Kürtçe | Türkçe | Farsça | İngilizce | Arapça | Almanca

 

 
   
 

KIRIMA UĞRAYAN OPERASYONUN ANATOMOSİ!

 

1 Mart 2008

Rubar Andok

 

Kış süreçleri genelde sakin süreçlerdir gerilla için. Bu kışın çetin geçeceği işaretleri Erdoğan’ın ABD ziyareti ipucu veriyordu. Akabinde Medya Savunma Alanlarında keşif uçuşları ve yoğun hava saldırıları. Türk ordusu kendince iki aydan fazla yürüttüğü hava saldırıları sonucu, sonuç alabileceğini düşündü ya da çaresizlikten bunu düşünmek istedi. Türk ordusu stoklarındaki bütün kazan bombaları, obüs, havan ve misket bombalarını kullandı, ama gerillanın yılların tecrübelerini herhalde iyice hesaba katmadı ve hiçbir sonuç alınmadı.

Tarihler 18-19 şubat! Askeri hareketlilik ve yapılan yığınaklar Türk ordusunun kırmızı pelerin gören bir boğa gibi kendini Zap alanına vuracağına işaretti. Sonrasında Haftanin ve Xakurkê alanlarını da tutarak tampon bir bölge oluşturup, uzun bir süre alanda kalacaktı. 20 şubatta Çiya Reş alanında Medya Savunma Alanlarına giren Türk ordusu, aldığı büyük darbeden sonra, kendini çoktan küçük Cilo sırtlarından bırakmıştı. Bu her iki alanda giriş de, stratejik önemi bilinen Şıkefta Bırindaran Tepesini ele geçirmek amacıyla idi. Yalnız hesapları tutmadı. Gizliden alana girdiklerini düşünen askerler, Şamkê Alanına yetiştikten sonra, operasyonun ikinci gününden sonra Zagros ve Zap güçleri tarafından çembere alındı ve askerlere karşı eylem üstüne eylem gerçekleştirildi.

Savaş uçakları ve kobralarına güvenen asker ve generaller, Şıkefta Bırindaran Tepesine abartılı olmasın ama her metre kareye bomba yağdırdı. Bunun böyle olacağını bilmek için kahin olmaya gerek yoktu ve tüm hazırlıklar buna göre göreydi. Şıkefta Bırindaran Tepesini aylarca savunacak güç ve altyapı hazırlıkları geçen yazdan bitmişti.

Bu operasyon bir çok şeyi açığa çıkardı. Bu da Türk askerlerinin korkaklığı, acemiliği ve savaşmaktan kaçtıklarıydı. Zafer sarhoşu olan askerleri kendilerini Çemço alanının hemen ilerisinde bulunan Şamkê alanına geldiklerinde, kendilerini asfalt yola bırakmışlar ve pikniğe gider gibi, o güvendikleri kobra helikopterlerle yol alıyorlardı. Yandan ve arkadan yakın mesafeden vurulan bu askerler, bir anda beş yüz metre yolu kırmızıya boyadılar. Yaşanan panik ve çaresizlik pilotları da etkiledi ve karga gibi düşen helikopterden sonra, “helikopteri vurduk” sesleri ve tılilileri “Bijî Serok Apo” sloganlarıyla çatışmaların seyri çoktan değişmiş ve generaller nasıl alandan çıkacaklarının telaşına düşmüşlerdi.

