|
Yücel Halis
Kürt
halkı 2008 yılına görkemli bir giriş yaptı. Newroz’da milyonların
serhildanına dönüşen halkın yürüyüşü selamlanmaya değer.
Yılın başlangıcı ile birlikte yoğunlaşan askeri operasyonlar -sınır
ötesine- güney Kürdistan’ı da kapsamına aldı. Havadan ve karadan
süren operasyonlara karşı, gerillanın görkemli direnişi gelişti. Bu
meşhur “Güneş operasyonu” irdelenmeye değerdir. 2008 yılının da
nasıl gelişeceğine de işaret ediyor. Genelkurmay askeri
gerekçelerle çekildiğini açıkladı, fakat hangi gerekçelerle geri
çekildiğini açıklamadı.
Mehmetçik basın operasyonun başarısından gem vuradursun, kazın ayağı
hiç de öyle değil. Genelkurmay yetkililerinin suratlarının hali her
şeyi açıklıyordu. Eleştirenlere “Gidin 24 saat kalın da görelim”
diyebilecek kadar yılgınlaşmış-çökmüştü. Sahi orada ne oldu diye
insanın sorası geliyor. Oldu olacak bir de, “kırıma uğradı” denilen
helikopteri doğru açıklasalardı. Neyse savaş literatürüne yeni bir
kavram kazandırdılar. Siz siz olun “kırıma uğradı” lafını
duyarsanız, bilesiniz ki bir helikopter düşürülmüştür.
Genelkurmay ve hükümet, yanlış hesap yaptı ve yanlış hesap Zap’tan
döndü. Hem de dönüş arkasına bakmadan kaçan cinsten. Herhalde
askerlere dediler ki, uçak ve top atışları sonucu hiç kalmamıştı,
kalanları da siz halledersiniz, asker de inandı ve elini-kolunu
sallayarak yola düşmüştür. Ne bilsin ki gerilla onu bekliyor.
Bir de emekli generalleri yok mu, şu Büyükanıt’ın teqawud
arkadaşları. Onlar da askeri dolduruşa getirmiştir. Halbuki malum
generaller defalarca denemiş ve yenilmişlerdi. Hasan Kundakçı’yı,
gerilla kundağa saralı çok oldu. 95 Mart operasyonu hatırlardadır.
Büyük yalancı Orhan Yamukoğlu içinde aynı şey geçerli. O kadar asker
öldü, sorumlusu Genelkurmay ve hükümettir.
Gerçi gerilla onlarca defa teslim olmaları için çağrı yaptı, ama
onlar önceki sekiz askerin başına gelenlerden çok korkmuş olacak ki,
kendi başlarına geleceğinden çok korktular. Tabi bir de en seçme
birlikleriyle “Bordo Bereliler” denilen bu birliklerin subay,
astsubay ve çavuşlardan oluştuğu biliniyor. Bizce artık o bereleri
değiştirsinler, mesela sarı ya da lacivert olabilir. Bu hem
Büyükanıt hem de Erdoğan’a uyar.
Anlaşılan Genelkurmay Enver Paşa’dan ders çıkarmamış. Sarıkamış
kendilerine hayırlı olsun. Gerilla unutulmaz bir ders verdi, umarım
akılları başlarına gelir.
Yeri gelmişken M. Ali Birand ile Ali Kırca’ın hayal kırıklığını da
insan anlıyor. Sivil üniformalı sözde bu medya mensupları, anlaşılan
operasyonun böyle sonuçlanacağını beklemiyorlardı. Çeşitli duyumlara
göre, Birand 1 milyar dolandırıcılık suçu ile, Kırca ise fuhuş
nedeniyle paçayı ele vermişler ve bu nedenle Mehmetçik basının
sözcülüğüne soyunmuşlar.
Evet bahar geldi, gerilla yürüyüşe geçiyor, operasyonlar sürüyor,
kuşkusuz çatışmalı bir süreç yaşanacak. Genelkurmay ve hükümetin
saldırgan tutumlarını sürdüreceklerine benziyor. Dolayısıyla halkın
ve gerillanın direnişi, boyutlanacak.
“PKK’yi ortak düşman ilan edenler” bir kez daha düşünceler yeridir.
Yoksa “kırıma uğramaktan” kurtulamazlar. Milyonların öncülük
iradesini tanımaktan başka çarelerinin olmadığını anlamaları kendi
hayırlarınadır.
Muhattap aramaya gerek yok, adres yakındır, koster bozuk! değil ise
gidip görüşürler. Kimi sivil yöntemler, kimi askeri yöntemler, kimi
başka yöntemler ile PKK’yi yok etmeyi düşünüyorsa yanılıyorlar. PKK
30 yıldır direniyor ve direnmeye devam de edecek. PKK 2008 yılında
30’cu yıldönümünü karşılıyor. Dolayısıyla destansı bir direniş
yılına hazırlanmış durumda. Kürt sorunun çözüm adresi olan PKK,
çözüme katkı sunan her öneriye açıktır. Bunu defalarca kamuoyuna
deklere etmiştir. Fakat oynanan oyunlara karnı da toktur, kimse de
yanlış hesap yapmamalı ve aklıselimin yolunu da bulmalıdır.
“Sınır ötesi” operasyonlarla sonuç almaya çalışanlar, Zap deneyimini
iyi irdelemelidir. Çünkü sırada Gabar, Cudi, Munzur, Andok gibi
yüzlerce direniş kalesi vardır. Yalanla, inkarla sonuç alamazlar.
Nice Genelkurmay başkanı, nice başbakan şansını denedi, sonuç
alamadı. Bari bu sonuncuları ders almış olsun. Ağustos ayına daha
zaman var, yoksa onların da sonu aynen öyle olacak. Şu İlker Başbuğa
yazık değil mi? Daha Genelkurmay olmadan ipliğini pazara
çıkarmamalıydılar. Belki Ağustos’ta Genelkurmay’lığa seçilir de,
aynı hatalara düşmez.
Enver Paşaların tükenmediği, Genelkurmay bu gidişle tüketiyor. Israr
edilmemeli ve Anadolu’nun yoksul evlatlarının ölmesine artık son
verilmelidir. Yazıktır, günahtır. O kadar ocak söndü. Sorumlusu
kendileridir. Böyle devam ederlerse daha çok ocak söner. “Kahraman
Mehmetçik Edebiyatı” bitti, anlamaları gerekir. İşte askeri
gerekçeleri bunlardır, 24 saat dayanabilene aşk olsun, dedirten bu
gerçeklerdir. İnanmayın denesin, bir daha görsün.
|