Kürtçe | Türkçe | Farsça | İngilizce | Arapça | Almanca

 

 
   
 

Zap’ta yaşanan derin ruh!

 

11 Mart 2008

Fırat Şemzinan

 

Doğru direnişler ve doğru mücadeleler hep başarıların devamını getirmiştir. Kandırmacalar, yalanlar, uydurmalar ve sahte zaferlerin ömrü pek uzun olmadığı gibi, inandırmalar da pek uzun değildir. Bir kişinin yalan felsefesini bilirsen, onun gerçekçi felsefesini de bilirsin. Eğer yalan felsefesini bildiğin halde, yalana inanırsan bu ancak olsa olsa cahillik, bilgiden, yaşamdan, felsefeden, çağdaşlıktan nasibini alınmadığı anlamına gelir. Demek ki, yalana dayalı sahte gerçeklerin sonu hep traji-komik olmuştur. Aynamız olan tarihe bir bakacak olursak; kimileri tanrı, kimileri tanrı-kral, kimileri imparator ve kimileri de Nemrut(Namirin-ölümsüz-) adlarıyla hep yalana ve hırsızlığına dayanan sistemler oluşturmuşlardır.

Bu adlar, kurdukları sistemleri ve adlarıydı.. Bu sistemler belki yüzyıllarca-binlerce yıl sürmüşlerdir. Ama yalana dayalı olduğu için, bir gün gelmiş yalanları yılan gibi onları ısırmıştır. Çünkü bunlar hiçbir zaman doğaya, topluma doğru yaklaşmadıkları için sonları “mirin” yani “ölüm” olmuştur. Neden yalancılar, hırsızlar kendilerine benzeyen adlarını anılarında anlatırlar ve öyle anlatırlar ki, öve öve bitiremezler? Çünkü onlara benzediği için, onların ataları olduğu için. Bu şekilde yapanlar sadece belli bir kesimdir. Bu kesimler de gücü-iktidarı elinde bulunduranlardır. Bu küçük kesimin dışında kalanlar, yani halk, onları da lanetleyerek anıyorlar.

Ama aksine Zerdüşt, Mani, İsa, Sokrat ve Kawalar tarihte her zaman en güzel biçimde anılmışlardır. Çünkü onlar hayata, topluma, doğaya gerçekçi ve halka dürüst yaklaştıkları için sevilirler ve unutulmazlar. Nietzsche, Zerdüşt ve Zerdüşt düşünceleri için şunu söyler: “Tüm dünya canlıları bir araya gelse, Zerdüşt gibi bir tek cümle söyleyemezler” Neden Nietzsche bu sözü söylüyor, çünkü Zerdüşt gerçeğe susamış somut aşkıdır ve doğaya susamış somut aşkından dolayı kullanmıştır bu sözü.

Tarihten günümüze özgürlüğün, gerçekliğin, eşitçiliğin gözü-beyni ve ifadesi PKK olmuştur. PKK şahsında zirvede yaşananlar, bu gerçeklerin derinlikleridir. Demokratik eşitlikçi toplum için verilen mücadeleler, yalancıları ve çağdaş Nemrutları en ucra hücrelerine kadar korkutmaktadır. Onlar için özgür toplum, vahşi ve geridir; onlar için eşit toplum, terörist ve canidir; onlar için doğru ve dürüst olmak, en büyük yalancı, hilekar ve canbazlıktır; onlar için bilinç, bilinçli olmak; tehlikelidir ve derhal alt edilmesi gerekir. Onlar doğrular uğruna yaşamını feda etmeye anlam veremezler. Tüm bu baskılar ve hakaretlere rağmen, PKK bu doğru yolda bugünlere kadar mücadelesini daha da yükselterek yürümektedir.

Önder Apo PKK şahsında yenilemeyecek ve kırılamayacak iradeli ve idialı kişilikler yaratmıştır. Öyle bir savaş iradesi, yaşam felsefesi, ahlak ve kültür yaratmış ki, hiç kimsenin gücü bu gücü kıracak güce ulaşmamıştır. Bu güç ve iradenin insan felsefesinde gerçekleştirdiği en büyük olgu, yaşamı uğruna ölecek kadar sevme derecesine getirmesidir. İşte PKK’nin gerçek zafer kişiliği ve umudu, Zap’ta yaşanan derin ruhla açığa çıkmıştır. Bu zulme, inkar ve imhaya, soykırıma, yalana, hırsızlığa ve sahte zaferlere vurulan en büyük darbedir. Zap’ta, Ağrı’da, Kandil’de, Bamernê de, Amed’de, Kamişlo’da, Wan’da, Urmiye’de yaşanan direnişler, gerçekliğe susamışlığın haykırışları ve çığlıklarıdır.
 

 

 

         
 

 

» HPG ANAKARARGAH

» HPG HAKKINDA

» HPG BİM ARŞİV

» MEŞRU SAVUNMA

» GÜNCEL YAZILAR

» GERİLLADAN

» ŞEHİTLERİMİZ

» ÖNDERLİK

» YJA STAR SAYFASI

» DİZİ ARAŞTIRMA

» FOTO GALERİ

» KİTAPLAR

» VİDEOLAR

» BAYRAKLAR

» İRTİBAT

 

 

 

 

 

 

 

 
 

HPG (Halk Savunma Güçleri) Resmi Sitesidir.
HPG-BİM tarafından yapılmıştır.

HPG Online © 2003 - 2008 Tüm hakları saklıdır.