|

Emek amansız mücadelenin
temelidir.
Savaşan özgürleşir
Özgürleşen güzelleşir
Güzelleşen sevilir
Rêber APO
Yazımıza başlamadan önce tüm
değerli okuyucularımızı devrimci ruhumuz ile selamlar ve İmralı
da tutsak edilmek istenen güneşimizi, Özgürlük Önderimizi bu
vesileyle bir kez daha dağların doruklarından, İmralı'ya kadar
kucak dolu özlemlerimizi, sevgilerimizi ve selamlarımızı
iletiyoruz.
Ş. Şilan takımı olarak kendi
içimizde kadın ve emek adlı konuyu tartışıp, tartışmalarımızı
sizlerle paylaşmak istedik. Öncelikle kadını ele alıp, tarihten
günümüze kadar baktığımızda, kadının yaşamdaki rolü ve
yaratıcılığı net olarak ortaya çıkmaktadır. Kadın ve yaşam
olgularının birbirine inanılmaz derecedeki yakınlığı bilinmekte
ve bunu çok net bir biçimde daha iyi görmekteyiz. İnsanlığın ilk
büyük düşünsel ve toplumsal devriminde ki bu insanlık tarihinde,
insanın en büyük buluşudur. Kadının başat rolü oynaması bunun
göstergesidir. Bu büyük devrimin yaratıcısı, kahramanı ve
insanı, yaşama ve doğaya ait tüm güzellikleri kucaklayan
anasıdır. Yaratıcı ve özgürlük gücüdür. Neolitik devrime, kadın
devrimi denilmesi bu kaynağın ne kadar güçlü olduğunu
göstermektedir. Bu kadının tarihten silinmeyle yüz yüze tutulan
gerçeğinin ifadesidir. Gelişen uygarlıksal gelişim ve egemen
sistemin yaratılması bu gidişatı tersine çevirmiş, kurnaz ve
komplolarla örülü tarihin sahipleri olan egemen sistemler kadını
her anlamda kendi çıkarları doğrultusunda kullanmış, kadının
gücünden faydalanmış ve onu ölümden daha beter olan karanlıklara
doğru sürüklemiştir. Günümüz çağında ise kadın resmen
pazarlanmakta, satılmaktadır. Ve köleci sistemin bile daha
derinliğinde bir katliam ve yok oluş ile yüz yüze
bırakılmaktadır. Kısacası kadın kendi özünden çıkarılmaktadır.
Kadın ve emeği ayrı ele alıp
değerlendirmek büyük yanılgı olmaktadır. Kadın emekle bir
bütündür, bir bütünün ayrılmaz, koparılmaz bağlarıdır. Emek
yaratıcılık ve yaşam ile özdeşleşmektir. Yaşamın var olmasının
gücü ve bilincidir. Bunun için en çok yaşamla özdeşleşen, yaşama
kendi özüyle anlam katan ve yaşamı yücelten kadın olduğu için,
etle tırnak gibi birbirinden koparılamaz. Bizlere göre
yaratıcılık bir emektir. Kadın yaşamın her alanında kendi
yaratıcılığıyla katıldığında, emeğiyle yaşamı güzelleştirir.
PKK hareketinin gelişimiyle birlikte egemen güçlerin
iradesizleştirip yok etmeye çalıştıkları kadını Önderlik
tekrardan diriltti. Önderliğin kadına biçmiş olduğu misyon
bizler ve tüm dünya tarafından bilinmektedir. PKK ile birlikte
kadın tekrar kendi özüyle bütünleşmektedir. PKK bir emek
hareketidir. Emeğin en üst düzeyde yaşam bulduğu, emekle
yaratımın kendisini yücelttiği büyük özgürlük hareketidir. Ve
kadın özünün, güzelliğinin, büyük yaşam emeğinin kendisini
somutlaştırdığı anlam olmaktadır. Önderliğimizin bir
benzetmesinde olduğu gibi, “Karıncalar 24 saat çalışmaktadır”
bizlerde aynen 24 saat durmaksızın çalışıp kendi özümüz ve
kimliğimiz için çalışmalı ve tarihin kendini yeniden var
etmesinde aktif rol sahibi olmalıyız. Emek bir savaştır, kendini
var etme ve kendi yaşam gücüne, yaratıcılığına sahip olma
mücadelesidir. Bunun için emek ve yaşam mücadelesinin en
görkemlisi şimdi özgürlük dağlarından verilmektedir. Bunu
yaparken de, kadın tekrar kendi emeği ile egemen güçlerle
mücadele vererek, kendisinden çalınan emeğine, yaşamına,
yaratıcılığına ve özgürlük mekânlarına sahip çıkacaktır. Emek
denilince ilk akla gelmekte olan kaba pratik işler olmamaktadır.
Emek iki yönlüdür. I; fiziki anlamda verilen emek, II; düşünsel
ve zihinsel emektir. Kısacası fiziki ve düşüncesel anlamda
verilen emek vardır. Önderliğimizin bizlere kavratmaya çalıştığı
düşünsel emek verilmesinin daha kalıcı sonuçlara yol açtığıdır.
Özellikle kadının zihinsel emeğiyle kendi yaşamsal emeğine anlam
biçmesi önemlidir. Bu kadını özüyle buluşturacak yegâne yoldur.
Yaşam kadın anlamını taşıyorsa, kadın toplumsal emeğin
sembolüdür. Emek kolektivizmi doğuruyorsa, kadın özgürlük ve
eşitliğin temel direğini teşkil etmektedir. PKK içerisinde emek
veren kadın yoldaşlarımız bunun temel göstergesidirler. Değerli
yoldaşlarımız yaşamlarından şahadet mertebesine kadar uzanan
yaşam emarelerinde bu emeğin temsilciliğini yaptılar.
Şahadetlerin milyonları etkilemesi, insanlara güç ve inanç
vermesi bu gerçeklikten ileri gelmektedir.
Sonuç olarak şunu belirtmek
istiyoruz ki, Önderliğinde vurguladığı gibi emek veren
güzelleşir, güzelleşen sevilir.
|