ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                            SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                           ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                          SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                   ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                          SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                        ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                         SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                              ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                              SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                          ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                        ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                               SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                        ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                 SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                     ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                  SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                        ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                            SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                              ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                       SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                            ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                   SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                                          ŞEHİT BERİTAN ÖZGÜRLÜK ONURUMUZDUR                                                                                                            SAVAŞAN ÖZGÜRLEŞİR, ÖZGÜRLEŞEN GÜZELLEŞİR, GÜZELLEŞEN SEVİLİR                                                                    
 


 

KADIN ORDU ÇALIŞMALARININ ÖRGÜTLENME MODELİ
 

Kadının ordu örgütlenmesinin, özelde de savaş içindeki kadın birliklerinin erkek egemenlikli örgütlenme modellerine göre şekillenen kurumlardan ve örgütlenme modellerinden farklı olması gerekir. Bu adeta bir zorunluluktur.
Ordular bugüne kadar, erkek karakterine göre biçimlenen kurumlaşmalar olmuştur. Erkek egemen mantığa ve erkek karakterli sisteme karşı savaşımda temel güç olan kadın özgürlük ordusu, alternatif olma özelliğini taşıyacak kurumlaşma ve örgütlenme modellerine gitmelidir. Ordulaşma, erkek işi olarak hem tarihte hem de günümüz toplumlarında benimsenen bir kanıdır. Bu anlamda kadınların yer alması neredeyse yasaklanmış gibidir. Tüm bu geleneksel değer yargılarıyla mücadele edebilmek ve ordunun erkek karakterini değiştirebilmek, kadının güçlü örgütlenme modellerine sahip olmasıyla gerçekleşebilir. Elbette ki tüm bu örgütlenme ve kurumlaşmalara yön veren ana kaynak, ideoloji olmalıdır. İdeolojiden bağımsız bir eylem, savaş-ordu örgütlülüğü, erkek egemenlikli sınırların içinde dolaşmak, onun kurumlaşmalarını aşamamak anlamına gelir. Sosyalist öğretinin ilkelerine dayalı örgütlenme modelleriyle, egemen gerçekliğe karşı savaşmak ve politik güce dönüşmek, bu anlamıyla bu teoriyi besleyen örgüt ve taktik gücüne, yaratıcı örgütlenme biçimlerine sahip olmakla mümkündür. Ancak bu tür örgütlenmelerle, uygarlık tarihinde yer almayan kadın ordulaşması, yine günümüzde pek az, sınırlı düzeyde yer verilen kadın askerileşmesinin önündeki engeller kaldırılabilir.
 

Kadının Kürdistan'da gerilla birlikleri içinde yer alışı geleneksel, hukuki, toplumsal, siyasi baskı ve kalıplara karşı bir tepkidir. Aslında kadın için gerilla birliklerinde yer alış, özgürlük isteğinin güçlülüğü ile bağlantılıdır.Kadının gerilla ordulaşmasını oluşturması, tarihten beri var ola gelen köleliğe karşı özgürlük örgütlenmesini ifade eder. Sınıflı toplumlardaki bütün devrimlerde de, erkek egemenlikli karakterin aşılamadığı görülür. Bazı genellemeler yapılarak, bu sorunun çözülebileceği yanılsaması yaşanır. Çokça bilinen bir söylem olarak mücadelelerde, 'kadının katılmadığı devrim başarıya ulaşamaz' genellemesi hep vardır. Fakat burada da, kadının nasıl katılacağı sorunu ortaya çıkar. Bu kadar bağımlılaştırılmış, sömürüyle baskıyla karşı karşıya gelmiş kadın, nasıl özgürlüğün örgütünü oluşturacak yaklaşımı ortaya çıkar. İşte kadın ordulaşması ve bunun örgütlenme modelleri, verilecek en büyük cevaptır. Kendi kendini örgütleyen bir halk nasıl kölelikten kurtulma savaşımı yürütüyorsa, kendi kendinin örgütlenmesini yaratan kadın da özgürleşme savaşımı yürütecektir. Özgürlük ancak savaşımla ve onun örgütlenmesiyle gerçekleşebilir. Bu temelde kadın, özgürlüğü yaratabilmek için, gerilla tarzı ve ordu modelini geliştirerek, her türden egemenliğe karşı direniş mücadelesini sürdürmektedir.

