Kürtçe | Türkçe | Farsça | İngilizce | Arapça | Almanca

 

 
   
 
PSİKOLOJİK SAVAŞ HAREKÂTI MAGOMONİYİ AŞMIŞ KÜRTLERE ARTIK İŞLEMEZ
27 Haziran 2008

Kasım Engin

 

Terörist Faşist Türk Devleti bu gün Kürdistan da başta Kürt halkı olmak üzere tüm farklılıklar gösteren etnik, dini inanç grupları, siyasal hareketlere karşı çok yoğun bir psikolojik özel savaş izlemektedir.

Tabiatı gereği psikolojik özel savaş ruhen zayıf kişilikler ve zayıf topluluklar üzerinde yürütüldüğünde sonuç almaktadır.

Kendisi olamayan, başkasına ait olan, karakter olarak içi ile dışı bir olmama durumundan kaynaklı ikircikli, mütereddit, kararsız, korkak, kaygılı, ezik, sönük, bastırılmış, susturulmuş ve kendisi olmaktan çıkarılmışlar üzerinde etkili olmaktadır.

Türkiye de ağırlıklı olarak tüm toplumlar ve topluluklar bir yol yöntemle ezilerek kendisinden kaçar hale getirilmişlerdir. Başkalaştırılarak kendisi olmaktan çıkarılmışlardır. Kendisi olamayanlar kendisine yabancılaştıkları için içe kapanık hale gelerek oldukça duygusal ve hassaslaşmışlardır. Beyin ile yüreğin buluşmasını sağlıklı yapamayanlar ya kuru ve dogmatik olurlar-ki bu dışlanmışlık olur-ya da manipüle edilerek by pass edilirler-buda aşırı yönlendirmeye açık ya da yatkınlık demektir.

Bunu bilen terörist devlet, yıllardır bu savaş yöntemini sürdürmesine rağmen son yıllarda daha yoğun bir psikolojik özel savaş ya da psikolojik özel harekât yürütmektedir.

Nedir bu psikolojik özel savaş ya da özel harekât?

Psikolojik savaş şöyle tanımlanmaktadır; açıklanan bir olağanüstü durum veya harpte, iletişim araçları ve diğer psikolojik vasıtaların hasım üzerinde psikolojik baskı yaratmak ve düşman kontrolü altındaki bölgelerdeki düşman bilinen gruplarının ve diğer hedef alınan toplulukların tutum ve davranışlarını kendi açısından olumlu yönde etkilemek amacıyla kullanılmasıdır. Bunun temel amaçları, düşmanın harekât veya mücadeleye devam isteğini zayıflatmak ve savaşı sürdürmekteki kapasitesini azaltmak amacı güden bütün çabaları desteklemektir.

Psikolojik savaş dışarıya karşı yürütülen psikolojik operasyonları ifade eder. Psikolojik harekât ise sözde iç düşmana karşı uygulanan bir savaş yöntemidir.

Psikolojik savaş, maksadına göre üçe ayrılır.

Birincisi taktik psikolojik savaştır. Kısa vadeli sonuçlar almakta, anlık görevlerde kullanılan bir savaş türü.

İkincisi stratejik psikolojik savaştır. Burada temel amaç çok iyi belirlenmiştir. Gereken araçlar devreye sokulmuştur ve kesin sonuca yönelik bir eylem planı uygulanmaktadır.

Üçüncüsü ise kültürel psikolojik savaştır Bir toplumun kültürünü değiştirerek, tarihî seyir içinde onu kültüründen uzaklaştırarak, onu kontrol altına almaya yönelik adımların tümünü kapsar.

Psikoloji, diğer bilimlerden çok daha farklı olarak, insan davranışlarını inceleyip anlamlandırıyor. İnsan davranışlarını anlamlandırdığı zaman insanı eline bir denek gibi alıp, onu istediği gibi kullanabilme koşullarını da elde etmiş oluyor.

İnsanı yönlendirdiğin zaman, yönlendirdiğin insanı istediğin şekilde harekete geçirebiliyorsun. Mesela dinlerde ve tarikatlarda bunlar çok açık şekilde görülebilir. İnsanlar belirli bir inanç doğrultusunda şartlandırıldığı zaman, bir süre sonra o şartlandırılan kişiler doğallığı dışına çıkmış ya da eski özelliklerini kaybetmiş, tamamıyla farklı davranışları yürüten insanlar haline gelmişlerdir.

