|
Toprak Erdem
Tarihsel çıkışları kendi ifade ettiği anlam
doğrultusunda, ona ihanet etmeden kavramak en zor ama insan olmanın
da en temel şartıdır. Hele Zilan arkadaş gibi tarihin en
vicdansızlaştırdığı yüzyıla insanlığın kök değerleriyle büyük bir
beyin ve yürek gücünü dayatmış çok kesin bir gerçeklik söz konusuysa
bu çok daha fazla böyledir.
Bu nedenle öncelikli sorgulamamız ve aşmamız gereken
konu, Zilan gerçeğine, Zilan gerçeği somutunda tarihsel
gerçekliklere yaklaşımda içine girdiğimiz cücelikten kurtulamama,
dahası kendi cüceliğini tarihe dayatma gerçeğidir. Yani öncelikle
büyük özeleştiri tutumu içinde yaklaşım önem taşıyor. Her biri birer
insanlık abidesi değerinde kahramanlıklarla cüceliklerin bir arada
yaşamasına nasıl bu denli izin verebiliyoruz sorusu bu gerçeklikle
birlikte ilk adımda sormamız ve yanıtını aramamız gereken soru
oluyor. Tam da bu noktada tarihsel kahramanlıklara yaklaşımda
kendimize göre anlamlandırma ve anlam daraltma sorunu ile karşı
karşıya kalıyoruz. Durduğumuz nokta, ya da arayışlarımız neyi ifade
ediyorsa o kadar anlıyor, dolayısıyla kendi öz gerçeğine saygımız da
o kadar gelişebiliyor. Çünkü neyin peşinde koşuyorsak anlam
sınırlarımız da ona göre şekilleniyor. Bu durumda ortaya çıkan
kaçınılmaz sonuç, anlam düzeyini daraltma, dolayısıyla anlamı
tüketme ve giderek kullanım aracına dönüştürmekten kurtulamama
oluyor. En çok kaçınmamız ve başta kendimizle mücadele ederek
aşmamız gereken durum budur. Çünkü bu durum varlığını sürdürdükçe,
ne kadar tarihsel kahramanlıkları anlamaya girişirsek girişelim,
attığımız her adım bir yaşamsallaştırma eyleminden çok,
yalnızlaştırma aracına dönüşmekten bizi kurtaramayacaktır. Nitekim
Zilanlaşmak, Zilan’ı yaşamsallaştırmak dediğimizde diğer birçok
tarihsel kahramanlık eylemi karşısında olduğu gibi, ilk karşı
karşıya kaldığımız engel kendi yetmezliklerimiz oluyor.
Kendimizi bilmek, tüm arayışlarımızı doğrultmak ve
özgürlük adımlarımızı büyütmenin temel şartı olarak karşımıza
çıkıyor. Nitekim Zilan arkadaşın eyleminin en temel özelliği kendini
bilme düzeyinin derinliğidir. Önderliğimizin Kürt halk kimliğinde
ortaya çıkardığı özgürlük düzeyi Zilan arkadaşta zirveleşmiştir.
Bir Kürt kadını olarak kendini bilme düzeyi o kadar güçlüdür ki
köleci düzen tarafından dayatılmaya çalışılan her şeye karşı doğal
bir ayıklama gelişmiştir. Kendisi olmanın iradesini sonuna kadar
ortaya çıkarmış, bu da onun kendisini tarihte asla çarpıtılamayacak
keskin bir gerçekliğe dönüştürmüştür. Kendini bilme ve
gerçekliğimizi her yönüyle tanıma gücü Zilan kişiliğinin büyüklüğünü
ortaya çıkaran temel noktadır. İlk ve en köklü eylemi kendisini inşa
etme gücüdür. Bize gerçeklik adı altında dayatılan beş bin yıllık
zihniyet sapmasının tortulaştırdığı kişilik yapılanmasına karşı
sonuna kadar anlamı yükseltme, kendini yeniden yaratma ve
yalan-dolandan arındırarak gerçekliği olduğu gibi sahiplenme ve
yansıtma eylemi. Nitekim Önderliğimiz Zilan arkadaşı bir çizgi
düzeyinde ele alarak çözümlemiştir. Çizgi kadar nettir Zilan. Ne
kadar sağa-sola çekmeye çalışılırsa çalışılsın, o eylemini öyle bir
dille gerçekleştirmiştir ki kendi anlamını hiç eksiltmeden
sürdürecek, eksiltmeye yöneleni tarihin dışına atacak bir güçtür
ortaya çıkan. Aslında bu tarihin dışına atılması gereken gerçeklik
de Zilan arkadaş tarafından çözümlenmiştir. En çok da temel
değerlerimiz noktasında. Son tahlilde bizim şehide, şahadetlere
yaklaşım darlığımızın da farkındadır. Önderliğe ‘şehide en çok
bağlı olan sizsiniz’ hitabı bir yandan Önderlikle bağının
keskinliğini ifade ederken bir yandan da bizim durumumuzun objektif
tahlilini de içerir. Zilan arkadaş bizdeki yetersiz anlam düzeyini
de eylemiyle aşma savaşı yürütmüştür. Savaşı öncelikle buna
karşıdır. Önderlik gerçekliğini olduğu gibi anlamak, anı kendi ifade
ettiği anlam içinde bilince çıkarmak ve yüreğini, beynini sonuna
kadar gerçek olana açmak, bu doğrultuda çalıştırmak, Zilan arkadaşın
en temel ifade ettiği anlamdır. Bu nedenle bir çizgi netliğindedir.
