|
Mazlum GAP
Politikanın da bir ahlakı vardır. Bunlar daha birkaç gün önceydi
Diyarbakır’a gelmişlerdi ve kapalı mekânlarda paket konuşmalar da
yapmışlardı. Mir Dengir Mehmet Fırat gerçek bir kabadayı gibi
Atatürk’e kafa tutacağına, zahmet olmayacaksa eğer öncelikle soy
anlamında da olsa bizzat kendileri orijini olduğu halkı için basit
bir söz sahibi olsun. Burada kimsenin onlardan bir medet umduğu yok
ama örneğin “Atatürk devrimleri travma yaratmış” diyeceğine; hey
Sayın Deniz Baykal sen kırk milyon Kürdü de bir tarafa bırak, bütün
Kürtleri görmezden de gel, sizlerin parayla duygularını,
düşüncelerini, kişiliklerini satın aldığınız bazı Kürt aileleri var,
üstelik bu aileler sizin için satmadıkları kendilerine ait bir
şeyleri de kalmadı ve hiç olmazsa onlarla samimi olduğunu kanıtla.
Sen bunu bile yapmıyorsun. Kaldı ki sen onların birkaç oyu için
Diyarbakır’a kadar da geldin. Orada yaptığın konuşmalar daha kapalı
mekânın tavanlarında donmuş dururken, sen sosyalist enternasyonal
toplantısına gitmemenin gerekçelerini bilmem güya bazı kesimler
“Dünyada Kürtçülüğü geliştirmek istiyormuş” gibi gerekçelerle izah
ediyorsun. Mir Dengir Mehmet Fırat gerçek bir kabadayı olduğunu
ispatlamak etmek istiyorsa; CHP’nin kurucusu olarak “Bu parlamento
her iki halkındır” diyen Atatürk’ün travmalarını değil, Kürtlüğe
dahi tahammül gösteremeyen “enternasyonal” faşist Deniz Baykal’ı
eleştirsin.
Evet, Deniz Baykal diyor ki “bazı nedenlerden dolayı sosyalist
enternasyonal toplantısına katılmadım.”
Sanırım herkesin aklına benzer bir şey düşebilir, benim de aklıma şu
düştü; rahmetli Kemal Sunal bir filminde tam kovulacağı aşamasına
geldiğinde “Ben kovulmadım istifa ediyorum” diyordu. Şimdi sen
toplantıya katılsan da katılmasan da ihraç edilmeye mahkûmsun bir
kere. Bilmem Türkiye’nin milli çıkarları için, Türkiye’nin birliği
ve bütünlüğü, kendisinin üyeliği üzerinden tartışmalar açılacak
kaygısıyla katılmamış. Sözüm ona kendisi böyle bir fedakârlık
yaparken, kendisi Türkiye’yi böyle sıkı sıkıya korurken, bilmem bazı
parti ve kesimler de onu ve partisini teşhir ediyormuş, bilmem
uluslar arası alanda Kürtçülüğü geliştiriyorlarmış. Şimdi bu denli
bir faşist çığırtkanlık yapılırken; Kürtlerin haricinde herşeyi
konuşabilecek cesareti gösteren liberal, mülayim, efendi bazı Kürt
orijinli aydınlardan birisi çıkıp da demiyor “hey be bre adam senin
o kanalizasyonlardan bir damla temiz su umut etmeye benzeyen mantık
yapının bataklığındaki “Kürt vatandaşlarımız” sözüne kim kanacak.
Sen bırak Kürtçülüğü de kendin düştüğün hale bak. Geçmişin hakkında
fazlasıyla iyimser düşünsek bile, sen enternasyonalizmden sadece
milliyetçiliğe değil, koyu bir faşizme kaymışsın.”
Ufkun ne kadar daralmış bunlar seni ele veriyor. Yüz doksan derece
milliyetçiliğe kaymakla, hatta kara sevdalısı kesilmekle nereye
gittiği apaçık ortadadır.
Şimdi sözünü ettiğimiz o Kürt aydınları alınmasın ama onların
yaklaşımlarından şu ortaya çıkıyor ki onlar bunu Kürtlerin
kendilerine bir sitemi olarak değil, zaten varsa eğer Kürlerin bir
sitemi o da kendilerinedir fakat sizinde gerçeğiniz şudur; aç Kürt
Kürt’tür, tok Kürt Türk’tür.
Burada anlaşılması gereken esas konu, bu siyasi partilerin hiç
birisinin ama hiç birisinin Kürtlere saygısının olmamasıdır.
Şuna artık inanmaya başladım ki, Deniz Baykal Kürtlerin Türkçe
anlamadığını düşünüyor! Yüreğinin en derinliklerinden Kürtlere kin
besleyen bu zihniyet korkunç bir katliamdır. Deniz Baykal iktidar
olmadan önce Kürtleri katliamdan geçirmiştir aslında. Bunu düşüncede
gerçekleştirmiştir o. Bir kere bir Türk kurucusu veya korucusu olmak
Kürt düşmanlığından geçmiyor ki! Kürt- Türk tarihinden bu yana
Kürtlerin sana ne kötülüğü oldu? Kürtlerin sana yapmadığı hizmet mi
kaldı? Böyle bir alerji niye? Hem o kişi sendin geçen yıl ilada
Kürtlerin sürülmesini dayatıyordun. Kuzey Kürdistan Kürtlerinin
Güney Kürdistan’a sürülmesi ve onların yerinde doğacak olan boşluğu
bir avuç Türkmen’le doldurmayı düşünen sendin. Kendi onurlarıyla
yaşayan Kürtler senin bu dediklerini kendi kulaklarına küpe
yaptılar. Tüm bunlar dururken sen Diyarbakır’a geldin ama Kürtler
misafirperverlik prestijlerine göre en mütevazı tutumu sergilediler.
Kürtler senin için daha ne yapsın!
Açıkçası Kürtlerin öyle sosyalist enternasyonal konferanslardan,
toplantılardan bir beklentileri de yok. Zaten bugün uluslar arası
sahalarda sosyal enternasyonallerin de görevlerini, solcuların da
görevlerini, demokrasiyle uyuyup demokrasiyle kalkanların da
görevlerini omuzlamıştır. Onların dillerinin ucuna varıp geri
yutkundukları sözlerin tümünü Kürtler bağıra bağıra haykırıyor.
Sadece haykırmakla da değil eyleme dönüştürüyorlar. Ama gene de
Deniz Baykal ihraç edilmelidir. İstersen toplantıya katıl istersen
katılma. Kürtler seni ihraç edecek!
|