ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                            SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                           ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                          SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                   ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                          SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                        ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                         SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                              ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                              SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                          ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                        ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                               SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                        ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                 SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                     ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                  SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                        ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                            SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                              ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                       SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                            ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                   SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                          ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                                                            SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                    
ANASAYFA
ÖNDER APO
ŞEHİTLERİMİZ
GERİLLA KADIN
GÜNCEL
VİDEO
FOTOGALERİ
KİTAP

ÖZE DÖNÜŞÜ SAĞLAMAK İÇİN MÜCADELE ATEŞİNİ DAHA DA GÜRLEŞTİRELİM!

Özgür Tolhildan

Baharın tüm renklere, canlanışa gebe olduğu bir aydayız. Yağmurların tazelediği toprak ana, bütün marifetlerini, onun kıymetini bilmeyen biz insanlara sunmak için sabırsızlanıyor. Doğanın bütün bu muhteşemliğine biz insanların cevabı ise; bir çocuğun elinden oyuncaklarını almakla kalmayıp, bir de onu cezalandırma yaklaşımı gibi bir şey oluyor. Sistem gerçekliğinin yarattığı tahribatlar böyle devam ederse, en ağır cezalandırmayı biz kendi kendimize yapmış olacağız.
 

5000 yıllık egemenlikli zihniyet, gelinen aşamada insan düşüncesine tüketim mantığından öteye bir şey aşılamıyor. Her şey bir yere kadar kullanılıp atılacak. Peki, nereye kadar, ne zamana kadar? Bu belirtilen dünya manzaralarından yalnızca bir kare, bir diğer kare ise dünyada açlık ve yoksulluk sınırındaki insanların sayısının her geçen gün daha da artıyor olması, bu kareler daha da çoğaltılabilir. Bu karelere bütünlüklü baktığımızda görmemiz gereken asıl konunun kadın olduğu ve kadın eksenli yaşamın yeniden yaratılması gerektiği açığa çıkacaktır.
 

Yaşanan savaşlar, yıkımlar erkek egemenlikli zihniyetin geliştirdiği sistemin sonuçları olurken, bu sonuçların altından, sistemin düşünce odakları bile kalkamamaktadır. Yaşanan krizli durum aşılamadığı gibi, daha da ağırlaşmaktadır. Toplumsal yapı incelendiğinde, manevi anlamda da kültürel dinamiklerin sürekli aşındırıldığı görülmektedir. Kadın ya cinsel bir obje ya da kilitli kapılar ardında bir sessizliktir! Her sessizlik içinde bir çığlığı, haykırışı barındırıyor olsa da, bu haykırışa yol gösterici olmak devrimci dinamiklerin görevi olmaktadır. Bu görevi, gereken şekilde yerine getirmek, ulaşmak istediğimiz özgür iradeli ve bilinçli yaşamı yaratmada olmazsa olmaz kabilinden bir esastır. Kadın, yaşamın her yerinde, bu doğru… Kentlerde reklam panosu, köylerde, tarlada işçi. Bu her yerde olma, egemenlikli sistemin her yerde olma anlayışıdır. Peki, yaşamın anlam ve renkliliğinin cevabı olan kadının, kendini küllerinden yeniden yaratması nasıl gerçekleşecek bu koşullarda? Gelenek ve göreneklere, namus anlayışına, iktidar hırsına malzeme olmaya mahkûm olan kadını bilinçlendirmek, bu bilinçle örgütlü hale getirmek ve örgütlü gücünü eyleme dönüştürmek, uzun erimli bir mücadeleyi gerektiriyor tabii ki.
 

Özgürleşme mekânı dağlardan, kadının özgürleşme mücadelesini geliştirmek ve bu tecrübe ve deneyimleri diğer kadın hareketleriyle ortaklaştırmak gerekmektedir. Gücümüz ne kadar fazla olursa olsun, bunu örgütlü hale getiremezsek, mücadele sahasında daha fazla engellerle karşılaşmak kaçınılmaz olacaktır. Örgütlülükle, her kesime ulaşmakla, hareketi işlerli kılmak, kadının gücünü açığa çıkartmak ve ortak acıları ortak sevinçlere dönüştürmek sağlanacaktır. Örneğin Kuzey Kürdistan parçamızda, legal sahada, önemli bir düzeyde kadın örgütlülüğü mevcuttur. Türkiye’de de bazı kadın örgütlenmeleri, feminist yapılanmalar var. Fakat bizim kendimizi anlatma ve daha bütünlüklü hareket etme düzeyimiz zayıftır. Ve Türkiye’deki yapılanmaların, temelde kaybetmesinin esasında, ideolojik bir zeminden yoksun oluşu yatmaktadır. Sistem de bu nedenle bu hareketleri fazla zararlı görmemektedir. Bu yapılanmalar da, cılız müdahalelerle 5000 yıllık egemenlikli sistemi değiştiremeyeceklerini görememektedirler. İşte bu bakış açısını ve görme düzeyini sağlamak, Önderliğin de belirttiği gibi, daha fazla çalışmayı gerektiriyor. 8 Mart’ı karşıladığımız bu günlerde, alanlarda kadın birlikteliğinin coşkusunu, biz de dağlardan hissedeceğiz.
 

Ortadoğu coğrafyasına baktığımızda milliyetçililiğin, dinciliğin yıkımına uğramayan tek bir insan kalmamıştır. Ve bu çatışmalar dur durak bilmeden devam ettiği gibi, sistem güçleri tarafından daha da derinleştirilmeye çalışılmaktadır. Kürdistan’da da, Ortadoğu’da da genel bir barış ortamına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ortamın geliştirilmesinde kadının temel bir rolü vardır. Bu rolün ağırlığıyla kendimizi donatıp geliştireceğiz. Geleceği yaratmak, çocuklara özgür gülüşlü zamanlar yaratabilmek, kadının yazısız tarihindeki binlerce saklı efsaneyi açığa çıkarmak ve öze dönüşü sağlamak için mücadele ateşini daha da gürleştirelim!
 

 

 
HPG  YJA STAR (Özgür Kadın Birlikleri) Resmi WEB Sayfasıdır
HPGBİM tarafından yapılmıştır.
HPG Online © 2003  2007 Tüm hakları saklıdır.