Yani Önderlik çizgisinin kendisidir. Bu çizgide yolunu belirlemiş,
bu çizgide yürümüş, yetersiz yoldaşlık sınırlarını aşarak gerçek
olan yoldaşlığa ulaşmıştır.
Önderliğimiz analitik zekânın duygusal zekâdan
kopmasının ortaya çıkardığı en büyük tehlike olarak yorumlama
arttıkça ortaya çıkan sapmayı ve yalancılık durumunu
değerlendirmiştir. Çizgi düzeyinde net duruşun önünde en temel
engel, Önderlik çizgisi karşısında bu tür duruşlardır. Zilan
arkadaşta çizgi düzeyinde netlik bu durumun parçalanarak aşılması
gerçeğin yeniden gün yüzüne çıkarılmasıdır. Bu durumda çizgi
düzeyinde netlik, duygusal ve analitik zekânın zirvesel birliğini
ifade etmektedir. Nitekim hareketimizin kitleselleşmesine paralel
olarak dış dayatmalar karşısında içte de PKK’yi kendine göre
yorumlama ve anlama PKK gerçeği karşısında köleci düzen gerçeğini
dayatma ve giderek boğulma ya da sapma tehlikesini ortaya çıkaran
duruşlar kendisini dayatarak tehlikeli bir durum ortaya çıkarmıştır
ve tüm bu duruşlar karşısında Zilan temel var olma kanununun yeniden
ve çok tarihsel anlamlar yüklenilerek dayatılması gerçeğini ifade
etmektedir. Güncel saldırıları sadece görünen boyutlarıyla değil,
tarihsel olarak ifade ettiği anlam ile hissetmek geliştirdiği güçlü
analizin de temeli olarak bu sapmanın önünü alma, PKK’nin özünü
temsil ederek Başkan Apo ile yoldaş olma yürüyüşüdür Zilan. Nitekim
6 Mayıs komplosuna halk ve kadrolar olarak hepimiz tanık olduk.
Ancak Zilan arkadaş tanık olmak ve güncel bir saldırı olarak
algılamakla yetinmedi, komplonun tarihsel olarak ifade ettiği
anlamın derinliğini gördü. Kuşkusuz bu tanıklığın çok daha
derinlikli anlamı vardır. Büyük bir duygu ve bilinç düzeyi, özgürlük
savaşının yılmaz bir militanı olarak yaşamsal algılama vardır. Bu
nedenle duyarlılığını zirveleştirdiği gibi Önderlik tarafından da
eylemi ve duruşu bir sembol, bir emir olarak çözümlendi. Zilan
arkadaşın tüm duygu ve düşünce durumu 6 Mayıs komplosu ile zirve
kazanarak gelişen sorgulama düzeyi, halk ve kadın olarak kendi öz
gerçekliğimizi tüm yönleriyle anlama ve ortaya çıkarmaya yöneliktir.
Bu nedenle büyük bir duygu ve tahlil gücü taşımaktadır. Öncelikle
yaşadığı anın her yönüyle gerçekten ifade ettiği anlamı, hiçbir
yönünü değiştirmeden anlamakta ve bunun karşısında gereklerini
yerine getirmektedir. Nitekim 6 Mayıs komplosu karşısında tehlikeli
bir durum ortaya çıkaran gaflet duruşu Zilan arkadaş şahsında
paramparça edilerek apaydınlık bir bilinç ve ‘keşke’ canımızdan
başka verecek bir şeyimiz olsaydı’ cümlesiyle ifadeye kavuşan kopmaz
bağlılığa ve büyük bir duyarlılığa dönüştürülmüştür.
2. Bölüm >>
|