|
Doğan Çetin
“Ruhumu
yedi kez aşağıladım: İlki, onu yükseklere ulaşmaktan kaçındığını
gördüğüm
zamandı;
İkincisi onu topalın önünde topallarken gördüğüm
zamandı;
Üçüncüsü kolayla zor arasında seçim yapması gerekip de kolayı
seçtiği
zamandı;
Dördüncüsü bir yanlış yaptığı ve kendini başkalarının yanlışlarıyla
avuttuğu
zamandı;
Beşincisi güçsüzlüğe sabrettiği ve sabrını güce yorduğu
zamandı;
Altıncısı bir yüzün çirkinliğini hor gördüğü ve onun
aslında kendi maskelerinden biri olduğunu anlamadığı
zamandı;
Ve yedincisi bir övgü şarkısı söyleyip de bunun bir erdem olduğunu
sandığı
zamandı.” Halil Cibran
Lübnan'lı ozan Halil Cibran’ın bilgece sözlerinden oluşan bir
aforizma. Ruhun yedi kez, keşfedilmiş yedi zayıflık için
aşağılanmasının hikâyesi.
Yaşadığımız dünyanın insanı, yani değiştirmek için ant içtiğimiz,
hayatımızı bedel olarak sunmakta tereddüt etmediğimiz dünyanın
insanı o kadar çok zayıflıkla dolu ki. Bu zayıflıklar bırakalım
aşağılanmayı her geçen gün hayatın birer gerekliliği haline
getiriliyor. Ruhunu insan olmanın erdemleri ile terbiye edip,
yaşamını bu yüksek erdemlerden yalnızca biri bile olmakla
onurlandıramamış milyonlarca insan cüce bir kişilik içerisinde
yaşamaya çalışıyor. Bir o kadarı hiç de rahatsız olmadan erdem adına
o dev yalanların ardına saklanmış, bir panik haliyle yalnızca ama
yalnızca ‘ben’ diye bağıran kendi arzularına sığınıyor.
Bu zayıflıklarla yaşamak birer lükse dönüşüp ihtiyaç haline
getiriliyor sanki. Ve bu aşağılık ruhlar kendine dur demeyen bir
bedenin içerisinde kas ve et yığınını barınaklarında halinden mutlu
uyuyor. O yalan dünyalara sıklıkla uğrayan korku bazen hiçbir şey
değiştirmezken bazen de sadece kalın zincirlerle esir edilen
ruhların esaretine bir kilit daha vuruyor. Ruhlar sığındıkları bu
evde bu bedende kendi kendini esir almak için her gün bir bahane
daha yaratıyor.
Ruhların böyle aşağılanması kilisede günah çıkarma nehirlerde
günahlardan arınma törenlerini anımsatıyor bizlere. Belki de gece
uykuya dalmadan önce kafalarda meşgul düşünceler içerisinde,
yaptığımız hatalardan düştüğümüz hallerden dolayı kendi kendimize
hayıflanmamız ve ardından alınan onlarca karar ile birlikte sabaha
merhaba deyişimizi. Ruhumuzda keşfettiğimiz o beşeri zafiyetlerimiz
karşısında defalarca kendimize kızdığımız anları ve belki de bu
vaziyetimizden ötürü kendimizi cezalandırdığımız içimizdeki muhasebe
günlerini.
Halil Cibran yani Lübnanlı bilge şair yalnızca yedi kez aşağılanmış
bir ruhla anlatmış hislerini. Keşke sekizincisi, dokuzuncusu,
onuncusu diye devam etseydi aforizmasına. En önemlisi de böyle bir
çağda “Ve sekizincisi: bir zulmü ve baskıyı görüp de sessiz
umursamaz kaldığı ve görmemezlikten geldiği zaman” diye devam
etseydi sözleri.
Hey siz! Bir halkın Kürt halkının yaşadığı baskıyı zulmü
görmeyenler, halkımızın her türden çığlığına bütün duyu organlarını
kapamış varlıklar, bizle aynı havayı soluyan aynı neslin aynı çağın
insanları ruhunuzu sekizinci kez aşağılayın.
Gerçeğin yalnızca gerçeğin gücü karşısında fütursuzca kibirlenen,
yaşam müsabakasının şikeli yarışçıları ruhlarınızı bir kez daha
aşağılayın.
Ülkesinin ve yaşamının bir değil binlerce kez satıldığına tanık olan
ve korkuyla dillerini kesen gözlerini dağlayanlar ruhlarınızı bir
kez daha aşağılayın.
Ekranları karşısında izlenen trajediden zevk duyan akan kan ve
yaşanan yıkıma alkış çalan günahkârlar ruhlarınızı bir kez daha
aşağılayın.
Kendi dünyasının insanlarını krallar ve onlara hizmet edenler diye
ikiye ayıranlar övgü delileri, şahşahalı dünyaların cüce insanları
ruhlarınızı bir kez daha aşağılayın.
Yaşanan yıkımdan yanan dünyamızdan ve ağlayan yeryüzünden halkımızı
ve onun ancak onurlu diye tanımlanabilecek davasını sorumlu tutan
yalancı bilgeler, şamanlar, cadılar ruhlarınızı bir kez daha
aşağılayın
Gözleri, akılları, hisleri olanlar ama görmeyenler ama anlamazlıktan
gelenler ama hissetmeyenler yalnızca ve yalnızca sustuğunuz için
ruhlarınızı bir kez daha aşağılayın.
Yaklaşan kavganın amansızlığı ile sarsılan bedenler bu gürültülü
şölende özgürlük adına, onur adına, erdem adına kuşanan
kahramanların yanında saf tutmayan korkak mahlûkatlar ruhlarınızı
bir kez daha ve sekizinci kez aşağılayın…
|