Kürtçe | Türkçe | Farsça | İngilizce | Arapça | Almanca

 

 
   
 
HPG Gerillaları 9 Ekim’i Değerlendiriyor
9 Ekim 2008

Röportaj

 

Beritanların, Zilanların, Agitlerin İzinde Yürüyerek
Bu Komployu Boşa Çıkartacağız
(HPG Gerillaları 9 Ekim’i Değerlendiriyor)
 

- 9 Ekim komplosu hangi temeller üzerinde gelişti ve biz bu komployu nasıl boşa çıkartabiliriz?

Doğan KATO: 9 Ekim komplosu Kürt halkı üzerinde devam eden baskının ve Kürt halkının kendi ülkelerinde, kendi topraklarında bir parçalamayı amaçlamaktadır. ‘70’li yıllarda Önderliksel bir hareket olarak PKK hareketinin ortaya çıkışı, Kürdistan’ın sömürge altında oluşunun ideolojik ve siyasi tahlilinin yapılmasıyla, uluslararası güçler karşısında, Kürtlerin var oluş ve yok oluş süreci başladı. Emperyalist güçler, BOP’u gerçekleştirmek istiyorlardı ve bu nedenle Ortadoğu’da iç çekişmeler başlamıştı. Ortadoğu’da bu gelişmelere engel olabilecek bir tek güç vardı; o da PKK hareketiydi, özgürlük hareketiydi ve Önderlikti. Hareketimizi ve Kürt halkını yok etmek için, aslında bu komployu Önderlik şahsında geliştirmek istediler. Uluslararası komplonun başta ABD olmak üzere İsrail, İngiltere ve otuz beşe yakın ülkenin, Önderliği önce Suriye’den Türkiye’yi kullanarak çıkarması ve onu Afrika ülkelerine kadar göndermesi bir nevi Kürtlere yaklaşımın bir göstergesidir.

Belki komplo günümüzde de hala devam etmektedir ama Önderliğimiz bu İmralı süreci içerisinde duruşuyla bu komployu boşa çıkarmıştır. Hem Önderliğe karşı fiziksel bir baskı, hem psikolojik bir baskı, hem de var olan ideolojiden koparmak için her türlü tecrit yönelimlerine karşı Önderlik, her zaman ki duruşuyla bu tür yönelimleri boşa çıkarmıştır. Önderliğin buradaki duruşu, özellikle “Özgür İnsan Savunması”, “Bir Halkı Savunmak” savunmalarıyla tüm uluslararası kirlilikleri ve bu yönlü kurulan ittifakları ortaya çıkarmıştır. Önderlik kendi şahsında komployu bu şekilde boşa çıkartırken, halk da serhıldanlar ve saflara katılımlarını attırarak, komploya cevap olmuştur. Geçen dokuz yıllık sürece baktığımız zaman, gerçekten büyük mücadeleler verilmiştir. Özellikle Önderliğin tek kişilik tutuk evinde sergilediği büyük direniş, halkla bağları koparma, gerilla ideolojisini özünden saptırma politikalarını boşa çıkarmıştır. Tarihe de baktığımız zaman görüyoruz ki, Önderlik düşmanın her saldırısına karşı bir hamle geliştirmiştir. Önderlik İmralı’da da bu şekilde bir cevap olmuştur. Bizler de Önderliğin mücadelesinin takipçileri olarak, onun ideolojisini geliştirme ve mücadelesini ilerletmemiz gerekir. Bizim parti İdeolojisinde netleşmemiz gerekir. Aslında süreç netleşme sürecidir. 2003 yılındaki tasfiyeciliğin hala günümüzde de devam eden etkilerine karşı mücadele ederek, kendimizi netleştirmemiz gerekmektedir. Somut olmasa bile, bu tasfiyeciliğin uluslararası güçler tarafından hareketimizi, içten çökertme politikaları sonucu ortaya çıkarıldığını söyleyebiliriz. Bu hareketin her militanı, uluslararası bu güçlerin her türlü yönelimini kendi şahsında boşa çıkarmak için hem ideolojik, hem siyasi, hem de askeri boyutta duruşu ve mücadelesiyle bir duruşun sahibi olmak zorundadır. Bunun için de her militanın kendi şahsında, komplo ve komplocu güçler karşısında kendisini netleştirmesi ve onun savaşımını vermesi gerekir. Beritanca ideolojide derinleşmek, inançla bu mücadeleye bağlanmak ve direnişte ısrar etmek ancak bu komployu boşa çıkartabilir.