İkinci günde Çemço ve Şıkefta Bırindaran Tepesi arasındaki alanda durdurulan iki kol düşman askerine yönelik, akşam için hazırlıklara başlanmıştı bile. Ay ışığı altında sızma yapan arkadaşlar, tam anlamıyla düşman kolunu kırımdan geçirdiler. Hemen ileriden izliyoruz. Saldırı grubunda olan dört arkadaş, 6 melez silah alıp gelmişler. Ancak bu kadar taşıyabildik diyorlar. Çatışmada yaralanan bir arkadaşı pratik kurulmuş hastaneye götürmek için eylemde olan bir arkadaşla yola çıkıyoruz. Nasıl oldu diye soruyorum. Anlatmaya başlıyorlar ve yol alıyoruz kobraların altında ve yoğun obüsler eşliğinde. Yaralı arkadaş, tepede konuçlanan askerlerin arasına dalıyor, tam bir kırım. İlk vuruşlarda kar kırmızıya boyanıyor. Kurşunlar yetmediği için ölen askerlerin silahlarını kullanıyorlar. Tam 5 silah kaldırıp askerlerde boşaltıyor. Askerleri bağrışmaları, ağlamalarının yürek yaptığını belirtiyor. Hepsi de çocuk gibi ağlıyor. Kaldırdığı beşinci silahını da kullanan yaralı arkadaş, askerlerin yakarış ve ağlamaları karşısında, teslim olun çağrısı yapıyor. Bir şey yapılmayacağı ve ailelerine sağ salim teslim edileceğini belirtiyor. Bu esnada uzaktan gelen bir kurşunla yaralanıyor. Niye öldürmedin diye soruyoruz.” Çocuklar gibi ağlıyorlardı, ne yapayım!” diyor.

Operasyonun altıncı gününde, artık geri çekilme telaşı başlamıştı askerler arasında. Bu arada Güney Kürdistan üzeri 100 ceset torbasının Bamernê’den götürüldüğü haberleri geliyor. Ve akabinde sınır kapısından alabildikleri 81 cenaze götürülüyor. Bu arada savaş uçakları ve kobralar alanı aralıksız bombalıyor. Ön mevziden gelen arkadaşları görüyoruz, asker cenazelerinin alınması için alana yoğun saldırı olduğunu ve elimizdeki asker cesetlerinin bir çoğunun uçaklar tarafından parçalandığını belirtiyorlar. Tespit edilen ölen asker sayısı çoktan yüzü geçmişti. Yüksek tepelerdeki doçka ve fûzeler helikopterlerin alana yaklaşmasına izin vermiyor. Geri çekilen askerler kobra ve skorsky helikopterlerin alana inememelerinden, kelaynaklar gibi kendileri Şamkê köyünün yamaçlarına veriyorlar. Ver Allah'ım ver! Tam keklik konumuna düşen askerler yüksek tepelerdeki doçka ve Zagros güçlerimiz tarafından vuruluyorlar. Tam bir trajedi. Silah patlatacak takatları kalmamış bir şekilde, alan inemeyen helikopterler isteniyor. Ama her zamanki gibi, bir kol asker ölüme terk ediliyor.

Zap ve Zagros güçlerinde bayram havası var. Metre metre her arkadaşımız tarafından kahramanlık destanları yazıldı. Bir çok askeri mühhimat ele geçirildi. Yangından mal kaçırtır gibi, kendi basınlarının o çok abarttığı, o çok güvendikleri kış malzemeleri ve ağır silahlarını bırakıp kaçıyor o çok methedilen Mehmetcik!

Bugün itibariyle, en son küçük Cilo’dan kendini kuzey Kürdistan sınırına bırakan askerlere, son bir uğurlama eylemi gerçekleştirildi ve Türk askerleri yaşadıkları büyük hezimet ve kırım ile üslerine döndüler.
 

 

 

         
 

 

» HPG ANAKARARGAH

» HPG HAKKINDA

» HPG BİM ARŞİV

» MEŞRU SAVUNMA

» GÜNCEL YAZILAR

» GERİLLADAN

» ŞEHİTLERİMİZ

» ÖNDERLİK

» YJA STAR SAYFASI

» DİZİ ARAŞTIRMA

» FOTO GALERİ

» KİTAPLAR

» VİDEOLAR

» BAYRAKLAR

» İRTİBAT

 

 

 

 

 

 

 

 
 

HPG (Halk Savunma Güçleri) Resmi Sitesidir.
HPG-BİM tarafından yapılmıştır.

HPG Online © 2003 - 2008 Tüm hakları saklıdır.