 

Özgürlük Ordusunda Bağımsız Kadın Birlikleri
 

Kadının, kadın ordusu içinde giderek artan bir nicelik ve nitelik katılımla yer almaya başlaması sonucu, gelişen güç birikimine, uygun örgütlenmelere ancak ordu içerisinde örgütlü ve bağımsız katılımla ulaşılır. Kadının en güçlü ve öz iradesiyle gelişeceği, kendi öz kimliğini kazanacağı örgütlenmeler bağımsız, özgür kadın birlikleri olur. Başkan Apo bunu şöyle dile getirir: "Erkek birlikleri vardır, kadın birlikleri vardır, karma birimlere ihtiyaç var mı? Şimdi zaman zaman karma birimler haline gelinebilir. Bazı erkek birim çalışmalarında kadınlar rol oynayabilir. Bunlar sürekli olabilir ama tümüyle karma olmak, gerçekleri zorlamak olur. Erkeklerle kadınların ayrı birimler içinde, sanki aralarında hiçbir fark yokmuş gibi yer almalarını fazla esas almamalı veya tümüyle böyle yapmamalıyız. Birimlerin ayrı örgütlendirilmesi ve yaygınca örgütlenmenin böyle yapılmasının daha sonuç alıcı olacağı açığa çıkıyor veya tarihi toplumsal gerçekliğin yani devrimci yaklaşımın gereği oluyor.Mutlaklaştırma yok ama özgünlüğü göz ardı etme de söz konusu değil. Burada bir mangadan tutalım varsa bir alaya kadar kadın örgütlemesi de oluşabilir. Kimi savaşçı, kimi komutan, kimi eğitmen, kimi lojistikçi, yani bir ordu örgütlenmesi nasıl geliştiriliyorsa, öyle geliştirmek uygundur. Kendi kendilerini eğitme, örgütleme, özgücüyle kendini yürütme sağlanmalıdır. Eyleme geçiriliş bizzat bu birimlerce yürütülmelidir. Çok ayrı bir kadın örgütü, savaşı yok, paraleldir. Birbirlerine destek sunarlar, ama iç içe karışıp erimezler. Eylemlere ortak yönelme olabilir, bazı eylemlerde bizzat kadın birlikleri yapabilir. Yani savaşta da hem ortaklaşa yapılacak eylemler vardır, hem de ayrı ayrı birimlerce yürütülen eylemler olabilir. Hatta bu bazen daha başarılı da olabilir. Mutlaklaştırmamak gerekiyor."
 

Karargahlaşmaya İlişkin
 

Kadın ordu örgütlülüğü, özgürlük sorununu cins bakış açısıyla ele alarak, Kadın Kurtuluş İdeolojisi temelinde demokratik iktidar perspektifine ulaşmayı sağlayan bir örgütlenme düzeyine ulaşmıştır. Bu örgütlenme düzeyi yeni sürece denk bir kurumlaşmayı sağlayarak, kendini pratikleştirmek durumundadır. Bu da ileri düzeyde bir merkezileşmeyi ve kurumlaşmayı zorunlu kılar. Kadın askeri gücünün bir merkezden sevk ve idare edildiği bir karargah sistemine ihtiyaç vardır. Karargahlar ordulaşmanın merkezidir. Kadın özgürlük mücadelemizde böyle sistemli bir düzeyin yakalanması, kadının erkekten bağımsız, güç, kişilik, irade kazanması ve istenilen özgürlük düzeyini daha da ilerletmenin ana kurumlaşması anlamına gelir. Genel karargah bünyesinde, kendi karargah örgütlenmesini ve yönetimini oluşturur. Özgür Kadın Partisi meclis üyelerinden oluşan bir yürütmeyle Savunma Konseyinde temsilini bulur.

 

Özgürlük Ordusunun İdeolojisi
 

Sosyalist ideoloji ve ilkelere dayanan örgütlenme modeline sahip kadın özgürlük ordusu, Kadın Kurtuluş İdeolojisi'yle büyür ve gelişir. Bu ideoloji, savaşım tarzına ana kaynaklık eder. Egemen sistemle ordu aracılığıyla yürütülen savaşım güçlülüğünü ideolojinin derinliğinden alır. Esasında her iki sistem arasında yürütülen savaş, ideolojilerin savaşıdır. Erkek egemenlikli ideolojilerle kadın eksenli ideolojinin savaşımıdır.Bu ideolojiyi yaşamsallaştırmada, meşru savunma çizgisi esas alınır. Kadın ordulaşmasının temel hedefi; meşru savunma çizgisi temelinde derinleşip, şiddeti sosyalist ideolojiyle buluşturmak ve amaçlarla ilişkilendirmektir. Temel taktik olarak gerilla başta olmak üzere, çeşitli gösterileri ve ayaklanmaları da bağrında taşıyan, silahlı-silahsız, barışçıl yöntemleri içeren, savunmaya dayalı taktikleri kendi içinde barındıran mücadele tarzı, bu ordunun en temel savaşım biçimidir.Ne çok etkisiz küçük birlikler, ne de imhaya uğratılabilecek biçimlere gidecek gerilla birlikleriyle hareket etmek doğru olacaktır. Bu da modern gerilla örgütlenmesini esas alma anlamını taşır. Modern gerilla nitelik düzeyi yüksek, tekniğe dayalı, profesyonelleşmiş, askeri konularda uzmanlaşmış, her an her tür göreve hazır aktiviteye sahip gerilla oluşumudur. Bu örgütlenmede nicelik o kadar önemli değildir, önemli olan nitelikte derinleşmedir.
 

