|
Özgür Bilge
HA BEYRUT KASABI ŞARON,
HA KÜRDİSTAN KASABI QERDOĞAN
Qerdoğan Kürdistan seferinde.
Amma ve lakin Kürtler de serhıldanda.
Bu nedenle herkes fikrini beyan ediyor.
Bilmem neymiş de, DTP seçimler için direniyormuş.
Ne alakası var.
Alakaya maydanozdur, bu düşünceler.
Hakikat olan bir şey var ortada.
Kafirler Partisi’nin faşist başı Qerdoğan’ın talimatı ile Önder
APO’ya işkence yapılmıştır.
Kürtler bu nedenle serhıldana kalkmıştır.
Kürtlerin önderine işkence yapılırken, Qerdoğan kalkıp Kürdistan
seferine çıkarsa, tabiî ki Kürtler, Qerdoğan’ı, Şaron’a
benzetecekler.
Hele bir bakalım neden, Kürdistan kasabı Qerdoğan’ı, Beyrut kasabı
Arial Şaron’a benzetiyorlar?
Neden benzetiyorlar?
Bunun için, her iki kasabın icraatlarını mukayese edelim:
Görülecektir ki, Şaron, Qerdoğan’a göre kötünün iyisidir.
Bakalım Şaron neler yapmış, neler yapmış?
Tarih 16 Eylül 1982. Yer Beyrut’un batısındaki Sabra ve Şatilla
adındaki Filistin mülteci kampları.
Arial Şaron denetiminde bu kamplar basılır. Bin dolayında Filistinli
öldürülür. Bu katliamlardan dolayı Şaron’un ismi, Beyrut Kasabı diye
anılmaya başlanır.
Yine tarih, 28 Eylül 2000. Filistin ile İsrail arasında barış
görüşmeleri sürüyor. Ne olduysa Ariel Şaron, daha görüşmeler devam
ederken, Müslümanlarca kutsal sayılan Mescid-i Aksa’ya provakasyon
amacıyla gider. Filistinliler buna tepki olarak direnişe geçer. Ve
bu olay, Aksa İntifadası’nın kıvılcımını çakan bir olay olur.
Böylece yeni bir Filistin İntifadası başlar.
Şimdi de gelelim Qerdoğan’ın icraatlarına:
Tarih 28 Mart 2006. Yer Amed. Muş Güneyi’nde, 14 HPG gerillası Türk
Ordusu tarafından kimyasal silahla katledildiği için, başta Amed
olmak üzere tüm Kürdistan halkı ayakta, serhıldanda.
Faşist Qerdoğan, bunu hazmedemez. “Kadın da olsa, çocukta olsa
vurun” der. 3 yaşındaki çocuktan tutalım, 75 yaşındaki dedeye kadar
onlarca Kürt katledilir.
Yine tarih, 5 Kasım 2007. Yer ABD’nin Beyaz Sarayı. Bush ile
Qerdoğan birlikte PKK’yi düşman ilan ederler. Dolayısıyla Kürt
halkının hepsini düşman ilan ederler. O günden bugüne kadar, iki
Kürt düşmanının, birlikte Kürtlere karşı yürüttükleri savaşta
onlarca PKK gerillası ile Kürt yurtseveri şahadete ulaştı.
Qerdoğan’ın iktidarından bu yana bin dolayında şahadet durumu var.
Sabra ile Şatilla katliamlarını aşan bir durum var.
Bunu da yeterli görmediler:
Önce birlikte Önder APO’yu zehirlediler.
Sonra saçlarını kazıttılar.
En sonunda da işkence ettiler.
Bunun üzerine de Qerdoğan kalkmış, Quçik Başbuğ’dan talimat alarak
Kürdistan seferine çıkıyor.
Kürdistan Kasabı Qerdoğan’ın yaptığı, Beyrut Kasabı Ariel Şaron’un
yaptığını kat be kat aşan bir durumdur.
İsrail hiçbir zaman, Filistinlilere dememiş siz İbrani
ırkındansınız.
Filistinliler ilkokuldan, üniversiteye kadar Arap dilinde eğitim
görüyorlar.
Kendi kültürlerini istedikleri gibi yaşatıyorlar.
Yani İsrail, Filistinlileri katletmiş. Fakat Filistinlileri ne
fiziki soykırıma uğratmış, ne de kültürel soykırıma uğratmış.
Ama Kürdistan Kasabı Qerdoğan halen Kürtlerin varlığını bile kabul
etmiyor.
Her yerde tek dil, tek millet diyor.
Türk milleti diyor. Türk dili diyor:
‘Buna kim karşı çıkabilir? Buna karşı çıkanın bu ülkede yeri yok.
Buyursun istediği yere gitsin.’ Kısaca “ya sev ya terk et”
demektedir ve MHP’nin sloganını atmaktadır.
Kürtleri hem fiziki, hem de kültürel soykırımdan geçirmektedir.
Tam da Hitler gibi ırkçılık yapıyor.
Buna Kürtler sessiz kalabilir mi?
Tabii ki kalmazlar.
Sonuna kadar direnişe geçerler.
En keskin iradeliler gerillaya akın eder.
Geriye kalanlar da yediden yetmişe neredelerse, orada serhildana
kalkarlar.
Ta ki Önder APO ile Kürdistan özgür oluncaya kadar.
Er veya geç Kürdistan Kasabı Qerdoğan’ dan da hesap soracaklardır.
Duy bunu hem gizli Yahudi Sebayist, hem de Kürdistan Kasabı
Qerdoğan. |