|
20 Haziran 2008 |
|
Şahin Can
Eğer bu yazıyı okumaya başladınsa sen bir Ortadoğulusun. Her ne
kadar Ortadoğululuk bir kimlik olarak bireylerce çok kabul görmese
de bunu okuyorsan kesin sen bir Ortadoğulusun. Arap, Türk ya da
Kürtsün. Aslında kapitalizmle sonradan tanışan halklar olarak biz
ulus kimliğinin daha tam oturmadığı bir coğrafyada kimlik konusunu,
varlık sorununu tartışmak yaşamımızın anlamlanması için önemlidir.
Kapitalizmle birlikte yapay bazı bölünmelerle onlarca parçaya
bölünmüş coğrafyanın, halkların mensupları olarak kendi öz
kimliğimizle beraber üst kimliğimizi yani aynı coğrafyayı
paylaşmanın getirmiş olduğu kimliği tartışmak tanımlamak önemlidir.
Bu tanımlamaları yaparken bir bütün yaşadığımız coğrafyanın
sorunlarına çözüm olabilecek yaklaşımları da belirlemek önemlidir.
Çünkü biz, emperyalist güçlerce 3. Dünya savaşı ilan edilmiş, her
fırsatta provokasyonlara, katliamlara en kirli oyunlara maruz kalan
halklarız. Her ne kadar ayrı halklardan da olsak saldıran gücün aynı
olduğu bir toprağın bir yaşamın parçalarıyız.
Bizler Bağdat’ın ortasında katledilen Hallacı Mansur’un “hak
arayış”ının takipçileriyiz. Bizler emperyalist işgale karşı kanının
son damlasına kadar çarpışan Ömer Muhtar’ın askerleriyiz. Bizler ki
idam sehpasında bile “yaşasın halkların kardeşliği” sloganını
haykırıp emperyalist güçlere defol diyen Deniz Gezmişlerin
yoldaşlarıyız.
İşbirlikçiliğe ve teslimiyete karşı Beritanız! Dayatılan tüketim
felsefesine karşı bir lokma bir hırkayla yaşayan dervişlerin yol
arkadaşlarıyız. Hak için, mazlumların kurtuluşu için iman gücüyle
savaşanlarız.
Saydıklarım insanlık alemine beşiklik etmiş bu toprakların, tarihin
bize öğrettiklerinin bir kaçıdır. Bu tarih ki zulme boyun
eğmeyenlerin tarihi! Mazlumlar için savaşanların tarihi!
Eğer bir yaşam olacaksa bu tarihi sahiplenen bir yaşam olmalı. Bir
yaşam olacaksa dayatılan emperyalist kapitalist bireyciliğe karşı
toplumcu bir yaşam olmalı diyenlerin topraklarıdır ORTADOĞU!
Irak’ta her gün öldürülen onlarca insan için, açlık ve sefaletten
kaçıp gah sınır boylarında gah göçmen gemilerinde ölenler için,
öteki olarak görülüp her zaman tehlikeli madde gibi yaklaşımlar için
kimliğimize tarihimize sahip çıkıp bizi birleştiren değerler
etrafında birleşelim.
Tarihimize topraklarımıza sıkı sıkıya sarılalım. Saldırılara,
oyunlara karşı birleşelim. Özgür yaşamı birlikte yaşayalım. Özgürlük
bugün yaşadıklarımızda gizli!
|