Merkezileşme
 

Ordu demek merkezileşme demektir. Ordu, en üstten en alta kadar merkezileşme ile yönetilir. Ordu merkezi de, emir-talimat düzenidir. Profesyonel ordu kuruluşunun esasları, merkezileşmeye dayanır. Bu konuda profesyonel ordularda duygusallığa, tasfiyeye, liberalize etmeye yer verilmez. Çünkü ordu kuruluşu resmi bir kuruluş demektir. Resmi kuruluşlar, resmi işleyişe uymak zorundadırlar. Merkezileşmeyle esasında amaçlanan; orduda ideal ölçüleri oturtmak, bütün davranışlara, halk ve hareketlere doğru ölçüyü tam kazandırmaktır. Yine bütün davranışları emir ve kurallarına bağlamak anlamına gelir. Merkezileşmenin uygulanması ve denetimin sağlanması için ise, bir ordu yönetmeliğine ihtiyaç duyulur. Alta doğru denetim, üste doğru rapor sistemi esastır. Merkezileşme demokrasiyi ya da özgür katılımı yadsımaz. Kaba baskı ya da tek elden yürütme olarak anlaşılmasından kaynaklı, ordu gerçeğimizde merkezileşmede, kendine göre olmaktan kaynaklı sorunlar yaşanmaktadır. Bir ordunun ordu olabilmesi için en gerekli olan, merkezi otorite ve disiplindir. Bu olgularda zayıflık başarısızlığa kapı aralamak, her türlü tehlikeyi içinde barındırmak anlamına gelir.Bu konuda kadın ordu gücünün ordulaşmak için hayati öneme sahip merkezileşmeye doğru yaklaşması önem taşır. Ordunun kuruluşunun teorik-pratik tüm sorunlara yönelen, onun kişiliğine ulaşmış, karar ve yaratıcı bir yeteneği yaşayan, bu temelde merkezileşmeyi esas alan bir durumda olmalıdır. Son derece disiplinli ve otoriter olmak, mutlak anlamda ordu çalışmalarında yerine getirilmesi gereken bir tavırdır. Halk Savunma Birlikleri'nin kuruluş esprisine ve formasyonuna uygun bir biçimde işlerlik kazanmak, kendi içinde merkezileşmeyi güçlendirerek olur.Kendi genel savaş planını, genel karargah çalışmalarında işbölümünü planlamalar dahilinde yapmanın yanında, kendine özgü merkezileşmeye de sahip olmak gerekir. Kadının kendi özgünlüğünü dikkate alan, ama savaştaki rolünü de en gerçekçi ve doğru biçimde tüm yapıyı da içine katarak, birlikte değerlendiren bir karar merkezine ulaşmak, kadın ordulaşmasının amaçlarına ulaşmasında, ilkelerini yaşamsallaştırmada önemli bir iradeye sahiptir.
 

Özgürlük Ordusunun Örgütlenmeleri
 

Ordu yeniden düzenlenip şekillendirilirken, kadın ordulaşma birliklerinin de bunun bir parçası olarak doğru anlayışlar temelinde, kendi özgücüyle bağlantılı olarak, her bakımdan komuta ve yapısıyla, üslenme ve hareket tarzıyla, eğitim anlayışıyla, son derece inisiyatifli, yaşam ve savaş konusunda kendi karar süreçleriyle ve uygulamadaki yetenekleriyle hareket etmeleri gerekmektedir. Özellikle kadın yapısının kendi özgürlük savaşımına salt yalnız ordu içinde değil, hemen her örgütlenme alanında aktiviteyle çalışmalara katılımı oldukça anlamlı ve önemlidir.Kadın ordu çalışmaları ve anlayış düzeyi, çalışmalara ve kurumlaşmalara yaklaşımda, cins bakış açısını esas alarak katılım sağlar. Bu genel yaklaşımda farklılıklar arz eder. Bu yönleriyle kadının eğitim, savaş, komuta, otorite anlayışını ortaya koyma gerekliliği vardır.
 

