Kürtçe | Türkçe | Farsça | İngilizce | Arapça | Almanca

 

 
   
 

“KOL KIRANLAR” BERLİN’DE

 

24 Nisan 2008

Kasım Engin

 

Berlin’deki sahneleri izlediğimde ilk aklıma bu yıl ki Newroz kutlamalarına faşizanca, sadistçe ve psikopatça saldıran polislerle, 1830’larda Osmanlıların yanında Rewanduz Kürt direnişini kıran Alman General Moltke geldi.

Alman General Osmanlının ordusunu yenileme çalışmaları için Prusya'dan özel getirilenlerdendi. Ancak orduyu yenileme çabalarını yerine bizim göreceğimiz 18. yılda gelişen Kürt isyanlarını bastırma danışmanları olarak katliamlarda yer almalarıdır.

Hangi uğursuzluktur bilinmez ama alman devleti biz Kürtlerle her zaman negatif olarak ilgilenmiştir. Almanya’da ilk itirafçılığı bir Kürt köstebeği diye bilinen Cafer Çetiner’e yaptırmış. Bundan önce NATO içerisinde adeta özel görevlendirmeyle biz PKK’lilere karşı Almanya kendisini görevli bilerek en sert saldırıları 80’lerin ortalarından başlayarak yapmıştır. Düsseldorf mahkemesi diye tarihe geçen Kürt gerillasını terörist ilan etme planını yine Almanya başlatmıştır. İlk yasaklama derken her uğursuzluğun başlangıcın başını Almanya çekmiştir.

Böyle oldukça birçok meşum, talihsiz, halk düşmanlığı fiilini sıralamak Almanya için mümkündür. Özelde söz konusu Kürtler oldu mu Almanya kraldan daha kralcı kesilerek faşist zırzop terörist devletten bize daha az çektirmemiştir. Denilebilir ki, Kürt Özgürlük Mücadelesine en fazla cephe açan, ona karşı saldırıda bulunan, insanlık dışı muamelelerde bulunan belki de Almanya'dır. Almanya’da yetişmiş bir Kürt genci olarak bunları söylemek abartı olmaz.

İnsan sormadan edemiyor. Neden bu kadar düşmanlık? Terörist TC devletine bu kadar açık destek çeki neden? Bu kadar silah yardımı neden? Hıristiyan demokratlarından sosyal demokratlarına, yeşillerinde sözde sağcılarına bu kadar faşist devlet yanlısı olarak Kürt Özgürlük Hareketine saldırmak neden?

Daha dün Alman panzerlerin arkasında yerlerde vahşice süründürülen gerillaların resimleri ne çabuk unutuldu? Halepçe’de kullanılan hardal gazının Alman patentli olması neden?

Neden diye soracağımız sorular listesini böyle sıralamak daha mümkündür.

Neden bu kadar tahammülsüzlük, neden bu kadar insafsızlık, neden bu kadar yasakçı zihniyet? Ve neden bu kadar Ali Cengiz oyunu?

En son Berlin de Kürt gençlerine yapılan saldırıları insan düşünüyor ve nedenleri bulmaya çalışıyor.

Emperyalistler her sahada at koşularında olduğu gibi o alanlara sömürmek için ve etkin nüfus sahibi olmak için kendi güvendikleri jokeye yatırım yaparlar. Ve o jokeyin kazanması için elinde geleni arkalarına koymazlar.

Almanların jokeyi Osmanlılardı, Osmanlılarında jokeyi Almanlardı. Almanlar Osmanlıların eliyle Ortadoğu'ya girecek, Osmanlılarda Almanların yardımıyla yıkılıştan kurtulacak. Tencere yuvarlandı kapağını buldu. 1. Dünya Savaşında her ikisi yenilerek Almanya Ortadoğu'dan atıldı, Osmanlı yıkıldı. Yani yuvarlanan tencere kapağı buldu ancak boş tencere boş kapağı bulunca ortaya çıkan salt kuru bir tencere sesi oldu.

Emperyalistler emellerinden kolay kolay vazgeçmezler. Mutlak dönüp dolaşıp bir yolunu bulup sömürmenin anahtarını eline geçirmeye çalışırlar. Bu Alâeddin’in Lambası da olsa ele geçirilmelidir.

Malum; İngiltere, Fransa, İtalya Ortadoğu'ya kendince girdiler. Amerika kendi tarzını epey hissettirerek girdi. Özcesi çıkarları için şöyle ya da böyle bir yol buldular giriş için. İngilizler Kürt siyaseti için KDP’ye el attı, ABD Talabani kartını, Almanya ise kendince kuzey Kürdistan’a PSK yani Kemal Burkay’la el atmak istedi.

Bugün baktığımızda İngiltere çokta pişman değil, ABD de öyle. Ne de olsa güney Kürdistan’da etkililer. Peki ya Almanya? PSK’nin P’si bile yok, Burkay’ınsa esamisi yok.

