|
Yaşadığınız
trajediler, gerçekliğinize ulaşamayan kişi ve toplum gerçekliğimizin
en direk olarak size biçtiği acılardır. Gerçekliğimizi gerçekliğiniz
değil; gerçekliğinizi gerçekliğimiz haline getirerek size layık
birey
ve toplum gerçekliğine ulaşarak, günahlarımızdan arınacağız.
Geldiğimiz tarihin bu arifesinde ‘REBER APO’nun’ öğrencileri ve
öğretilerinin uygulayıcıları olarak, kendimizi yeniden yeniden
sorguluyoruz.
Kendimizi
sorgulayıp, Önderlikte bütünleşmeyen yetersiz ve yanlış yönlerimizi
açığa çıkardığımız oranda Önderliği, toplumun bütün dokularında
yaşayan bir gerçek haline getirmeye çalışıyoruz. Bunun için Önderlik
nedir? Önderlik gerçeği nedir ve nasıl kavranmalıdır? Biçimindeki
sorulara doğru ve yeterli yanıtlar verebilmeliyiz. Her şeyden önce
RÊBER APO, öldürülüp üstü betonlaşan bir halkın Önderliğidir. Bildik
bilimsel tespitlerle izah edilemeyecek olan Önderlik çıkışı ve
halkın yeniden yaratılması tarafımızca anlaşılması gereken en can
alıcı noktadır. RÊBER APO bütün umutların kırıldığı, toplumu tümü
ile kendine yabancılaştırdığı en çağ dışı koşullarda kendisini
yarattı. Kendisini yarattıkça, PKK’ yi şehitleri ve halkı yarattı.
Bütün insanlık değerlerinin süzülüp gelen bileşkesi haline
getirerek, kendisini özelde Kürt halkının, genelde Ortadoğu ve bütün
insanlığın RÊBERLİĞİ haline getirdi. Tarih ve toplum
çözümleyiciliğiyle direnen halkların, tarihsel süreç içerisinde boşa
giden emeklerini, egemenlere mal olan mücadelelerini çok derin ve
ayrıntılı bir şekilde analiz ederek, halkların yeniden bu
mücadelelerine sahip çıkmasını sağlayarak, halkların eline
emeklerini kendilerine mal edecek felsefik, ideolojik, siyasal,
örgütsel ve sistemsel, olguları çok güçlü vermiştir.
RÊBER APO,
kendisini özgür bir Kürt haline getirerek bir bütünen, Kürdistan
toplumu için yeni bir gerçeklik yarattı. Kürt halkının ve PKK
militanlığının ölümüne RÊBER APO’ ya bağlı olmasının altında yatan
gerçeklik budur. RÊBER APO çağın dışına itilmiş, Amara gibi bir
köyde neolitik kökenleri üzerinde yeniden yeşererek, kendisini
insanlığın öncüsü haline getirmiştir. Savaşan ve direnen özgürlüğü
için bedel veren bir halkı da en olmaz denilen koşullarda, iğne ucu
ile kuyu kazarcasına büyük emeklerle yaratmıştır. Bütün bu sözü
edilen gelişmelerin yaratıcı ve dehası RÊBER APO, dünya egemen
güçlerinin baş hedefi haline gelmiştir. Kapital, emperyal sistemde
ne reel sosyalizm, ne ulusal kurtuluşçuluk, nede sosyal demokrasi
gerçekte sistemi aşma yeteneğini gösterememişlerdir. Gerçekte RÊBER
APO kişiliği yaşamı, ahlakı ve vicdanı ile sisteme öldürücü darbeyi
vurmuştur. Uluslar arası güçlerin geliştirdiği komplo, böylesi bir
gerçekliğe dayanıyor.
Ancak söz ağızdan
çıkmıştır. Yalana ve zorbalığa dayalı düzen, her halükarda
kaybetmeye mahkûmdur. Önderlik, esaret koşullarında bile kendini
aşarak, üçüncü bir doğuşa kaynaklık ederek, çocukluk hayallerine
nasıl ihanet etmediğini ve bu hayallere her koşul altında bağlı
kalacağını, sahte tanrılara ve onun çağdaş rahiplerine göstermiştir.
RÊBER APO’nun esaret koşulları ile başlayan duygu ve zihin
dünyamızı, adeta donduran, altüst eden İmralı’nın tecrit koşulları
bir anlamda RÊBER APO’ ya bağlılığımızın, yetersiz yoldaşlığımızın
en bariz göstergesidir.
Yeşil bir çimene
dokunmayı, bir kır çiçeğini koklamayı, yoldaşlarının bir mektubunu
okumasına bile tahammül edemeyen zebanilerinin elindeyse RÊBER APO,
hiç unutmayalım ki nedeni biziz. “Kırk yıllık hayalimdir” dediği
dağa çıkmayı ve bu çıkışın koşullarını yaratmamışsak, elbette bizler
kendimizi her an, her dakika, her saat, her gün Önderliği yaşama ve
yaşatma gerçekliğine ulaştırmalıyız. Emeğini alın terini damla damla
bünyemize damıtarak, bizleri yeniden yeniden yaratan RÊBER APO’nun
özgürlüğü için onun sevgili bir gerillası olmalıyız. Yüreğimizi
APOCU yürek ve APOCU duyuş haline getirerek, ruhumuz ve bilincimiz
RÊBER APO’yu yeniden kucaklamanın koşullarını maddi ve manevi olarak
yaratmalıyız. Dosta ve düşmana geçmişe ve geleceğe bu böyle
bilinmeli ki, APOCU felsefe, düşünce, yaşam mücadele tarzı şimdiden
kazanmıştır. Galileo Galile’nin dediği gibi “dünya dönüyor” ben
söylesem de söylemesem de… Bunun böyle olduğunu birer insanlık
abidesi olan kahraman şehitlerimiz Hakiler, Kemaller, Mazlumlar,
Hayriler Agitler, Beritanlar, Zilanlar, Semalar, Erdallar ve Viyan
arkadaşlar göstermiştir. Bizler onların ardılları olarak,
APO’culuğun köklerinin çok derinlerde olduğunu, sonsuza dek
uzanacağını dosta ve düşmana sergileyeceğimiz direnişle
göstereceğiz.
|