|
3 Temmuz 2008 |
|
Özgür BİLGE
Neredeyse
her gün sömürgeci Türk devletinin bir kurumunun Kürtleri kırımdan
geçirme planı açığa çıkıyor. Özellikle bu plana kırım planı diyorum.
Jenosid-soykırım- diyorum. Çünkü asimile kavramının kullanılması
planlı ve uzun vadeye yaydırılmak istenen soykırımı görmemeye
götürür. Tehlikeyi anlamamaya götürür ki, bu da kendisiyle beraber
gereken direnişe girmemeyi getirir. Ulusal refleksi de zayıflatır.
Buna rağmen kendine Kürdistancı yaftası takıp ta aslında
Anti-Kürdistancılar olanlar var.
Türk ordusunun ve AKP’nin Kürdistan’ı Biçimlendirme Planı apaçık bir
biçimde ortaklaşa yürütülürken buna karşı tek direnen güç HPG
gerillasıdır. PKK’dir. Buna rağmen Kürdistan gerillası ile Özgürlük
Hareketiyle birlikte hareket etmeyenler var. O zaman ben onlara
soruyorum. Kürdistan’da bir milyon askerin bulunması bir işgal değil
midir? Güney Kürdistan’da beş bin Türk askerinin ve yüze yakın
tankın bulunması bir işgal değil midir? Yine onlara soruyorum
çocuklarınız düşmana askerlik yaparken nasıl oluyor da silahsız
çözümden bahsediyorsunuz? Üstelik kendinizde düşman ordusunda tıpış
tıpış askerlik yaparken, Kürdistan gerillasına karşı savaşırken
nasıl oluyor da kendinize Kürt siyasetçisi diyebiliyorsunuz?
Yine Ordu ve AKP’nin Kürdistan’ı Biçimlendirme Planında, Kürt
Özgürlük Hareketine karşı bazı kişilerin ve oluşumların
desteklenmesi dair konsept ortadayken bazılarının PKK saldırması
onların birer Ergenekon’cu olduğunun kanıtı sayılmaz mı?
Genelkurmayın bir kitap yazarak Şemdin Sakık gibi bir çetenin
kitabıdır diye piyasa sürmesi ve Ergenekon’cu biri olan Sinan Aygün
tarafından dağıtılmasına ne diyeceksiniz? Her şey ayan beyan iken ve
sizler birer Ergenekon’cu gibi PKK’ye karşı kalemşörlük yaparken
nasıl oluyor da Kürdistan’cı oluyorsunuz? Şunun iyi bilin ki
Kürdistan özgürce nefes almak bile PKK militanı olmaktan, HPG
gerillası olmaktan geçer. Orada şurada oturup bulaşık suyu misali
kirli- bulanık beyinlerinizle siyaset yaptığınızı düşünüyorsanız
yanılıyorsunuz. Sizler ancak etrafı düşmanın ateş çemberiyle çevrili
bir akrebe benzersiniz. O ateş çemberini aşma düşüncesine değil de,
kendinize zehrinizi akıtarak ölürken bile kendini özgür
zannedenlerdesiniz. Bazen de fırsat buldunuz mu başka bir Kürde de
akrepliğinizi aşılarsınız.
Atalarımızın dediği gibi “kom çı ken xura kenu”. Sizde de tek bir
yetenek var. O da kendini öldürme ve kişiliksizleştirerek bitirme
yeteneğidir. Bundan gayri bir yeteneğiniz var mı ki? Var da bizler
mi görmedik? Hem yeteneksiz hem de bitik ruhlarınız ve kırılmış
kişiliğinizle bir hiçsiniz. Yazar Mehmet Uzun’un sizin gibiler
hakkında zamanın da bir değerlendirmesi olmuştu. O değerlendirme hep
aklımdadır. Demişti ki “ezilen halklara mensup bireyler direniş
iradesine sahip olmadığı zaman ya da belli bir süre direndikten
sonra umudu kırılıp ta direnişi bırakanlar da çürümüşlük en dibe
oturur.” Gerek düşmana karşı direnmeyenler gerekse öyle böyle biraz
direnir gibi kendini sallayıp ta şapır şapır dökülenler. Ben onlara
derim ki sizler her halükar da nesnel olarak anti-Kürt
cephesindensiniz. Ya sömürgeci Arap, ya sömürgeci Fars, ya da
sömürgeci Türk devletlerinden yanasınız. PKK ve Kürdistan gerillası
ise her dört parçadan katılımların bileşimi ve direnişiyle Özgür
Kürdistan’ın oluşumuna doğru ilerliyor. Bu nedenle diyorum ki
kendinde direnme iradesini gören her yiğit Kürt kızı ve gencinin
mekanı HPG gerillasının bulunduğu kutsal mekandır. Henüz direnme
iradesini geliştiremeyenler de iradeleşip aynı yolu izlemeli.
|