Kürtçe | Türkçe | Farsça | İngilizce | Arapça | Almanca

 

 
   
 

KARA GÜNLERİN ANILMASI VE TÖVBE ETME TEMELİNDE BİRLİKTELİK

 

10 Şubat 2008

Kasım Engin

 

Yeni bir 15 Şubat kara gününe doğru gidiyoruz. Kürtler açısından oldukça zorlu bir gün. Aynı zamanda vicdan uyanması yaratan bir gün. Bir o kadarda karabasan gibi umutsuzluk yaratan ve nice sözde “dağ gibi adamı” yıkan bir gün. Öylesine bir gün ki neredeyse halkların karşı karşıya getirilerek katledilmesine dönüşecek bir gün.

O yılları anımsadığımızda; oldukça boğucu ve bir o kadar da sarsıcı, kâbus gibi insanın üzerine çöken uluslar arası bir atmosfer. Neredeyse tüm dünya birleşmiş adeta nefes kesecek bir takip ve saldırıyla Kürt halkının biricik önderi olan Başkan Apo’yu tutsak almak için her şey yapılıyor. Bu yetmiyor bizatihi Kürt Bekoları da işin içine alınarak gelecekte yaratılan mücadelenin değerlerinden nemalanmak için işin en önemli noktasında yer alıyorlar. Kürt halkı için çanların çalınmaya başladığı anlar olarak hafızalarda silinmeyecek günler. Kürt soykırımını gerçekleştirmek için Başkan Apo’yu terörist Türkiye devletine teslim edilerek Kürt-Türk çatışması yaratma girişimleri eksik değil. Bir nevi “tazıya tut tavşana kaç” politikasıyla köşeye sıkıştırılan bir gerçeklik. Önderlik buna Kürt Kapanı dedi. Savaşsan bir şey savaşmasan bir şey, yaşasan bir şey ölsen başka bir şey. İki arada bir derede misali. İnsan beyninin durduğu ve çalışamaz olduğu bir an. Yüreklerin ağza gelip dişlerine takılıp kaldığı nefesiz durum. Özcesi oldukça zorlu ve karanlık anlar.

Halkların tarihlerin de böyle anlar değil ki yok. Hem de çok var. Birçok halk böylesi karanlık günleri farklı farklı anarlar. Şiiler Hz. Hüseyin’ini Kerbela da tek bıraktıkları için kendilerini zincirlerle ölesiye vururlar. Yahudiler ağlama duvarı önünde tövbe etmek için saatlerce ağlayıp sızlarlar. Müslümanlar Mekke’de günahlarını af ettirmek için Ebu Cehilleri taşlarlar. Almanlar 8 Mayıs’ta Hitler faşizmin yenilgisinin acılarını ve Hitler faşizmin Yahudi pogromu derken onlarca katliamlarını çeşitli etkinliklerle tövbe ederek anarlar. Günah çıkartırlar. Fransız direniş hareketine sırt çeviren günün iktidar odaklarının Hitler yanlısı tavırları lanetle anılarak günün duruşu olan teslimiyet hep tövbe edilerek anılır. Bu anmaları ve tövbeleri hep daha büyük birliktelik için yaparlar.

Daha da sıralamak mümkün. Birçok halkın tarihinde böyle tövbe anları vardır. Özelde dini mitolojilerde bu tövbe sahneleri önemli yer tutarlar. Birincisi, tarih bilincinin canlı kalması için bu önemli olurken, ikincisi ise bireylerin hatta toplumun ve toplulukların olup bitenden suçu ve günahı işlemede ki rolleri tartışılarak tövbe edilir. O gün ki duruş lanetlenir. Ve gelecekte başlarına böylesi anların gelmemesi için bu tarihi bilinç hep belleklerde taze tutulur.
Peki, biz Kürtler ve demokratlar olarak 15 Şubat komplosu karşısında içine gireceğim tutum ne olacaktır? Başkan Apo Kürt ve Türk halkları için ortak kardeşlik projesini çizip uygulamak için çaba sarf ederken bize bu komplo gününde düşecek ne olmalıdır? Ne yapmalıyız?
2008 yılı hiçte 1999 yılında farklı görülmemektedir. Uluslar arası küresel teröristler topyekûn Ortadoğu halklarının başına yine musallat olmaya devam ediyorlar. Uluslar arası üçlü şeytani ittifak yani suç şebekesi-ABD, GB ve İsrail-tekrar aynı 1999 yılları gibi harekete geçmiş durumundadırlar. Gerici, ilkel milliyetçi yani ailesel çıkarları dışında bir şey düşünmeyen aşiretsel ailesel hanedanlıklar yine kendilerini pazarlayarak getirim peşindeler, Arapların egemen ve işbirlikçi tabakasında hiç bahsetmemize gerek yok. “Üslubuyla beyandır insan” bunlar için tam geçerlidir. AB-sözde- insan haklarına saygılı yapılanma, TC’nin en faşizan kanadı olan orduya silah yardımı yapmaktan çekinmiyor. Özcesi küresel emperyalizm ve yerel ayakları olan işbirlikçiler yeniden devredeler.