Şahin ZAZA: Bu komplonun amacı ele alındığında; komplo, Önderlik şahsında bir halkı ve hareketi yok etmek, olmazsa da etkisizleştirmekti. Uluslararası güçlerin, Önderliği etkisizleştirebilmek için yürütmüş oldukları bir komplodur ve bu komplo hala günümüzde devam etmektedir. Ama Önderlik duruşuyla ve ideolojisiyle, bu komploya karşı bir direniş sergiledi ve komployu boşa çıkardı. Ortadoğu’ya hakimiyet kurabilmek, önlerindeki tek güç olan Önderliği ortadan kaldırmak için uluslararası güçler, bu komployu yürüttüler. Tabi ki Önderlik, bu komplocu güçlere karşı hiçbir zaman felsefesinden ve ideolojisinden taviz vermemiştir. Önderlik, partinin kuruluşundan bu yana şehitlere vermiş olduğu sözleri hiçbir zaman unutmamış, halkı ve onlar için verdiği özgürlük mücadelesini, bu temelde yaşatmıştır. Verdiği sözlerin takipçisi olarak, bu güçlere karşı bir direniş vermiştir. Bu uluslararası güçler, Önderliği yakaladıklarında, Önderliğin önüne iki seçenek koymuşlardır. Birincisi; bizimle olacaksın. İkincisi; eğer bizimle olmazsan, seni imha ederiz. Tabii bunlara karşı Önderlik, hiçbir zaman halkı ve mücadeleyi yalnız bırakmamış, ideolojiyi daha da derinleştirmek ve halkı özgürlüğüne kavuşturmak için her zaman bir mücadele içerisinde olmuştur. Her zaman Önderlik, bu güçlere karşı mücadelesini sürdürmüştür. Bu güçlerin amaçlarına ulaşmalarını engellemek için büyük bir direniş sergilemiş ve ideolojiyi daha da derinleştirmiştir. Her zaman Kürt halkının ve gerillanın yanında yer almıştır. Bizlerin de Önderliğin birer militanı olarak, Önderliğin komployu boşa çıkartan gücüne karşı, her zaman şehitler çizgisinde derinleşmeliyiz ve bunun mücadelesinde ısrarlı olmalıyız. Her zaman inancımızı büyüterek ve bunun mücadelesinde derinleşerek, bu çizginin bir takipçisi olarak bu komployu boşa çıkartmalıyız. Önderliği iradesizleştirmeye dönük yönelimlere karşı, bizlerin de Önderlik gibi inançla bir irade oluşturmamız gerekir. Bu partiye katılırken verdiğimiz sözün takipçisi olmalıyız ve bundan taviz vermemeliyiz. Ne kadar güçlü bir mücadele ve savaşım verirsek, o kadar komployu boşa çıkartabilir, o kadar Önderliği özgürlüğüne yakınlaştırabiliriz. Kendimizi ideolojik, askeri ve yaşamsal bazda geliştirerek, büyük komutanlarımız Beritanların, Zilanların, Agitlerin izinde yürüyerek, bu komployu boşa çıkartabiliriz.

 Zilan SORAN: Başta, halkımız ve Önderliğimiz üzerinde yürütülen uluslararası komployu kınıyoruz. Bu komplo sadece Önderlik üzerinde yürütülen bir komplo değildir. Bu komplo, Önderliğimiz şahsında halkımız ve özgürlük hareketimiz üzerinde yürütülmüştür. Bu komployla, özgürlüğü amaçlayan hareketimizi tasfiye etmek istemişlerdir. Fakat bir sonuç alamamışlardır. Her ne kadar, sonuç almak için hala komployu uygulamaya çalışsalar da, Kürt halkının direnişi ve Önderliğin İmralı’daki duruşu, komployu tamamen boşa çıkarmıştır. Bu amaçla, yine Önderliği zehirleyerek, fiziki olarak imha etmek istemişler ama bunun deşifre edilmesiyle komploları boşa çıkmıştır. Bu bizim ideolojimizin derinliğinden ve gücüden kaynağını almaktadır.

