminist yapılanmalar var. Fakat
bizim kendimizi anlatma ve daha bütünlüklü hareket etme
düzeyimiz zayıftır. Ve Türkiye’deki yapılanmaların, temelde
kaybetmesinin esasında, ideolojik bir zeminden yoksun oluşu
yatmaktadır. Sistem de bu nedenle bu hareketleri fazla zararlı
görmemektedir. Bu yapılanmalar da, cılız müdahalelerle 5000
yıllık egemenlikli sistemi değiştiremeyeceklerini
görememektedirler. İşte bu bakış açısını ve görme düzeyini
sağlamak, Önderliğin de belirttiği gibi, daha fazla çalışmayı
gerektiriyor. 8 Mart’ı karşıladığımız bu günlerde, alanlarda
kadın birlikteliğinin coşkusunu, biz de dağlardan hissedeceğiz.
Ortadoğu coğrafyasına
baktığımızda milliyetçililiğin, dinciliğin yıkımına uğramayan
tek bir insan kalmamıştır. Ve bu çatışmalar dur durak bilmeden
devam ettiği gibi, sistem güçleri tarafından daha da
derinleştirilmeye çalışılmaktadır. Kürdistan’da da, Ortadoğu’da
da genel bir barış ortamına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ortamın
geliştirilmesinde kadının temel bir rolü vardır. Bu rolün
ağırlığıyla kendimizi donatıp geliştireceğiz. Geleceği yaratmak,
çocuklara özgür gülüşlü zamanlar yaratabilmek, kadının yazısız
tarihindeki binlerce saklı efsaneyi açığa çıkarmak ve öze dönüşü
sağlamak için mücadele ateşini daha da gürleştirelim!
|