Kürtçe | Türkçe | Farsça | İngilizce | Arapça | Almanca

 

 
   
 

GERİLLA VURDUKÇA, KADIKÖY İNLEDİKÇE EMPERYALİST SİYASET İFLAS EDECEKTİR

 

5 Haziran 2008

Kasım Engin

Adaletsiz Kâfirler Partisi yine Kızılcahamam’a üşüştü. Siyaset birazda uyum işidir. Eşgüdüme dayalıdır. Hele hele sizler iktidarsanız bir renkten ve telden çalmalısınız ki çatlaklar çıkmasın ve zayıflıklarınız kullanılmasın. Ortak ve müşterek noktalarda bir olmalısınız ki gücünüz düşmesin, aranıza fitne fesat sokanlar çıkmasın.
Bu buluşma tüm önceden yapılanlardan farklıdır. Bu kez sona doğru giden bir günahkâr partinin son çırpınışlarını görüyoruz. Her şeyiyle foyası meydana çıkmış, yalanı dolanı görülmüş, demagogluğu piyasa da alenen tartışılmaya başlanmış ve en önemlisi de ordu ile yapılan gayri meşru Dolmabahçe imam nikâhı deşifre olmuştur.
Yıllarca alkolik olan, kızı alkol kullandığı için ehliyeti elinden alınıp ta emek sürecine alınan halkların katili Bush’tan “tümden destek” görseler de bu böyledir.
Avrupa adalet divanının Avrupa Konseyi’nin PKK’yi hukuk dışı usullerle terör listesine aldığı kararına rağmen Bay Barosso Türkiye meclisinden “bu tür kararların onları bağlamayacağını ve onların siyasi bir karar aldıklarını” söylerken, Almanya Berlin de Kol kıranlardan daha hünerli olduklarını göstererek Kürt gençlerine saldırdı. ABD İran molla rejiminin Kürt özgürlük mücadelesine yağdırdığı bombaları her ne hikmetse görmezden geldi. Lübnan da Hizbullah ya göz yumarak İran’a göz kırptı. Terörist devletin Kürt halkına karşı her türlü saldırısına göz yumdu hatta teşvik etti.
En son olarak ta Kürt özgürlük hareketini “yabancı uyuşturucu kaçakçılar” listesine almalarına kadar sözde destek verdi. Ama her ne hikmetse dünyanın resmi olarak en fazla uyuşturucu üreten emperyalist devletinin bu söylemleri Erdal Şafak gibi sözde aydınlarca referans alınarak Kürt özgürlük hareketine karşı kullanılma malzemesi yapılmasıdır.
Pek, nasıl oluyor da ABD İran’a karşı göz yummuyor? İran’ı çok mu seviyor? Sevmediği ortada. Nasıl oluyor da Türkiye ye posası çıkmış istihbarat bilgisi veriyor? Şimdi ABD size dost mu oluyor? İsrail ile Suriye devletlerini sözde Türkiye aracılığıyla bir araya getiriyor ve hani Türkiye yi kıymetlendiriyor. Ve sizde bizde buna inandık değil mi?
Unutmayın, emperyalizm kural gereği bir at üstünden işlerini yürütmez. Emperyalizmin birçok planı ve uygulama yolları vardır. En önemli kuralları herkes üzerinden siyaset yürütmeleridir. Türkiye’yi destekleyerek PKK’yi zayıflatacak, İran’a ses çıkarmayarak kendince PKK’yi kendine muhtaç edecektir. Tabii bu arada İran’a karşı Türkiye’yi hazır hale getirecek. İran da kendince bu oyunu bozmak için daha fazla Türkiye’ye yaranmak için Kürt özgürlük dağlarına saldıracaktır. Türkleri Araplara karşı kullanarak hem Arapların Türklere düşmanlığını geliştirecek hem de Arapları dizginleyecektir.
Ama unutmayalım ne ABD İran’ın vurulmasında ne vazgeçmiş, ne de ABD Türkiye’nin bu işin içerisine çekilme istemlerinde geri adım atmıştır. Ne de Ortadoğu’yu dizayn etme hayallerinin peşini bırakmıştır.