Kürdistan gerçekliğinde ordu, bir eşitlik ve özgürlük ordusudur, örgütlenmesi de yaşam anlayışı da buna uymak zorundadır. Bunun olmaması halinde, ordunun özü kendisini farklılaştıracaktır. Bu anlamda kadın-ordu çalışmalarının, ordu çalışmalarında yer edinebilmesi ve kendi özgünlüğüyle kadının öz kimliği ile bunu geliştirebilmesi, bir bütün ordu çalışmalarının da asıl amacına ulaşmasında etkileyici bir rol oynar. Kadının gerilikleriyle, geleneksel yanlarıyla orduyu bozacağı şeklindeki değerlendirme bilinen bir gerçekliktir, ama kadın gelişkinliği ve niteliği, özgürlük ölçüleri ile de ordunun temel gücü haline kendisini mutlak anlamda getirecektir. Doğru bir anlayış düzeyinin yakalanmaması durumunda, erkekte dönüşme ve gelişme zemininin yaratılamayacağı görülmek durumundadır. Anlayışsızlığın ve geriliğin kendisini hakim kıldığı yerde de orduyu yapılandırma değil, daha da bozma ve dağıtma gerçekliği kendini hakim kılar. Kadın partiyi sahiplenme, parti çalışmalarına katılımı esas alma yaklaşımı içinde olurken, ordu gerçekliğine yaklaşımda, erkeği üst görme anlayışını aşma temelinde olmalıdır. Mücadelenin karakteri ve ideolojinin gereği, kadın ordu çalışmalarına büyük bir önemle yaklaşıldığı gibi, genel ordulaşmanın derinlik kazanması açısından da orduyu salt erkeğe mal etmemek gerekmektedir. Bu anlamda kadının mevcut çalışmalar içerisinde, öz kimliğini daha da kazanması, onun düzeyini yaratabilmesi ve özgürlük hareketiyle katkısını böylece koyabilmesi açısından, bu tarz bir katılım çok önemli olacaktır.
 

Komuta Anlayışı
 

"Ordular komutanlarıyla nitelik kazanır". Bir ordunun ordu olabilmesi için, ordu disiplininin, düzeyinin yanında komutasının da güçlü olması temel özelliklerden birisidir. Bir ordunun niteliğinin anlaşılabilmesi için, komutanın niteliğinin güçlülüğüne bakmak gerekmektedir.Komuta sorunu kadın açısından en alttan en üstte kadar, mevcut ordulaşma sisteminin geliştirilmesinde temel bir yaklaşım olarak ele alınmak zorundadır. Kadın ordulaşmasının profesyonelliği esas aldığı bu süreçte, komuta ölçülerinin kadın açısından daha net ortaya konulması ve yeni ölçüler temelinde komuta yetiştirilmesi oldukça büyük önem taşımaktadır. Kadının orduda, komutanlaşmada öncelikle askerlik bilimi üzerinde durarak, yoğunlaşarak çok yönlü bir tarzda kendini geliştirmesi, ideolojik donanımın yanı sıra askerliğin tüm sırlarını öğrenmesi, pratik ve teoriyi birleştirerek kendisini profesyonel bir tarzda eğitmesi gerekli ve zorunlu bir durumdur. Bu anlamda eski komutandaki tecrübe düzeyinin gelişkin bir eğitim anlayışıyla beslenmesi, bu temelde kadın özgürlük ölçülerine dayalı, bulunduğu yerde kendi yapısını da eğitebilen bir komutan kişiliğinin oluşturulması gerekmektedir.Savaşta ve ordu içinde insan yönetimi ciddi kişilik ister. Her an her göreve hazır yönetim gücü olmayı amaçlayan ve bunun için hiçbir engel tanımayan kişilik ister. Başkan Apo "Doğada bile çekirdek biraz olgunlaştı mı, ikiye üçe bölünür. Gelişmenin, büyümenin süresi vardır. Bu gerillamız için de geçerlidir. Bir bebek dokuz ay sonrasında doğar, bir bitkinin süresi bellidir; tohum yere atılır, çimlenir, filizlenir, başak olması süreyle olur. Bu gerilla için de geçerlidir. Eğer özü sağlamış, doğuşu sağlıklıysa bunlar bizde gerçekten doğumdur, olumlu tarzdadır, geriye filizlenme ve başak olma kalır. Bizde toprağa düşme, filizlenme vardır, fakat başak olma yoktur. Sıra başak olmaya geldi mi, sanki kuru bir rüzgar bizi vuruyor, o başak daha tane haline gelmeden çürüyor. Elimizdeki savaşçıların ve olanakların kurumaya terk edilmemesi için sulamanın yapılması gerekir ki, bunu da komutanlar, önderler yapar. Hepsini başak, yani biri on, biri yüz yapar konuma getirir. İşte yapılmayan budur" şeklinde ifadelendirir.
 