Önderlik, kadını yeniden yaratmak için o kadar emek vermiştir. Bu yönlü komplonun, Önderlik şahsında kadın özgürlüğüne de yönelik olduğunu da belirtebiliriz. Bu nedenle kadın olarak, bu komployu boşa çıkarmak için her şeyden önce, Önderliği yaşatmamız ve ideolojisini yaşamsal kılmamız gerekmektedir. Ekim ayı hem Beritan arkadaşın şahadet yıldönümünün, hem de komplonun yıl dönümünün yaşandığı aydır. Bu nedenle bu ay bizler için daha büyük bir anlam içeriyor. Önderliğimize ve halkımıza karşı yürütülen komploya karşı kadın olarak, Beritanca bir duruş ve direniş sergilememiz gerekmektedir. Beritanca bir duruşa ulaşabilmek ve Önderliğe karşı yetersiz yoldaşlığımızın özeleştirisini verebilmek için, duruşumuzu ve ideolojideki derinliğimizi sorgulamamız ve bu temelde bir katılım yapmamız gerekmektedir. Her şeyden önce bir kadın olarak, Önderliğin bize biçmiş olduğu misyonu ve bize vermiş olduğu emeğin ne kadar hakkını verebiliyoruz ve yerine getirebiliyoruz? Bunun sorgulamasını yapmamız ve bu düzeye ulaşmak için bir mücadele içerisinde olmamız gerekmektedir. Önderliğe Beritanca bağlı olmak ve hiçbir zaman ruhta ve düşüncede teslim olmamak, bizim ilkelerimiz olmalıdır. Kadın olarak, kendimizi ideolojide derinleştirmemiz ve onun mücadelesi için kendimizi eğitmemiz gerekmektedir. Kendimizi ne kadar ideolojide derinleştirirsek, o kadar komployu boşa çıkarmış ve düşmanı darbelemiş oluruz. Bunun bilinciyle ideolojiye yaklaşmalıyız. Ne kadar kendimizi geliştirirsek, o kadar Önderliği de özgürleştireceğiz.

 - Kadın hareketi ve kadın gerillalara bu süreçte düşen görevler nelerdir?

Tavge AMED: 9 Ekim komplosu, Önderliğe karşı yürütülen komplonun ilk adımıydı. Bu komplo planları, 15 Şubat komplosuyla pratikleşti ve hala da amacına ulaşmak için kendisini farklı biçimlerde pratikleştiriyor. Bu aslında Önderlik şahsında, Ortadoğu’ya müdahalenin ilk adımı olarak da değerlendirilebilir. Önderliğin ideolojisi ve mücadelesi, egemen güçlerin orta doğudaki çıkarlarına engel oluyordu. Bu konuda Önderlik, önemli bir güç teşkil ediyordu. Önderliğin Ortadoğu’da egemen olmak isteyen güçler üzerinde yapmış olduğu çözümlemeler, o güçlerin oyunlarını deşifre ediyordu ve bu oyunların önüne engel oluyordu. Bu komplonun amacı, uluslararası güçlerin emellerini gerçekleştirebilmek için, önlerine engel gördükleri Önderliği etkisizleştirmek ve bu temelde Ortadoğu’ya müdahale edebilmekti. 9 Ekim komplosu da bu müdahalenin, ilk adımıydı denilebilir. Zaten bundan sonra Ortadoğu’ya müdahaleler gelişti, gerek Irak’a askeri müdahaleler gerekse, diğer ülkelere siyasi ve ekonomik müdahaleler şeklinde kendisini gösterdi. Bu müdahalelerin önünde engel olarak gördükleri Önderliksel bir hareket olan mücadelemizi, ortadan kaldırmak istediler. Bu nedenle direk Önderliğe yöneldiler. Bir anlamda Önderliği düşünsel olarak, ya da fiziki olarak yok ettikleri zaman, özgürlük ideolojisini de yok edeceklerini düşündüler. Fakat başarılı olamadılar. Belki Önderlik Avrupa’ya çıktıktan sonra hareketimiz belli zorlanmaları yaşadı ama daha sonra, yine Önderliğin perspektifleriyle bu zorlanmalar aşıldı. Belki Önderlik, fiili olarak yoktu yanımızda ama düşüncesi ve ideolojisiyle her zaman yanımızda oldu. Önderliğin bizlere vermiş olduğu emekle, yine en büyük destek oldu. Bu nedenle insan bu komplonun boşa çıkarıldığını söyleyebilir. Belki şu anda da bu komplo hala devam da ediyor ama direnişimiz bu komployu da boşa çıkarmaya yöneliktir. Hala halka yönelik baskılar, hareketimize karşı inkâr ve imha politikaları ve en önemlisi de Önderliğimize karşı tecrit, izolasyon ve işkence devam etmektedir. Bir Önderliksel hareket olarak bizler, ne kadar Önderliğin ideolojisini bir güç olarak kendimizde yaşamsal kılarsak, o kadar komployu da yine boşa çıkarmış olacağız, mücadelemizi ne kadar bu yönlü büyütürsek, amaçlarımıza o kadar yakınlaşmış olacağız. Amacımız Önderliğin özgürlüğüyse, bizler de hiçbir zaman teslim olmadan, kendimizi ideolojik anlamda donatıp mücadelemizi büyüterek amacımıza ulaşırız. Beritanca, teslimiyete karşı çıkmalı ve onun yaşamını, bağlılığını, ideolojideki derinliğini kendimize esas almalıyız. Bilmeliyiz ki; bu komployu, ancak Beritanca bir duruş boşa çıkarabilir. “Devrim fırtınalı kişilik ister” sözüyle yola çıkarak, kendimizde fırtınalar yaratıp, içimizdeki gerilikleri yıkıp, Önderliğin bizden istediği kişilikleri yaratmamız ve o temelde bir mücadele vermemiz gerekmektedir. Bunu başarabilmek için sürekli kendimizi sorgulamamız ve ideolojide derinleşmek için kendimizi eğitmemiz gerekmektedir. Bu komplo, Önderliğin düşüncelerine ve mücadelesine karşı yürütüldüyse, bizler de Önderliğin düşüncesini her zaman yaşatıp, yaymalıyız. 

