Kürtçe | Türkçe | İngilizce | Arapça | Almanca

 
   

 

 

 

Hayat gerçekten büyük bir okuldur. Hayat aynı zamanda bir felsefe okuludur

 

Parti Önderliği

 

Hayat gerçekten büyük bir okuldur. Hayat aynı zamanda bir felsefe okuludur.

Açık örnekleri söyleyeyim: Doğduğum koşulları, pek bilinçli olmasam da, kitaplara dayanmasam da beğenmiyordum. Bana göre bu böyle olmamalı, çareler geliştirmeyelim diyordum. Bu sadece bir istem, ama önemli bir istemdi. Ailenin sunduklarıyla, köy toplumunun ve düzenin sunduklarıyla yetinmedim. Felsefe yaklaşımıdır, yetinmiyorum, istemiyorum, yeterli bulmuyorum. Gücüm artıkça, bilgim arttıkça daha fazlasını isteme yaşanıyor. Tabii daha fazla isteme nedir? Ben bir ülke istiyorum, bir halk istiyorum, bir yeni yaşam istiyorum. Bunlar geliştikçe, peki, neyle yapacaksın sorusu kendini dayattı. Neyle yapacaksın sorusu akla şunu getirir: Güçle yapacağım. Nasıl bir güçle, güç nasıl oluşacak? İşte bu örgütle, partiyle, ilişkilerle olacak. Bunların hepsi çok çarpıcıdır, birbiriyle bağlantılıdır.

"Arzuluyorum, en iyisini, en güzelini istiyorum, ama yapma gücüm yok." Bunu söyleyen çelişkilidir, tutarsızdır. Büyük istemek, aynı zamanda büyük yapmayı da emreder. Bu açıktır. Aksi halde işte bizim toplumumuza egemen olan istem ve arzuları ile gerçekleştirmeleri arasındaki yalancılık ve seviyesizlik yaşanır. Ondan sonra da dilenme ve yalvarma tarzı peşi sıra gelir. Yine temel bir felsefe eğitiminiz olmadığından mıdır, siz bu çelişkiyi yaşıyorsunuz.
 

Büyük istemek büyük uğraş ister.
 

Örneğin ordu gerekiyor ki, bu bizde ekmek ve su kadar gereklidir. Bütün yaşam özlemelerimizi, hatta yaşam varlığımızı, kimliğimizi yok eden büyük bir tehlike var. Şuan bütün felsefi arayışlarımızın önünde duran engeller var. Varlık nedenimizi tehdit ediyor. Eğer bunu kavradıysak, temelde bunu bütün yönleriyle hissettir. O zaman ne gündeme gelir? "Ben bu büyük tehlikeyi nasıl aşmalıyım? Büyük tehlikeyi aşmadıkça hiçbir emelimi gerçekleştiremem" diyeceksin. "Hiçbir arzum gerçekleşmez, hiçbir sevgim olmaz, hatta sağlıklı bir ekmek bile yiyemem, bulamam. Tehdit altında çünkü" diyeceksin bu ve doğrudur da. Eğer bütün bunları doğru kavradıysanız, o zaman büyük bir tehlikeye göre büyük çaba gerekir diyeceksiniz.

Büyük tehlike nedir? Esasta Türk sömürgeci devleti veya daha somut gücü olarak ordusu, faşist özel savaş ordusu diyoruz. Her şeyi elimizden almanın gücü var. İşte eskiden canavarlar diyorlardı, yılanlar, bilmem işgal orduları diyorlardı, şimdiki onlardan daha tehlikelidir. Eski canavarlar eskiden belki zayıf olanı yutarlardı. Ama bir başka yerde güçlüsü çıkıp o topraklarda, o halk için bir gelişmeyi sağlayabilirdi. Şimdiki topyekûn halkı bitirme ve bir ülkeyi harap etmedir; insanı da iliklerine kadar bütün düzeylerde düşürmedir. Mevcut teknik ve sömürgecilik tarzı bunu sağlıyor. Demek ki, tehlike çok daha büyüktür.

O zaman buradan ne sonucu çıkarırsın? "Müthiş kendimi anlamalıyım, tanımalıyım, kendimi örgütlemeliyim" sonucunu çıkarman gerekir. Düşmanın büyüklüğüne göre bunu yaparsan, "Düşmanım büyük, benim de bunu aşmam için gereken büyüklüğü kendimde yakalamam şarttır" sonucuna varırsın. Bu çok açıktır. O zaman uğraşını çok büyük kılman gerekiyor. Düşmanı yenecek kadar uğraş, hatta yerine de emellerimizi gerçekleştirecek kadar yenilikler yarat! Bunların çaresini kendinde bulacaksın, inanacaksın, bileceksin, yapacaksın, tutarlıysan mevcut düzene karşı ve de özgürlük anlayışı için bunları sağlayacaksın.

Demek ki felsefe soruna böyle yaklaşmayı emrediyor. Daha doğrusu özgürlük felsefesi böyle emrediyor. Bunun için insan kendine güvenebilir. İnsan en büyük tekniktir, istese atom bombasından daha etkilidir. En büyük teknik derken, atom bombası kadar etkili derken, "Peki, nasıl olur?" diyeceksiniz. Bu, kişinin kendini örgütlemesiyle olur. Size hâkim olan düşman felsefesinden ötürü, bencillik dediğiniz aslında örgütselliği inkârdır. Düşüncede, duyguda ve bizzat pratikte kendisiyle sınırlı kalma söz konusudur. Sonuç, çok zavallı birisi olmadır. Birkaç ahbap çavuşu varsa, bir aile efradı varsa, demek ki başından itibaren güçsüzlüğe mahkûm oldu. Bu bireycilik felsefesi nedeniyledir ki, düşman bunu günlük olarak besliyor. "Senin ailen her şeydir, küçük bir memuriyet senin her şeyindir" diyor. Bu felsefe bize kaybettirir. Amacı küçük, örgütü küçük, eylemi küçük; kendisini ya kurtarır ya kurtarmaz. Özgürlük felsefesi peşinen bu bencillikle, bu bireycilikle hiçbir şey başarmayacağını bilir. "Büyük savaşmak gerekir" diyeceksin. Büyük uğraşı gerekir, büyük gücü gerekir, büyük ordusu gerekir.
 

   
 

» ANAKARARGAH ARŞİV

» HPG-BİM ARŞİV

» MEŞRU SAVUNMA

» GÜNCEL YAZILAR

» GERİLLADAN

» ŞEHİTLERİMİZ

» ÖNDERLİK

» YJA STAR SAYFASI

» DİZİ ARAŞTIRMA

» FOTO GALERİ

» KİTAPLAR

» VİDEOLAR

» HPG HAKKINDA

» BAYRAKLAR

» İRTİBAT

» HABER ÜYELİK

 
 

 

 
 

HPG (Halk Savunma Güçleri) Resmi Sitesidir.
HPGBİM tarafından yapılmıştır.

HPG Online © 2003  2008 Tüm hakları saklıdır.