Eğitim Anlayışı
 

"Eğitimde Ter dökmeyen savaşta kan döker". Eğitim insanın kendini tanıması, terbiye etmesi anlamına gelir. Her sınıfın ve sistemin kendi devamlılığını sağlayabilmesi için, oluşturduğu kendi çıkarlarına denk eğitim sistemleri vardır. Egemenler şimdiye kadar var olan bu eğitim sistemleri içinde, ezilenlere göre daha örgütlü, daha fazla merkezileşmeyi yaratmış olanlardır. Merkezileşmeyi ve örgütlenmeyi yaratabilmek için eğitim araçlarına ihtiyaç vardır. Bu eğitim araçlarına sahip oldukları için, daha örgütlü kesim olurlar. Ezilenleri ise sürekli olarak güdüsel araçlarla terbiye etmeye, eğitmeye çalışırlar. Düşünsel eğitimden çok, güdüsel eğitimin olması sosyal kültürel anlamda gelişim yaratılmasını engeller. Böylelikle ezilenler, tarihte her zaman için en örgütsüz kesimler olurlar.
 

Geleceğin sistemini yaratmaya çalışanların da, kendilerine has eğitim sistemlerinin olması zorunluluğu vardır. Geleceğin toplumunu yaratmak isteyenler, o toplumun insanını da yaratmak zorundadırlar. Çünkü geleceği kazanmak, ancak yaratılmaya çalışılan yeni toplumun ölçülerini insanlarda egemen kılmakla, yani yeni ideolojiyi insanda süreklileştirmekle mümkündür.
İçinde bulunduğumuz çağda da sosyalist eğitim tarzıyla, kapitalist eğitim tarzı arasında savaş vardır. Çağımızın savaşımı silahlarla, tanklarla, toplarla yürütülen bir savaşım değildir. Çağımızın savaşımı, daha çok eğitim tarzları arasında yürütülen savaşım tarzıdır. Kürdistan'da yürütülen savaşım, PKK'nin eğitim tarzıyla erkek egemenlikli sistemin yürüttüğü eğitim tarzı arasındaki savaştır. Bir yandan sistemin yürüttüğü eğitimle insani değerlerden koparmak, özüyle ilişkisiz kılmak, kendine yabancılaştırmak, inançsız, bireyci kişilikler yaratmak varken, diğer yandan yürütülen sosyalist eğitimle insanı kendine tanıtan, kendi özüyle ilişkilendiren, başarıya ve insana inanç artıran, değerlerle buluşturan bir eğitim tarzı vardır.Sosyalist eğitimde egemen eğitim tarzından farklı olan en temel yön, eğitimin sadece dört duvarla sınırlı olmayıp, yaşamın bir bütünen eğitim olarak ele alınmasıdır. Özgür iradeli, sorgulayan, yargılayan ve alternatifini yaratan, düşünce üreten bireyler yaratılmaya çalışılır. Bu eğitim tarzı sadece yıkıp yargılamaz, yıkarken yaratır. Bireylerin kendi sınıf ve geri cins eğilimlerini yaşamalarına izin vermezken, bunu bastırma yoluyla değil de, bireyin yaşadıklarının çirkin olduğunu hissettirerek yapar. Aslında diğer eğitim tarzlarından en temel farkı da budur. Sosyalist eğitimin tarihsel süreçler içerisinde uygulanan tüm eğitimlerden farkı, eğitim yoluyla insanda vicdanı ve bağımsız bir ruhu yaratmadır. Giderek bireyde yaratılan bu vicdan, tüm toplumun vicdanına dönüştürülmektedir. Tabii ki tüm bu anlatılanların oturtulabilmesi uygun zeminler üzerinde olur. Uygun zemin ve eğitime ilgi duyan eğitimin kendisi için, ihtiyaç olduğunu düşünenlerle bu eğitim tarzı başarıya ulaşabilir.
 