Delila ZİLAN: 9 Ekim komplosu, Önderlik şahsında bir mücadeleye ve halka yönelik başlatıldı. Bu ideolojinin temelini oluşturan Önderlik, “bu hareket bir kadın hareketidir” demiştir. Bu nedenle, bu komplo bir nevi kadın özgürlüğüne karşı da yürütüldü, denilebilir. Sistem kadını asimile ederek, kendi özünden uzaklaştırarak köleliğini daha da derinleştirmek isterken, Önderlik bu köleliği yıkıp yeni, özgür bir kadın yaratmaya çalışmıştır. Kadın özgürleştikçe, sistem de temelden çökecektir. Bu nedenle hareketimiz, sisteme ideolojik olarak bir engel teşkil etmiştir. Heval Bertan’ın da şahadet yıl dönümü vesilesiyle de insan şunu belirtebilir: 9 Ekim komplosuna karşı Beritanca bir duruş, cevap olabilir. Bir kadın olarak, ne kadar Önderlikle birlikte olur ve onu kavrarsak, o kadar onu da kendimizi de özgürleştirebilir ve onun bizlere vermiş olduğu emeğe karşılık, bir cevap olmuş oluruz. Beritanca yaşamak lazım -ki komplocular anlasınlar bu mücadeleyi kavrayanlar, asla teslim olmazlar. Önderliği kavrayanlar, asla onun düşüncesinde ve çizgisinden ayrılmazlar.- Beritanca bir direniş ve bağlılık, 9 Ekim komplosunu boşa çıkartacak ve Önderliği özgürlüğüne kavuşturacak tek yoldur.

 

     

» ANAKARARGAH ARŞİV

» HPG-BİM ARŞİV

» MEŞRU SAVUNMA

» GÜNCEL YAZILAR

» ŞEHİTLERİMİZ

» ÖNDERLİK

» YJA STAR SAYFASI

» FOTO GALERİ

» KİTAPLAR

» GERİLA.TV (Video)

» HPG HAKKINDA

» BAYRAKLAR

» İRTİBAT

» HABER ÜYELİK

 
 

 

 

 

 
 

HPG (Halk Savunma Güçleri) Resmi Sitesidir.
HPG-BİM tarafından yapılmıştır.

HPG Online © 2003 - 2008 Tüm hakları saklıdır.