|
Rubar Andok
Dün
gece yeniden kıblesini şaşırmış Genelkurmay ve onun savaş
çığırtkanlığı yapan Türk basınının haberlerini izledik. Gerçi
izlemeye değmez bir durumdu, ama yine de izlemekten kendimizi
alamadık.
Günlerdir bir “sürpriz” meselesi dilden dile konuşuluyor. Radyodan
takip ettiğimiz kadarıyla, Genelkurmay ve hükümet bir şeye
kendilerini inandırmışlar. İhtimal ve tahminlerimiz de olmadı değil.
Birçok ihtimal sohbetler arasında geçti. Ama şunu belirtmek
istiyorum ki, dün gece ki sürpriz “sürpriz” meselesine ilişkin
açıklamadan, çok bayat ve sıradan bir özel savaş propagandasından
başka bir şey çıkmadı. Neymiş yönetici arkadaşlarımız alan
değiştirmişler ya da sınırı geçmek istemişler!
Tabi bu arada da, “sürpriz” meselesine karşılık, HPG’den bir sürpriz
oldu. Tartışmalarımız olurken, -ki hazırlıklar vardı- Bezelê
Karakoluna yönelik gerillalarımız Oramar’dan daha kapsamlı bir eylem
gerçekleştirdiler. Sürpriz hikayelerine, gerçek bir sürpriz ile
cevap verildi. Çünkü Oramar direnişini en başta Genelkurmay saklamış
ve sıradan bir eylem olarak yansıtmıştı. HPG basını Oramar eylemini
gece 12’den sonra dünyaya flaş geçmiş ve diğer gün ise eylemin
sonuçları ve esir asker ile ilgili açıklama yapılmıştı. Genelkurmay
Bezelê Karakolu baskınının üstünü örtmek, normal bir eylem gibi
göstermek için, gece yarısı, uydurma ve o an için bir sürpriz
hazırlayıp sitelerinde yayınladılar. Açık olan bu sürpriz Bezelê
Karakolu olmasaydı, gece yarısı açıklanmayacaktı.
Şimdi gelelim sürprizin özüne. Meyda Savunma Alanları yıllardır
gerillanın denetiminde ve kurtarılmış bölge olarak ilan edilmiş.
Buradan geçen yol hatları, sınır denetimi gerillanın denetiminde. Bu
alanın her tepesi hava batarya savunmalarıyla korunuyor. Hiçbir güç,
buna ABD’de dahil, bizim iznimiz olmadan giremez. Yani öyle Medya
Savunma Alanlarına girmek kolay değil. Zaten Zap’a düzenlenen
operasyon buna örnektir. İki gün ancak dayanabildiler ve sonrasında
ancak 9 günde 100 fazla asker kaybı ve bir kobra düşürüldükten sonra
Zap’tan çıkabildiler.
Durum bu olunca kurtarılmış bölge olarak ilan ettiğimiz, Zagros, Zap,
Xakûrkê, Xinêrê, Kandil, Haftanin, Garê, Metîna ve diğer alanlarda,
üst yöneticilerimiz her alanda bulunmaktadırlar. Bir yönetici
arkadaşımızın bir alandan diğer bir alana gitmesi kadar doğal bir
durum yoktur. Hele bir yöneticimizin sınırdan geçerken çatışmaya
girdiği haberleri, gerçekten çok ucuz ve iyi düşünülmemiş bir
yalandır. ABD ve İsrail'in girmeye cesaret edemediği bu alanlardan
başka bir ülkeye gitmeye ne gerek var. Genelkurmay biraz daha
iyi atabilirdi. Herhalde Genelkurmay kendileri gibi bir binamızın
olduğunu, bürolardan, masa başlarından savaş yürüttüğümüzü
düşünüyor. Biz gerillayız. Her bir yöneticimiz bu hareketin
militanıdır. Kendi denetimimizdeki her alana ihtiyaçlar çerçevesinde
gidilir, toplantılar yapılır, savaş hazırlıkları yerinde takib
edilir, toplantılar yapılır. Yoksa masa başında savaş yürütmenin
sonucu, Büyükanıt’ın Zap’ta yaşadığı hüsran gibi bir şey olur.
Eh ne diyelim, sürprizleri kursaklarında kaldı. Tabi gerçekten öyle
bir sürpriz var mıydı yok muydu, onu da Genelkurmay ve Türk
basınının daha önceki bu tür yalanlarına bakarak, rahatlıkla bir
fikir sahibi olunabilir. Bezelê Sürprizinin ayrıntıları bugün
netleşecektir. Kameraman arkadaşlarda orada hazır bulunmaktaydı,
yine gündem somut veri ve görüntüler üzerinden ısınacak. |