Sosyalist ideolojiyle yürütülen parti ve kadın özgürlük ordusu yapısı gereği, gelişimini eğitime dayandırma ve düzeyi de biraz buna göre ortaya çıkarma geçmişte temel bir yaklaşım iken, günümüz koşullarında ve gelecekte de böyle olmak zorundadır. Eğitimin gerçekleştirilmediği yerlerde ve ağır savaş koşullarında, sadece geriliğin, geri anlayışların kendisini yaşatmasının ötesinde bir durum yaşanmamaktadır. Bu nedenle özellikle kadın açısından değerlendirdiğimizde, eğitim ihtiyacı daha ileri düzeyde söz konusudur. Hem toplumsal yapılanmadan kaynaklı olarak, hem de mücadelenin yarattığı eğitim ihtiyacından dolayı, eğitimi süreklileştirmek esastır. Bu anlamda özellikle ordulaşma çalışmalarına yeni bir ivme kazandırırken, hem profesyonel ordu anlayışı temelinde, hem de bunun kişiliklerinin ve yaşam düzeyinin geliştirilmesi açısından, özgün eğitim çalışmalarına önem verilmesi ve süreklileştirilmesi, kadın açısından kimlik kazanma ve irade olabilmek yaşamsal öneme sahiptir. Ordu bünyesinde kadının kendini geliştirmesi ve özgür kadın kişiliğine bu temelde ulaşabilmesi açısından, özgün eğitimlerin daha güçlü bir sisteme kavuşturularak, hem askeri hem ideolojik anlamda kapsamlı ve derinlikli verilmesi gerekir.
 

Otorite Anlayışı

"Gerçek Egemenlik; İnsanlar üzerinde kurulan değil, yürekler üzerinde kurulandır" (Şeyh Bedrettin). Otoritenin kaynağı, meşru temeli hizmetle ölçülür. Ne kadar insanlık yararına hizmet ediyorsan, o kadar meşruluğun vardır. Hizmetten uzak, kendini dayatan otorite anlayışı, gayrı meşrulaşır ve kabul görmez. Bunun için gayrı meşru duruma düşmemek açısından, otoritenin insana hizmetle yaratıcı ve geliştirici bağlantısını görerek değerlendirmek gerekir. Orduda otorite anlayışı daha kalıcı ve özlü militanı ortaya çıkaracak, davranışlarla ölçü kazandıracak, iradesel gelişime ket vurmayacak düzeyde olmalıdır. Otorite bastırma yöntemiyle sağlanamaz. Otoriteyi geliştirirken ve de kullanırken, tamamen insanın gelişimi ve özü esas alınmalı, gelişme imkanı verilmelidir. Otoriteler ihtiyaç sonucu doğar. Aslında kadın ordulaşmasında otorite anlayışı incelenirken, onun bireyde kişilik anlamında yarattıkları, bireye kazandırdıkları üzerinde durulmalı ve toplum, birey gerçekliği içerisinde durum ele alınmalıdır. Özgürlük ordusunun otorite anlayışı, sosyalist otorite anlayışıdır. Sosyalist otorite bireyi iradeleştirebilen, onun kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmesini sağlayacak diyalogu yaratabilen, doğruların hakkını verebilen, birey gerçekliğini açığa çıkaran bir otoritedir. İnsanın özgünlüğüyle doğruları buluşturabilmek, incelikli bir otorite anlayışını gerektirir. Doğal otorite olmak, yüreklerde insanları kazanmakla mümkündür. Bu otorite en sürekli ve kalıcı olanıdır. Böyle bir otorite olmak da, insana sıradan ve basit yaklaşmamakla gerçekleşir. İnsana değer verdiğini hissettirmekle, çirkinlikleriyle savaşıp yok ederken, güzelliklerini de geliştiren bir tarzla otorite sağlanır. Peki bizler nasıl otorite olmaya çalışıyoruz?Uç yaklaşımlar ve çelişkiler iç içe yaşanıyor. Ya insanı anlama ve kazanma adına, onun kendi eğilimlerini yaşatmasına izin veren bir tarzla otorite olma -otoritesizlik- ya da kendi gücünü, otoritesini hissettirebilmek için oldukça kaba, bastırmacı, üstten, kadının özünden uzak davranışlar içerisine girme yaşanır. Özünde iki yaklaşım da, kaynağını otorite olamamaktan ve otorite olmaya yabancılıktan alıyor.
 

