|
Hoşimi Fırat
Aylar
önce tam da Türk özel birliklerinin propagandasının yapıldığı,
bizleri nasıl imha edeceklerini anlattıkları, ahkam kestikleri bir
süreçte “deniz ve gerilla” diye bir yazı yazmıştım. Orada müneccim
olmadığımı ama bu propagandaların Amerika'nın Vietnam savaşı süreci
gibi yaşanan bir süreci gösterdiğini söylemiştim. Henüz birkaç ay
geçmiş olmasına rağmen söylediklerimi doğrulayan Oramar direnişi
gelişti.
Bu direniş sadece bir mızrak ucudur. Çuvala
girmiş ve çıkmış mızrağın saklanamayan ucudur. Bu uç öyle sivri ve
öyle parlak ki birkaç kelime söyleyip bu direnişçi yoldaşları
selamlamamak elde değil.
Bu direniş gerillanın gücünün, iradesinin
yalın bir ifadesidir. Bu direniş yurtseverlik ahkamı kesenlere
yurdun nasıl savunulması gerektiğini göstermedir. Bu direniş hiçbir
yurtseverlik ilkesi tanımadan, hiçbir devrimci ufku olmadan CHE
devri bitti diyip bizleri “düze, ovaya çekmenin” aktörlerinedir.
Bu direniş 1984’ten bu yana bizi bir avuç
eşkıya diye adlandıranlara ne olduğumuzu anlatan küçük bir cevaptır.
Bu direniş, rambolarının ve özel birliklerinin ne kadar işe
yaradığını gösteren ve yapılacak bir operasyonun görünecek
sonucudur. Oramar bir operasyona karşı gelişen direnişin cevabın
sadece bir kısmıdır. Görünen köy kılavuz istemezmiş. ORAMAR köyünü
herkesin iyi görmesi gerekir.
Oramar direnişi bir mızrağın sadece ucudur
dedik. Çuvala girmiş ve çıkmış olan saklanamayan ucu. Medyanın onca
manipülasyonuna rağmen saklanamayan o uca bakıp mızrağı görmek
gerekir.
görmek yetmiyor. bu mızrağa bir çözüm bulmak
gerekiyor. Artık mızrak çuvala sığmıyor. Çözüm mızrağı gizlemekse;
buyurun!...
Sırada nice mızrak uçları sizleri bekliyor!
|