Kürtçe | Türkçe | Farsça | İngilizce | Arapça | Almanca

 

 
   
 

Ruhlarınızı sekizinci kez aşağılayın!

 

10 Şubat 2008

Doğan Çetin


“Ruhumu yedi kez aşağıladım: İlki, onu yükseklere ulaşmaktan kaçındığını gördüğüm
zamandı;
İkincisi onu topalın önünde topallarken gördüğüm
zamandı;
Üçüncüsü kolayla zor arasında seçim yapması gerekip de kolayı seçtiği
zamandı;
Dördüncüsü bir yanlış yaptığı ve kendini başkalarının yanlışlarıyla avuttuğu
zamandı;
Beşincisi güçsüzlüğe sabrettiği ve sabrını güce yorduğu
zamandı;
Altıncısı bir yüzün çirkinliğini hor gördüğü ve onun
aslında kendi maskelerinden biri olduğunu anlamadığı
zamandı;
Ve yedincisi bir övgü şarkısı söyleyip de bunun bir erdem olduğunu sandığı
zamandı.”
Halil Cibran

 

Lübnan'lı ozan Halil Cibran’ın bilgece sözlerinden oluşan bir aforizma. Ruhun yedi kez, keşfedilmiş yedi zayıflık için aşağılanmasının hikâyesi.

Yaşadığımız dünyanın insanı, yani değiştirmek için ant içtiğimiz, hayatımızı bedel olarak sunmakta tereddüt etmediğimiz dünyanın insanı o kadar çok zayıflıkla dolu ki. Bu zayıflıklar bırakalım aşağılanmayı her geçen gün hayatın birer gerekliliği haline getiriliyor. Ruhunu insan olmanın erdemleri ile terbiye edip, yaşamını bu yüksek erdemlerden yalnızca biri bile olmakla onurlandıramamış milyonlarca insan cüce bir kişilik içerisinde yaşamaya çalışıyor. Bir o kadarı hiç de rahatsız olmadan erdem adına o dev yalanların ardına saklanmış, bir panik haliyle yalnızca ama yalnızca ‘ben’ diye bağıran kendi arzularına sığınıyor.

Bu zayıflıklarla yaşamak birer lükse dönüşüp ihtiyaç haline getiriliyor sanki. Ve bu aşağılık ruhlar kendine dur demeyen bir bedenin içerisinde kas ve et yığınını barınaklarında halinden mutlu uyuyor. O yalan dünyalara sıklıkla uğrayan korku bazen hiçbir şey değiştirmezken bazen de sadece kalın zincirlerle esir edilen ruhların esaretine bir kilit daha vuruyor. Ruhlar sığındıkları bu evde bu bedende kendi kendini esir almak için her gün bir bahane daha yaratıyor.

Ruhların böyle aşağılanması kilisede günah çıkarma nehirlerde günahlardan arınma törenlerini anımsatıyor bizlere. Belki de gece uykuya dalmadan önce kafalarda meşgul düşünceler içerisinde, yaptığımız hatalardan düştüğümüz hallerden dolayı kendi kendimize hayıflanmamız ve ardından alınan onlarca karar ile birlikte sabaha merhaba deyişimizi. Ruhumuzda keşfettiğimiz o beşeri zafiyetlerimiz karşısında defalarca kendimize kızdığımız anları ve belki de bu vaziyetimizden ötürü kendimizi cezalandırdığımız içimizdeki muhasebe günlerini.

Halil Cibran yani Lübnanlı bilge şair yalnızca yedi kez aşağılanmış bir ruhla anlatmış hislerini. Keşke sekizincisi, dokuzuncusu, onuncusu diye devam etseydi aforizmasına. En önemlisi de böyle bir çağda “Ve sekizincisi: bir zulmü ve baskıyı görüp de sessiz umursamaz kaldığı ve görmemezlikten geldiği zaman” diye devam etseydi sözleri.

Hey siz! Bir halkın Kürt halkının yaşadığı baskıyı zulmü görmeyenler, halkımızın her türden çığlığına bütün duyu organlarını kapamış varlıklar, bizle aynı havayı soluyan aynı neslin aynı çağın insanları ruhunuzu sekizinci kez aşağılayın.

Gerçeğin yalnızca gerçeğin gücü karşısında fütursuzca kibirlenen, yaşam müsabakasının şikeli yarışçıları ruhlarınızı bir kez daha aşağılayın.

Ülkesinin ve yaşamının bir değil binlerce kez satıldığına tanık olan ve korkuyla dillerini kesen gözlerini dağlayanlar ruhlarınızı bir kez daha aşağılayın.

Ekranları karşısında izlenen trajediden zevk duyan akan kan ve yaşanan yıkıma alkış çalan günahkârlar ruhlarınızı bir kez daha aşağılayın.

Kendi dünyasının insanlarını krallar ve onlara hizmet edenler diye ikiye ayıranlar övgü delileri, şahşahalı dünyaların cüce insanları ruhlarınızı bir kez daha aşağılayın.

Yaşanan yıkımdan yanan dünyamızdan ve ağlayan yeryüzünden halkımızı ve onun ancak onurlu diye tanımlanabilecek davasını sorumlu tutan yalancı bilgeler, şamanlar, cadılar ruhlarınızı bir kez daha aşağılayın

Gözleri, akılları, hisleri olanlar ama görmeyenler ama anlamazlıktan gelenler ama hissetmeyenler yalnızca ve yalnızca sustuğunuz için ruhlarınızı bir kez daha aşağılayın.

Yaklaşan kavganın amansızlığı ile sarsılan bedenler bu gürültülü şölende özgürlük adına, onur adına, erdem adına kuşanan kahramanların yanında saf tutmayan korkak mahlûkatlar ruhlarınızı bir kez daha ve sekizinci kez aşağılayın…
 

 

 

         
 

 

» HPG ANAKARARGAH

» HPG HAKKINDA

» HPG BİM ARŞİV

» MEŞRU SAVUNMA

» GÜNCEL YAZILAR

» GERİLLADAN

» ŞEHİTLERİMİZ

» ÖNDERLİK

» YJA STAR SAYFASI

» DİZİ ARAŞTIRMA

» FOTO GALERİ

» KİTAPLAR

» VİDEOLAR

» BAYRAKLAR

» İRTİBAT

 

 

 

 

 

 

 

 
 

HPG (Halk Savunma Güçleri) Resmi Sitesidir.
HPG-BİM tarafından yapılmıştır.

HPG Online © 2003 - 2008 Tüm hakları saklıdır.