Peki, Burkay’ın neden esamisi yok, çünkü 80’lerde Kürt Özgürlük Hareketi kuzeyde -yani orta-kuzey batı Kürdistan da– en etkili güç olarak diğer ilkel, feodal, küçük burjuva örgütleri geride bıraktı, Kürdistan halkını etrafında toplayarak tek dominant güç oldu. Ancak Almanya PSK’ye oynamıştı. Bir de Almanya PKK’yi kendi kontrolüne almak için çok uğraşmıştı. Hepsi boş çıktı. Dağ fare doğurdu. Burkay ve çizgisi sınıfta kaldı, Almanya’da Kürdistan’a giriş bileti alamadı.

Kimmiş bunun sorumlusu, PKK? Yani bugün Kürdistan’da emperyalist devletler arasında en az pastadan yiyen kim? Almanya! Bunun sorumlusu kim? PKK! Mantık bu olunca yaklaşık 20–30 yıldır süren terörize, kriminalize kampanyaların dinmemesi anlaşılıyor. Ve bugün terörist devletten daha teröristçe Kürt gençleri saldırması anlaşılıyor. Önderliğimizin resimlerine yasak getirmeleri anlaşılıyor. Bayraklarımızın dalgalandırılması izin verilmemesi anlaşılıyor. Biz bunları Türkiye ve Kürdistan’da aleni yapmışken! Bize en büyük küfür yağdırmaları anlaşılıyor. Bizatihi geçen seçimlerde sözde alman sosyal demokrat başbakanı Schröder’in devlete yardım etmesi anlaşılıyor. O kadar Kürt siyasetçisini saldırması ve tutuklaması anlaşılıyor. Derneklere ve Kürt yurtseverlerine baskınları anlaşılıyor. Halkımızın yardımlarına el koymaları anlaşılıyor.

Şimdi alman BKA’sı PKK’nin hiç uyuşturucuyla alakası olmadığını bilmiyor mu? Kara para aklaması yapmadığını, kaçakçılık yapmadığını sadece ve sadece Kürt halkının yardımlarıyla geçindiğini bilmiyor mu? Kendi ajanları onlara nasıl bilgi getirdiklerini bilmiyorlar mı?

Peki, biliyorlar da neden bu kadar yalan dolana dayalı demagojik söylemlere başvurarak halkımızın, gençlerimizin üstüne geliyorlar. İşte nedenlerini yukarıda sıraladık. Kendilerince Ortadoğu ya girecekler, Kürdistan’a girecekler. Ancak oynadıkları kart fos çıktı. Daha doğrusu PKK ve gerillanın gelişmesi bu türden tüm oluşumları gelişme şansı tanımadı ve Kürt halkı seçimini PKK’ye yaptı. Yani Almanya’nın Kürdistan’da çıkarlarını temsil edecek güç kalmadı. Pastada kar almayacak. Bunun faturası olarak bugün Kürt Özgürlük Hareketine Türklerden daha fazla saldırıyorlar. Böyle olunca Kürt Özgürlük Hareketine yakın duran güçler ve örgütler şikanize ediliyorlar.

Biz bunları anlıyoruz. Daha fazlasını da anlıyoruz. Ama Almanya’da şunu unutmasın, bu halk öyle çaresiz değil. Bu halk kimsesiz hiç değil. Bugün Ortadoğu’nun her yerinde savunma güçleri var, yeterince zarar verebilecek kudrete sahip. Birde bu halk 20–30 yıl önceki halkta değildir. O artık örgütlüdür. Bu örgütlü halk gücünün tepkisini üzerinize çekmeyin. Bu halka verilecek en küçük mesaj-nasıl Paris sokaklarını yabancı gençler tarumar ettiyse-oraların tarumar edilmesine yeter de artar da.

Biz söylediğimizi söyledik. Anlayan anlar. Anlaması gerekenlerde bunu iyi anlamalıdır.

Aklını peynir ekmekle yemek diye bir kavram vardır. Umarız Almanya aklını peynir-ekmekle yemekten vazgeçer.
 

 

 

         
 

 

» HPG ANAKARARGAH

» HPG HAKKINDA

» HPG BİM ARŞİV

» MEŞRU SAVUNMA

» GÜNCEL YAZILAR

» GERİLLADAN

» ŞEHİTLERİMİZ

» ÖNDERLİK

» YJA STAR SAYFASI

» DİZİ ARAŞTIRMA

» FOTO GALERİ

» KİTAPLAR

» VİDEOLAR

» BAYRAKLAR

» İRTİBAT

 

 

 

 

 

 

 

 
 

HPG (Halk Savunma Güçleri) Resmi Sitesidir.
HPG-BİM tarafından yapılmıştır.

HPG Online © 2003 - 2008 Tüm hakları saklıdır.