Psikolojik savaşın mermileri kelimelerdir. Tüm kavgalar ve mücadeleler kavramlar üzerinde yapılır. Bu nedenle Batı artık psikolojik savaşı (information warfare) olarak tanımlıyor. Burada kavramları üreten, kullanılmasını sağlayan, yani yayan, muharebeyi kazanır. Zihinleri ele geçirmek ve bu yolla tutumları değiştirmek temel gayedir.

İşte yukarıda dile gelen gerçeklerden yola çıkararak terörist faşist Türk devleti son yıllarda askeri, siyasi, kültürel, sosyal sahada gelişme kaydeden Kürt Özgürlük Hareketi güçlerine karşı çok yoğun bir psikolojik hamle başlatmıştır.

Birkaç gün önce Van’da muhtemelen çete çocukları olan-ama yine de Kürt olan bu çocuklara-Van Emniyet Müdürlüğü denetimde sözde psikolojik savaş etkinlikleri temelinde, toplumlaşmaya dönük sosyal etkinliklere götürülüp Kürt özgürlük hareketine yakın durmamaları için özel bir müdahale örgütlenmiş.

Bunun yanı sıra çok yoğun olarak halkımıza baskılar uygulayarak sindirilme girişimleri devam ederken sözde terörist devlete yakınlaşan Kürtlere olağanüstü ekonomik ve politik teşviklerle önü açılmaktadır.

Kürdistan gerillasına karşı her türlü aşağılık silah ve yöntemler kullanılırken sözde terörist devlete sığınanları bu yeni proje temelinde çok fazla soruşturulmadan serbest bırakılmaktadırlar.

Kendisi olan kürde her türden vurup ezme mubah sayılırken, kendisi olmaktan çıkmış tırşıkçı kürde her şey-hatta iktidarın yolu dahi-açılmıştır.

Bu psikolojik özel savaş yöntemlerini daha sıralamak mümkündür. Kürdistan da açılan dikiş nakış kurslarıyla özel atanmış öğretim görevlileri, küçük yaşta olupta henüz kendi ana dilini zor bela öğrenmekte olan Kürt çocuklarına yatılı okullara neredeyse zoraki alınmaları, “baba beni okula gönder” ile “haydi kızlar” okula kampanyalarıyla kendi öz kültüründen uzaklaştırma girişimleri hep bu eksendedir. Hâlbuki madem okuma yazma öğreteceksen bırak kendi dillinden yazıp okusunlar. Ama yok! Yapılan bu savaş özel bir savaş biçimi olup, kendi özünden yabancılaşmayı hedeflediği için çok yoğun kampanyalarla ve büyük finans destekli yürütülmektedir.

Bu da esasta kaybedilen Kürdün yeniden “kendi toplumuna kazandırma “projesi oluyor.

Ama bir şey var işte, çok unutuluyor.

Kürdün eski Kürt olmadığını hep söylüyoruz. Ama eski Kürt nedir, yeni Kürt nedir sorularına cevap vermemiz gerekiyor.

Kürdistan tarihinde MAG katliamı diye bir olay vardır. Büyük Tarihçi Heredot derki; milattan önce 512 yıllarında başat entelektüel kültüre sahip olan Kürt entelegenciası -yani o günün aydınları- bir günde binlercesi pers kralı Dariyus tarafından katledilirler. Peşi sıra on binlercesi tasfiye edilir. Ve arta kalan birkaç MAG zor bela Medya dağlarına kaçar.

MAG’lar bilindiği gibi o dönemlerde Medlerin aydınlarıdır. Zerdüşt’ü kültürü koruyan ve onu yayanlardır. Medlerin tarih içerisinde yer edindikleri konum göz önüne getirildiğinde, Med aydınlarının oldukça kendilerine ait oldukları anlaşılmaktadır.

