|
Rûbar Andok
BU ÖFKE HERKESİ YAKAR!
Öfkemiz çok büyük. Kürt Halk Önderimiz Rêber Apo’ya karşı
ahlaksızlığın sınırlarını aşan sözlü hakaret ve fiziki müdahale,
gerillanın mevcut öfkesini doruğa çıkarmıştır.
Öfkemiz bir namlunun ucundaki barutun açığa çıkardığı itmeden kat be
kat büyüktür!
Öfkemiz bir roketatarın yol alışıyla havayı yarmasından çıkardığı
sesten daha büyüktür!
Öfkemiz Bezelê ve Oramar’ın duvarlarını yıkan ve tepeleri düşüren
güçten daha büyüktür!
Öfkemiz helikopterleri kırıma uğratan ve generallerin ve satılık
gazetecilerin kimyalarını bozan enerjiden kat be kat yüksektir!
Herkes ve en başta Türk Genelkurmayı ve AKP hükümeti çok iyi
bilmektedirler ki, Önderliğimize karşı herhangi bir olumsuz tavır ve
davranış savaş ve barış gerekçemizdir. Ama inkar ve imha zihniyeti,
Kürde yaşam şansı tanımadı ve yok etmekten başka bir çözüm
geliştirmedi. Buna karşın özellikle iki yıldır da kısmi de olsa
meşru savunma savaşı sürdürüldü. Bezelê, Oramar ve Zap
direnişlerinden ders çıkarması gereken faşist Türk egemen sistemi,
çok çok ileri giderek Türk-Kürt kardeşliğini, İmralı’daki son
uygulamalarla adeta dinamitlediler ve yüz yıllar boyunca telafisi
olmayacak bir tarihi kalleşlik içerisine girdiler. Bu şekil
halkların birlikte yaşamasının imkanlarını dinamitlediler.
Bunun sorumlusu genelkurmaylık ve AKP hükümetidir. Halkımız bunu iyi
bilsin ki, gerilla bu sorumlulardan en üst düzeyde hesap soracaktır.
Türk ordusunun yeni genelkurmayı Yahudilikten dönme İlker Başbuğ ve
AKP hükümeti, yıllardır ateşle oynadılar ve bugün de bütün
tahammülleri aşan bir şekilde, olan ateşe adeta TNT ve C-4 katarak
alevi gürleştirdiler.
Bu ateşin gürleşmesi sonucunda neyin olacağını, mevcut yönetim çok
iyi bilmektedir.
Savaşın gelişmemesi ve kanın dökülmemesi için Önder Apo ne
gerekiyorsa dokuz yıldır, büyük bir direniş sergileyerek ve sorumlu
davranarak yaptı.
Peki, sonuç ne oldu?
Operasyonlar hiç durmadı, hava saldırıları ve çatışmalar hiç
kesilmedi.
Bu süreçte buna karşın gerilla, gücünün çok az bir kısmını kullandı.
Bu oran bile “kimyaları” bozmaya yetti.
Herkes aklını başına alsın, ne yaptıklarının farkında olsunlar.
Rêber Apo Kürt halkının ve gerillanın yaşam gerekçesidir. Yaşam
gerekçemize en ufak bir yaklaşım, yaşamınızı söndürmek anlamına
geliyor.
Herkes aklını başına alsın, binlerce fedai Apocu militan mahşer
gününü yaratmak için beklemekte.
Bu gürleşecek ateşte, herkes yanar.
En başta Tayyip Erdoğan ve tüm sülalesi yanacaktır.
Bu savaşı kızıştıran profesörler, stratejistler ve yazarlar, bu ateş
sizi de yakacak.
İlkel milliyetçi Kürtler, korucular, HAK-PAR vb. oluşumlar, bu ateş
sizi de yakacak.
Kürdistan’da AKP adına çalışma yürüten, bu malum oluşumun il
başkanları, ilçe başkanları, yöneticileri ve kendilerini dini
simgelerle örten fahişe ve puşt çalışanları, bu ateş sizi de
yakacak.
Sayıları 70’den fazla olan ve TBMM’de Kürt olduklarını iddia eden
AKP milletvekilleri, bu ateş sizi ve tüm sülalenizi yakacak.
Bu kesimler iyi bilmelidir ki, henüz harekete geçirilmemiş ve
gerilla mücadelemizin en yoğunlaşmış fedai örgütlenmesi olan
Ölümsüzler Taburunun tek görevi Önder Apo’yu korumaktır.
Önderliğimize hakaret ve fiziki yönelimin en baştaki sorumluları en
başta Başbakan Erdoğan ve Deniz Baykal olmak üzere sorumlu tüm
kişilerin kendi yaşamlarına ve ailelerinin yaşamlarına mal olacağını
iyi bilmelidirler. Hiç kimsenin yaşam güvencesinin kalmadığı bir
süreci başlattınız.
Kürt gençleri en başta bu kahpe ve alçak düşmandan hesap sormak
için, en kısa zamanda gerilla saflarında yerini almalıdır.
Gelemeyenler kendi örgütlemelerini kurarak, tüm devlet kurumlarını
ve şahsiyetlerini, AKP ve MHP’nin oluşum ve şahsiyetlerini hedef
almalıdırlar. Avrupa’daki halkımızın, savaşın bir tarafı olan Avrupa
devletlerinde şiddeti de içeren eylemler içine girerek, tüm
elçilikler, TV’ler, faşist Türk dernek ve oluşumlarını hedef alması
gerekir. Amed, adına yaraşır bir şekilde tepkisini gösterdi.
Amed’deki “Apocî” gençlerin kesintisiz bir şekilde AKP ve MHP
benzeri oluşumları hedef alması gerekir. Bu kesimlere Kürdistan’da
yaşam hakkı tanımamalıdırlar.
Ama, ama…! Yaptırım gücü olan, ama etkileyen eylemler olmalı. Gün
demokratik vb. eylemlerin zamanı değil. Ancak bu şekil
önderliğimizle özgürlüğe yol alabiliriz. Geri kalan gerillanın
işidir. Alanlarda halkımızın haykırdığı sloganlar, bizim için
talimattır. |