İşte tüm bu olup bitenin karşısında bizlere düşen görevler bu günlerde nelerdir? Biz nasıl davranacağız? Vicdan uyanmasını nasıl sağlayacağız? Nasıl kendimizi tarihe ve halklara af ettireceğiz?

Öncelikle böylesi günlerde birlik olmalıyız. Gücümüzü bir potaya aktarmalıyız. Asıl ve öncelikli olanı başa alıp tali olanı ikinci sıraya bırakmalıyız. Böylesi günlerde egomuzu tatmin edecek gösteriş ve fiyakadan uzak kalarak gerçekten işin özüne inmeliyiz. Yani çalışmalıyız. Gece gündüz sen ben demeden koşmalıyız. Böylesi günler senin ideolojin benim ideolojim tartışmaların yapıldığı günler değildir. Emek Cephesi ile karanlık Şer Cephesi karşı karşıyadır. Emek Cephesinin tüm üyeleri gücünü birleştirmeli. Adaletli, güzel, demokratik, özgür, eşit bir dünyada yana olan emekçiler mutlaka bir araya gelmelidir. Dilimiz bir olmasa da bir olmalıyız. Birey olarak birbirimizi beğenmesek de geleceğin aydınlık günleri için bir araya gelmeliyiz. Kariyerizm hastalıklarımız varsa bir tarafa atmalıyız. Kırgınlıklarımız varsa-haklıda olsa-bir tarafa atmalıyız. Farklı nedenlerden dolayı rahatsızlıklarımız varsa bir tarafa atmalıyız. Daralmaları bırakmalıyız. Küskünlükleri aşmalıyız. Şikâyetçiliği, mızmızcılığı bir tarafa bırakarak elimizi taşın altına koyarak işe koşmalıyız.

Özcesi gün birlik ve beraberlik günüdür. Karşı tarafta neo ittihatçılarla sözde ılımlı sahtekâr tipler hep bir araya-arkasına küresel emperyal bloğu da almışken-biz mutlaka bir olmalıyız. Farklılıklar olsa da bir olmalıyız, ayrılıklar olsa da bir olmalıyız. Bireysel kaprisleri, hastalıkları, rahatsızlıkları, tutuculukları derken birliktelik önünde ne kadar engel varsa hepsini bir köşeye atmalıyız. Atamıyorsak cebimize atarak üzerini iple bir müddetliğine dikmeliyiz. O hastalıklar orada kalsın. Düze çıktığımız gün ne kadar haklı haksız rahatsızlık varsa dile getirilebilir. O gün geldiğinde birbirimizi yerden yere yine vuralım. Ancak bugün karşılıklı sevgi temelinde birlik ve beraber olmanın günüdür. Karşılıklı hoşgörü temelinde güçlenmenin günüdür.

Bugünler, Başkan Apo’nun korsanca kaçırılış günleri olan lanetli günler olurken, biz bu günleri Başkan Apo’nun istemi ve çalışması olan halkların birlikteliği demokratik kardeşliği ve beraberliği için bir temel yapalım, harç yapalım. Bugünleri vicdan uyanmasının başlangıçları olarak ortak değerler yaratmak için çalışalım. Kardeşliğin sağlanması için çalışalım. Çalışalım ki karanlık güçleri bu dünyada zayıflatalım ve def edelim. Karanlık güçleri lanetleyerek yeni bir yaşamın yaratılması için çalışalım.

 

 

         
 

 

» HPG ANAKARARGAH

» HPG HAKKINDA

» HPG BİM ARŞİV

» MEŞRU SAVUNMA

» GÜNCEL YAZILAR

» GERİLLADAN

» ŞEHİTLERİMİZ

» ÖNDERLİK

» YJA STAR SAYFASI

» DİZİ ARAŞTIRMA

» FOTO GALERİ

» KİTAPLAR

» VİDEOLAR

» BAYRAKLAR

» İRTİBAT

 

 

 

 

 

 

 

 
 

HPG (Halk Savunma Güçleri) Resmi Sitesidir.
HPG-BİM tarafından yapılmıştır.

HPG Online © 2003 - 2008 Tüm hakları saklıdır.