Kadın ordulaşmasının otorite yaklaşımı ise yaratıcı, gizli kalmış potansiyel enerjiyi de açığa çıkaran otoritedir. Bireyi ayağa kaldırmak esas alınır. Gerçek otorite hiç hissettirmeksizin olur. Tıpkı bir senfoniyi yönlendirmeye benzer, orduyu yönlendirmek. Nasıl bir senfonide tuşlardan birine yanlış basılması, müzik aletlerinden birisinin bile doğru notayı çıkarmaması kötü bir ses çıkmasına neden olursa, orduda da uygulanan en ufak yanılgılı yaklaşım tehlikeli sonuçlara yol açar, hatta önemli kayıplara neden olur. Kadın ordulaşmasında komuta düzeyinde görev alan bir arkadaşla yaptığımız tartışmada bakalım otoriteyi nasıl ele alıyor: "Doğal olalım, tam anlamıyla istediğimiz doğallık olsun diye yaklaşırsak, siyasi ortamımızda tam doğallık zemini bulunamaz. Bizim doğallık anlayışımız yanılgılı. Kendi kişiliğini siyasal ortamın ölçülerine vurmama yaşanıyor. Doğallık adı altında yaşanan ölçüsüzlük oluyor kimi zaman. Oysa ki doğallık kendi özünü çalışma, yönetme tarzını yaratmadır. Orduda hakim olma, otorite olma oldukça önemli. Bir şeye yakınlaşma, tamamen kendini yatırma sağlanırsa, hakimiyet gelişecektir. Mevcut birikimi değerlendirebilme, pratikleştirme gücü, bilgi, kendini derinleştirme istemi varsa hakimiyet, otorite gelişir. Fakat bu olmadı mı, sadece sorumluluğa dayalı hakimiyet ve otorite sağlanmaya çalışılınca kaba, bastırmacı, erkek tarzı ortaya çıkar. Yaşanılan doğallık da siyasi ve politik değilse, insanı zorlar. Toplumdaki doğallık ölçüsü ortamımızda kabul görmüyor."
 

Özgürlük Anlayışı

"Özgürlük tek kurtuluş dinidir, en büyük Özgürlük Önderliktir" (Abdullah Öcalan).  Kadının özgürlük ordusunun temel amacı; özgür kadın ve erkeği yaratarak, özgür yaşam projesini gerçekleştirmektir. Bu ordunun temel faktörlerinden biri de, bireyi kendine tanıtmaktır. Bireyin kendini tanımaya başlaması kimlik kazanmasıyla sağlanır ve insan kendini tanımaya başladıkça özgürleşir. Özgürlük, bireyin kendi kuralları, disiplini içinde gelişme, değişme yoluna koyulmasıdır. Özgürlüğün zorunlulukların ayırdına varmak olduğunun bilincine ulaşmak, gerçeği bulmak özgürleşmeyi yaratır. Özgürlük sorumluluk gerektirir ve insanın yetkinleşme arayışının sonucudur.Halkların, sınıfların ve cinslerin eşitlik-özgürlük projesi temelinde bir Demokratik Cumhuriyet projesini yaşamsallaştırma mücadelesini verirken, özgürlük anlayışına sahip olmak bir zorunluluktur. Özgürleşme amacını taşıyan bir örgütlenme, ezenin şiddeti karşısında edilgen kalamaz. Ezenin şiddeti karşısında edilgen kalmak, köleleşmeyi derinleştirir. Bu yüzden ezilenler özgürleşme mücadelelerine girebilmek için, öncelikle ezilen gerçekliğini kabul etmelidirler. Çünkü ezilenlerin davranışı belirlenmiş davranıştır. Ezenin ilkelerini içselleştiren ezilenler, kendilerinin ezilen olduğunun bilincinde değildirler. Tüm bu nedenlerden dolayı, ezilenler özgürlükten korkarlar. İnsanlar özgürlük konularını nadir olarak kabul ederler ve kendilerine bile bunu itiraf etmede zorlanırlar. Bu da bilinçsizce kendi köleliklerini kamufle etme eğilimine götürür. Esasında yaşadıkları özgürlükle yanılsamasından başka bir şey değildir. Özgürleşme bu yüzden ezilenler için oldukça sabır ve inat gerektiren bir mücadele yöntemini gerekli kılar. Bu mücadelenin amacı, ezenlerini özgürleştirmektir de. Yani kadın ordu gücü hem kendini hem de erkek cinsini özgürleştirmekle yükümlüdür. Ancak özgürleştirmeyi gerçekleştirmek amacıyla, ezilenler arasında birlik sağlamak üzere bir uğraşıya gitmek zorunluluktur. En temel amaç da bu birliği sağlayabilmek için, özgürlük tutkusunu geliştirmek ve yaşam gücüne dönüştürmektir. Özgür yaşam şansına da ancak bu mücadeleyle ulaşılır. Dolayısıyla, kadın özgürlük ordusunun militanı demek, toplumu özgürleştirme gücünü kendinde gören militan olmaktır. Bu gerçekliğin bilincinde olmamak ve yanılsama içinde olmak, kadın için en tehlikeli olandır. Çünkü özgürleşme, kendi yaşamını ve yanıltmadan gerçeklerle yaşayabilmesini başarabilmesidir. Özgür olmayı seçmek ve bu seçime göre olabilmek de bir irade meselesidir.
 

