Kürtçe | Türkçe | Farsça | İngilizce | Arapça | Almanca

 

 
   
 

ERDOĞAN YAHUDİ OLSUN BİZ “FİLİSTİNLİ” OLMAYACAĞIZ

 

16 Mart 2008

Hayri Engin

 

Filistin’le İsrail çatışkısı neredeyse binlerce yılı aşıyor. Bir arkadaşın deyimiyle Musa’nın Mısır’da çıkışıyla başlayan bir çatışkı.

Bizlere daha tanıdık gelen ve bildik gelen ise 20. yüzyılın ortalarında başlayıp da 21. yüzyıla taşınan adeta kördüğüm olmuş bir sorun.
Ortadoğu’nun göbeğinde neredeyse herkesi etkileyen oldukça bu büyük sorun bu toprakları parçalar durumdadır. Bu yetmezmiş gibi tüm dünyayı da taraf haline getiren bir düğüm.

Önceleri mazlum olan Filistin halkının haklı direnişi ki halen haklılığını koruyor-hepimize ilham kaynağı olmuştur. Kim nerede bir direniş içerisine girecekse birazda bu halkın görkemli direnişinden etkilenir hatta ondan esinlenerek mücadele yürütürdü. Ve bizi en çok mücadelemizde etkileyende bu halk olmuştur.

Diğer yandan dünyanın neredeyse her yerinde dıştalanan Yahudi halkının Ortadoğu'ya yönelerek bu topraklara yerleşmesi makul görülmeyecek bir durum değildir. Ancak İngiliz emperyalist politikalar sonucu bir nevi bölgede jandarma rolüne soyunan İsrail bir ur olarak bu topraklarda kalmıştır. Ne acıdır ki halen bu politikalara alet olmayı sürdürmektedir.

Gelgelelim böylesi bir soruna makul bir çözüm bulup sorunları diyalog yoluyla çözme yerine kanla ve şiddete dayalı, işgale dayalı yöntemler tercih edilip bugüne gelinmiştir. Elbette sorun derindir, ancak ne kadar derinde olsa karşılıklı hoşgörü ve demokratik değerler etrafında birleşerek bu halkların boğazlaşmasını durdurmak herkesin boynunun borcu olması gerekirken, adeta her gelen “bir çıbanda bu yaraya ben sokayım” diyor ve yarayı daha da azdırıyor. Tabii, bu sorunun çözülmesini istemeyen, bundan nemalanan, getirim sağlayanlarda az değildir.

Lakin tüm olup bitene ve tüm karıştırıcı çabalara rağmen bu sorunu halklar lehine çözmek mutlaka gerekiyor. Önderliğimizin deyimiyle iki halkın karşılıklı anlayışı temelinde, Kudüs’ün ortak başkent ve kültürel bir merkez olması ve boşa akıtılan bir damla kanın durdurulması temelinde mutlaka sağlanmalıdır.

Bazı sorunlar vardır ki şiddetle çözülemezler. Şiddet, akan irine neşterdir, sonra yapılması gereken bunun tedavisidir. Yani siyasal, demokratik çözüm yollarıdır. Eğer bir yerde bir damla kan dahi boşa akıtılıyorsa orada caniler işbaşındadır demektir. Çünkü her boş akıtılan damla kan ekilen yeni kan tohumlarıdır. Ve tarih bu duruma yol açan canileri hiçbir zaman af etmeyecektir.

Özcesi; sorunları kördüğüm haline getirmek ve kördüğüm olması için elinde geleni yapmak insanı ancak lanetli kılar. Lanetlilik belki de dünyanın en çirkin durumudur.

Şimdi Kürdistan da bir kısım rantçı, var olan sorunu İsrail Filistin sorunu haline getirmek istiyor.