Medlerden çeşitli hile ve iç ihanet yoluyla iktidarı ele geçiren Persler -iktidar olmalarına rağmen- yürütenler MAG’lardır, yani Medler'dir. Bu durum önemli oranda Pers aristokrat tabakasında eziklik psikolojisini ve aşağılık kompleksini yaratmaktadır. Başat olanlar Medlerdir. Bu durumu kendi lehine çevirebilmek için buldukları çözüm MAG katliamıdır, yani MAGAMONİ’dir.

Biz Kürtlerin, o tarihtir bu tarihtir bir türlü kendisi olamadıklarını iyi biliyoruz. Her türlü işbirlikçiliği o tarihten bugüne eksiksiz getirebiliriz. En kendimin diyen egemenlerin yanında İdris-i Bitlisi gibi egemenlerden medet ummuştur. En benim diyen Osmanlıların icazetiyle Büyük Bedirxan gibi Girit halkına yönelerek isyanlarını Osmanlılar adına bastırmıştır. En benim diyen gizliden “ben de Kürdüm” demiştir.

Hiç şüphe yok ki; kendisi olmak isteyenler de çıkmıştır. Ancak onlar da darağaçlarında sallandırılarak peşi sıra çocukları tekrar sistem içine alınarak katlini seven ya da katline âşık olanlar haline (Melik Fırat gibileri) getirilmişlerdir.

Ancak unutulan nedir? Kürtler, Medler dönemi gibi kendisi olan yeni bir Entelegencia yaratmışlardır. Sadece bir aydın kesim değil, kendi davası için gerektiğinde kendisini feda edecek bir halk ordusu yaratmışlardır. Aynı Medler döneminde kendisi olan, kendisi için düşünen, kendisi için çalışan ve kendisi için var olan bir halk yaratılmıştır.

İçi ile dışı bir olan, küçüklük kompleksini aşarak kendisine son derece güvenen bir psikolojik ruhi durum yakalamışlardır. Egemenin karşısında ezik durma yerine egemenlere karşı “küçük generaller” dâhil taşlarıyla o kâğıttan kaplana saldırıyorlar. Nineler aynı o eskideki coşkulu günler gibi kahramanlara ağıt yakmaktadırlar, barış anneleri özgürlük uğruna canını vermiş vatan gençlerine gözyaşlarıyla değil tilililerle cevap vermektedirler. Bir oğlunu ya da bir kızını veren anneler ve babalar diğer çocuklarım ülke için feda olsun diyorlarsa, burada artık Magamoni artıkları Kürtler yok demektir.

Burada artık eski Med Kürtleri vardır. Yani yeni Kürtler vardır. Kendisi olanlar vardır. Kendisi için düşünen ve çalışanlar vardır. Kendisine güvenen Kürtler vardır.

Biz psikolojik özel savaşın ezik büzük ve duygusal birey ve topluluklar üzerinde etkili olduğunu söylemiştik. İşte kendisi olmuş toplumlarda tüm bu psikolojik özel savaş yol yöntemleri iflas etmeye mahkûmdur.

Bu gerçekleri görmeyip de bu yol yöntemlerde ısrar edenler olsa olsa paranoyak kişiliklerin ısrarı olabilir.

İşte yapılması gereken bu psikolojik özel savaş yöntemi ve harekâtında ısrarlı olan kuru kafalı general ve düşünsel olarak aymaz olan böylesine siyasetçileri Türk halkı ve halkları uzun vadeli olarak hastanelerde kontrol altına almalı ve bu hastalığın panzehiri olan hoşgörü kültürünü buralarda bu tip hastalara iyi özümsetmelidir.

 

     
 

» ANAKARARGAH ARŞİV

» HPG-BİM ARŞİV

» MEŞRU SAVUNMA

» GÜNCEL YAZILAR

» GERİLLADAN

» ŞEHİTLERİMİZ

» ÖNDERLİK

» YJA STAR SAYFASI

» DİZİ ARAŞTIRMA

» FOTO GALERİ

» KİTAPLAR

» VİDEOLAR

» HPG HAKKINDA

» BAYRAKLAR

» İRTİBAT

» HABER ÜYELİK

 
 

 

 

 

 
 

HPG (Halk Savunma Güçleri) Resmi Sitesidir.
HPG-BİM tarafından yapılmıştır.

HPG Online © 2003 - 2008 Tüm hakları saklıdır.