Politik Anlayış

"Politika fitne-fesat değildir. Yüreği olmayanlar politika yapamazlar" (Abdullah Öcalan). Politika anlayışının temelinde sosyalist öğretim ilkelerini, bu kadar yayılmış egemen politikalar karşısında bir politik güce dönüştürmek vardır. Politik bir güç haline gelmek, bütün faaliyetlerin özünü oluşturur. Askeri faaliyetlerin de özü, politik güç olmaktan geçer. Politikanın en temel ilkesi ise yüzeysel olmamak, olaylara, olgulara genel-geçer doğrularla sıradan yaklaşmamaktır.Çünkü erkek egemenlikli dünyada, politikalar erkek karakterine göre belirlenir ve bu karaktere göre yürütülür. Bu yüzden erkek egemenlikli sisteme karşı amansız bir mücadele vermek gerekir. Bu mücadeleyi yürütürken, uygulanması gereken politika anlayışında söz-dil çok önemli bir fonksiyona sahipken, asla tek başına yeterli değildir. Söz ve dili besleyen bir örgüt ve taktik gücüne mutlaka sahip olunmak durumundadır. Çünkü erkek egemenlikli dünyaya karşı mücadele, onu baskı altına alıp açığa çıkarma ancak tüm bunların birleşimiyle söz konusu olabilir.
Dilin politika yürütmede fonksiyonu nedir? Dil gücüyle salt doğruları ifadelendirmek, egemenler açısından fazla bir anlam ifade etmez. Belki de sadece, kendini ortaya koyma anlamına gelebilir. Ancak karşı tarafa etkide bulunma, çatışma veya kazanma açısından etki gücü yoktur. Fakat dilin, örgüt gücüne ulaşmada temel araç olduğunu görmek gerekir.
 

O halde dil ve düşüncede politik bir düzeyi oluşturmak ve bunu örgüt kanalına akıtmak gereklidir. Elbette tüm bunlara yön veren, ana kaynak ideolojidir. İdeolojiden bağımsız bir dil, düşünce, politika erkek egemenliğine hizmet eder ya da onun ağlarından kurtulamaz. Kadın eksenli bir ideoloji, kendine uygun kadın eksenli politikalar geliştirmekle karşı karşıyadır.
Özgürlük çizgisinin yoğunluğunu yaşamak, ideolojik doğrultuyu yetkince ele almak, onu politikaya ustaca uygulamak, genel ideolojik doğrularla politik esnekliği birbirine karıştırmamak, ideolojik katılım, politik esneklik anlayışını yaratıcı bir biçimde yerine getirmek, başarıya ulaşmak için gereklidir. Bütün çalışmaların başında, ideolojik-politik çalışmanın doğru bir şekilde ele alınması gelir. Bu, askeri çalışmalar için de geçerlidir. Bunu göz ardı eden bir çalışma sahası, her şeyi günübirlik, sıradan ele alır ve uygulanması gereken uzun vadeli taktik adımları günlük çıkarlar içinde boğar ve uzun vadeli gelişimi engeller. Salt genel doğruları bilerek ve sürekli bu doğruları tekrarlayarak politika yapılamaz. Bunu yapmak, tam tersine politikleşmemenin ifadesi olur. Bu, ideolojik çalışmayla politik çalışmayı birbirine karıştırmak anlamını taşır. Ne ilkelerden politika uğruna vazgeçilmeli, ne de ilkeler katı olarak ele alınıp, politikada da erkekliğe izin vermeden, katı uygulamak tarzında yaklaşım sergilenmelidir.Dolayısıyla ideolojik ve politik bir hareket içinde yer alan her birey, kendini donatmalıdır. Hem içte hem de dışta politik temsilin esas olduğu, politik temel gücü yetkinleştirmek olduğu unutulmamalıdır.Politikanın en yalın ifadesi, amaçta net olmak ve örgütlülük düzeyinin bu amaca denk bir örgütlülük düzeyine sahip olmasıdır. Güçlü bir hitaba sahip olmak, örgütün amacını, ilkelerini, politikayı, programını hakim kılabilecek düzeyde olmak şarttır ve politikanın duygularla yürütülemeyeceğini görmek, kadın açısından en temel yandır. Politikalar güçlülüklerini, düşüncenin güçlülüğünden zorlar.

 

                                                                                                                                                        devamı»
 

 
HPG - YJA STAR (Özgür Kadın Birlikleri) Resmi WEB Sayfasıdır
HPG-BİM tarafından yapılmıştır.
HPG Online © 2003 - 2007 Tüm hakları saklıdır.