Şu iyi bilinmeli; biz Özgürlük Hareketi, Filistinli hareketler değiliz. Ve Filistin de kullanılan tıkatıcı, kan siyasetini benimsemiyoruz. Adeta sadece kavga olsun diye kavgayı ve savaşı kimse dayatamaz. Biz mücadele ve daha sonraki formu olan savaşı hep geçici bir süreç ve merhale olarak ele aldık. Yaranın birikmiş irinlerini akıtmak ve herkesin gözleri önüne hastalıklı durumu göstermek için bir nevi zorunlu olarak bu yolla başvurduk. Ancak hiç kimse, hiçbir güç, bizi iş olsun diye savaşın içine sürükleyemez. Biz oldukça güçlü bir dünya bakış açısına sahip, bir tarafın-emekçilerin-ideolojik duruşuyla siyaset güden insanlarız. Yani her bir hareketimizin, davranışımızın siyasal-yani yaşama yansıyış-biçimi vardır. Kaldı ki çoktandır kan bağına dayalı siyaseti mahkûm ederek Kürdistan da halkımızı özgürlük talepleri etrafında birleşmesi için mücadele ettik ve bu yolda önemli başarılar sağladık. Biz her zaman ırkçı, milliyetçi, şoven, militarist, hoşgörüye dayanmayan dinci siyaseti ret ettik. Tersine demokratik değerlere dayalı, ulusların kendi olma mücadelesi temelinde mücadele yürüttük.
Şimdi Türkiye de -özel de AKP, CHP- ve kimi geçmişte iflas etmiş Kürt işbirlikçileri her şeyiyle açığa çıkmış bu sorunu ısrarla İsrail Filistin çatışkısına çevirmek istiyorlar. Siz İsrail olabilirsiniz ancak biz Filistin gibi ya da Filistin siyasetçileri gibi yapmayacağız. Biz demokratik değerlerin peşini bırakmayacağız. Türkiye halkıyla ya da halklarıyla kardeşlik temelinde kardeşleşmeyi sürdüreceğiz.

Türkiye işçilerinin “AKP SAĞLIĞA ZARARLIDIR” sloganı esasta İsrail tarzı siyaset yürüten bir partinin zihniyetini iyi yansıtıyor. Türkiye başbakanı Tayip Erdoğan’ın DTP ile görüşmeyi şartlara bağlamayı -ki bu sözde PKK’ yi terörist ilan edecekler- olsa olsa Şaronvari bir yaklaşımdır. Olsa olsa kan siyasetine devam etme çağrısıdır. Olsa olsa Türkiye de giderek gelişen Finans kapitalden nemalanmadır. Savaş rantından yararlanmak için yalakalık yapmaktır.
Dahası; İsrailli olmak tavrı olsa olsa halklara karşı duyulan korku ve kindir. Bu kinin ve korkunun kimseye faydası yoktur, olamazda. Kürt legal siyasetçilerini aklıselime davet ederken kendisinin ve Ortaklarının aklıselim davranması gerektiğini unutuveriyor. Ve Erdoğan şunu unutmasın; eğer Kürdistan Filistin olursa bu sorun küçücük bir İsrail ve Filistin çatışkısı olarak kalmaz. Tüm Ortadoğu’yu yakar. İşte bunun işin önce aklıselim davranmayı Erdoğan ve ortakları öğrenmeli, aksi durumda halkların cezalandırması çok sert olur.

 

 

         
 

 

» HPG ANAKARARGAH

» HPG HAKKINDA

» HPG BİM ARŞİV

» MEŞRU SAVUNMA

» GÜNCEL YAZILAR

» GERİLLADAN

» ŞEHİTLERİMİZ

» ÖNDERLİK

» YJA STAR SAYFASI

» DİZİ ARAŞTIRMA

» FOTO GALERİ

» KİTAPLAR

» VİDEOLAR

» BAYRAKLAR

» İRTİBAT

 

 

 

 

 

 

 

 
 

HPG (Halk Savunma Güçleri) Resmi Sitesidir.
HPG-BİM tarafından yapılmıştır.

HPG Online © 2003 - 2008 Tüm hakları saklıdır.