O kadar karışık ve kaoslu ortamlarda yarın Kürt Özgürlük Hareketi daha fazla İran içlerine dalarak molla rejimini tehdit eder hale gelirse acaba ABD’nin tavrı ne olacak diye soran var mı? Son bir hafta da yüzün üzerinde pastar ölmüş. Peki, bu çıta bir adım daha yükseltilirse ne olur sizce? ABD o zaman İran’a karşı Kürtlere ne kadar yardımda bulunur?
Devam edelim. Türkiye de gerilla son günlerde hafiften hareketlindi. Peki, bu hareketliliği biraz daha yükseltirse ve Bezele türü eylemlikler devam ederse ve bu hafiften tırmanış az da olsa turizm sahalarına kayarsa sizce ne olur? Zaten son derece kırılgan bir ekonomiye sahip Türkiye’nin durumu gerçekten ne olur? Sizce ABD o zaman ne yapar? Daha fazla Türkiye’nin geleceğini mi düşünür yoksa daha fazla bağımlı hale getirilmesi için çalışır mı? Bu sorulara verilecek olumlu ya da olumsuz cevaplar önemlidir.
Eğer bizler Türkiye de gelişecek olan bir kardeşlik havasında yanaysak, Türkiye’nin büyük bir güç olmasını istiyorsak o zaman yapılacak olan ilk elden Kürt halkına karşı geliştirilen saldırıların durdurulması gerekiyor. Kürt halkına ve onun özgürlük hareketine yönlendirilmiş bir Türkiye’nin sonu hayra alamet değildir. Özelde halklarımızın sağlığına zararlı partinin her geçen gün Türkiye’yi piyasaya sürerek satması hiçte güzel bir gidişe işaret değildir.
Bu negatif gidişe dur diyecek olanlar Türkiye’nin aydınları, emekçileri, feministleri, anarşistleri, dini inanç grupları, azınlıkları, demokratları ve Türkiye’yi seven her kim varsa onlardır. Ancak bunlarında bir araya gelerek, Kürt Özgürlük Hareketinin işgal ve sömürgeciliğe karşı yürüttüğü mücadeleye destek verirlerse, el ele omuz omuza mücadele ederlerse, Türkiye’nin içerisine sürüklendiği tehlikeli durumu aşılabilirler.
Özelde “sosyal reforma paketine” karşı başlayan sendikal direniş ile zirveleşen 1 Mayıs mitingi, ardından gelişen “Artık yeter, Kürt sorununa demokratik çözüm” 1 Haziran Kadıköy mitingi gibi eylemliklerin gelişimi ve bunların ciddi bir örgütlülüğü dökülerek meyvelerinin toplanması şarttır. Emperyalist müdahalelerin böl parçalar yönet politikalarının sonuç almaları yerine, halklarımızın çözüm önerileri anlam bulursa, oranın buranın icazetli taşeron partileri Kızılcahamam da onlarca kez bir araya gelseler de, kazanacak olan halklarımız olacaktır.
Türkiye emek ve demokratik cephesiyle Kürt demokrasi ve özgürlük hareketi bir türlü sağlayamadıkları birleşmeyi buluşmayı sağlarlarsa, tüm oyunlar boşa çıkacak ve kazanacak olan halklarımız, özgürlükler ve demokrasi olacaktır.

 

   
 

» ANAKARARGAH ARŞİV

» HPG-BİM ARŞİV

» MEŞRU SAVUNMA

» GÜNCEL YAZILAR

» GERİLLADAN

» ŞEHİTLERİMİZ

» ÖNDERLİK

» YJA STAR SAYFASI

» DİZİ ARAŞTIRMA

» FOTO GALERİ

» KİTAPLAR

» VİDEOLAR

» HPG HAKKINDA

» BAYRAKLAR

» İRTİBAT

» HABER ÜYELİK

 
 

 

 
 

HPG (Halk Savunma Güçleri) Resmi Sitesidir.
HPG-BİM tarafından yapılmıştır.

HPG Online © 2003 - 2008 Tüm hakları saklıdır.