Kürtçe | Türkçe | Farsça | İngilizce | Arapça | Almanca

 

 
   
 

BİR PARTİ DERSİ OLDU VİYAN

 

2 Şubat 2008

PKK Meclisi

 

Viyan yoldaş bundan iki yıl önce önderlik üzerinde ağırlaşan tecrit, halkımız üzerinde artan baskılar karşısında yaşanan yetersizlikleri aşmak, bu saldırılar karşısında adeta körleşen, sağırlaşan ve vicdanı kuruyan dünyanın dikkatini çekebilmek için bedenini ateşe vererek şahadete ulaşmıştır. Aslında Viyan yoldaşın esas amacı kendisini yakmak değil, eylemi, sömürgeci Türk devletine güçlü bir darbe vurmaktı. Hazırlıkları ve kararlılığı bu yönlüydü. Siyasi alan çalışmalarından HPG’ ye geçişindeki ısrarın kaynağında da bu amacı bulunmaktaydı. Önder Apo ve halkımız üzerinde geliştirilen saldırıların ulaştığı düzeyi görünce, kendi deyimiyle, artık söz bitmişti, sıra eyleme gelmişti. Ancak ağır kış koşulları nedeniyle direkt sömürgecilere ulaşma imkânları yoktu. O, imkân bulsaydı kendisini yakarak değil, düşmanın unutamayacağı Zilanca bir darbeyle sürece yanıt olacaktı. Fakat Önderliğe ve halka bağlılık düzeyi ve taşıdığı fedai ruh O’na baharı beklemeyi izin vermiyordu. Mutlaka bir şeyler yapılmalı bir ses olmalıydı. Önderlik etrafında örülen karanlık çemberi kırmak ve komplo gerçeğini aydınlatmak için böyle bir eylemi kendi açısından ertelenemez bir görev bilmişti. Çünkü artık söylenecek söz kalmamıştır. Sıra artık eyleme gelip dayanmıştı.

Viyan yoldaş bu çıkışıyla, aslında bugün hareketimizin başlaştığı EDİ BESE, Önder APO’yu yaşa ve yaşat hamlesinin ilk kıvılcımını çakan ve eylemini başlatan bir başlangıç olmuştur. Bugünde Viyan yoldaşın ikinci şahadet yıl dönümünde, partimize ve halkımıza bu eylemiyle yol göstermeye devam etmektedir.

Viyan yoldaşın yaşamı ve şahadete giderken yazmış olduğu mektup, koşullar ne kadar zor olursa olsun, halkımıza ve biz yoldaşlarına her zaman öncülük yapabilecek önümüzü aydınlatabilecek ve yol gösterecek bir manifesto niteliğindedir.

Bugün AKP denilen bukalemun partinin-katliamcı ordu yönetimiyle birlikte yön verdiği Türk sömürgeciliğinin siyaseti ve onunla birlikte hareket eden bölgesel ve uluslar arası güçler hareketimize karşı bir imha konsepti çerçevesinde saldırılarını yoğunlaştırmış bulunmaktadırlar. Önder APO’yu zehirleme ve üzerindeki tecridi ağırlaştırarak adım adım imhasını hazırlama, gerillayı imha operasyonlarıyla tasfiye etmeyi, halkımızı gözaltı, tutuklama ve linç girişimleriyle sindirme ve çeşitli yollarla hareketten uzaklaştırma, bölgenin yeniden düzenlenmesine bağlı olarak Güney Kürdistan’daki kazanımları geriye çekme gibi son derece tehlikeli bir konseptle karşı bulunmaktayız. Sadece Kuzey Kürdistan’ın değil, Güney, Doğu ve Batı Kürdistan’ın da ciddi tehlike ve tehditlerle karşı karşıya bulunmaktadır.

Önderliğimizin, hareketimizin ve halkımızın tüm barış ve demokratik çözüm çağrı ve çabalarına karşın sömürgecilerin verdiği karşılık imha siyaseti olmuştur. ABD’nin, İngiltere ve İsrail’in desteği ve bölgesel güçlerin yardımıyla sadece Kuzey Kürdistan’la sınırlı tutmadığı saldırılarını Medya Savunma alanlarına da hava bombardımanlarıyla sürdürmesi, ülke ve halkımızın nasıl bir tehditle karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Önder Apo’ya karşı gerçekleştirilen uluslar arası komplodaki uluslar arası ilişki ve ittifaklara benzer bir birliktelikle hareketimiz tasfiye edilmek, halkımız iradesizleştirilerek her türlü sömürü ve baskıya açık hale getirilmek istenmektedir.

Gelinen aşamada geliştirilen bu saldırı ve imha konsepti karşısında Viyanca duyarlılık, sorumluluk ve fedai duruş ve tam bir seferberlik ruhuyla harekete geçmekten başka hiçbir yol ve yöntem kalmamıştır. Çünkü sömürgeci Türk devleti, uluslar arası ve bölgesel güçler hareketimizi tasfiyesi konusunda önemli oranda bir uzlaşmaya ulaşmışlardır. Özgür Kürdün varlığına tahammül edilmediği gibi, Kürdün barışına da tahammülleri yoktur. Olacaksa bir Kürt birey ve toplumu, köle, işbirlikçi, iradesiz ya da ölü Kürt olacaktır. Bu inkarcı faşist zihniyetin özgür, eşit ve iradeli Kürdü kabul etmesi mümkün değildir.

PKK’nin yeniden inşa edilmesi için 2004 yılında Önderliğimiz tarafından önerilen inşa komitesinde yer alan ve HPG Komutanlarından olan Viyan yoldaş aslında sömürgeciliğin bu karakterini daha net bir biçimde gözler önüne sermek ve bunun karşısında gösterilmesi gereken militan duruşu göstererek bedenini ateşe vermişti.

Halkımız Viyan yoldaşın açmış olduğu yolda ilerleyerek Edi Bese demektedir. Viyan yoldaş, bir Kürt, bir kadın ve bir özgürlük militanı olarak dayatılan ve onursuzluğu ifade eden koşulların dayanılmazlığı karşısında “Edi Bese” demiştir. Bugün dayatılan ya teslimiyet ve onursuzluk ya da “ezeriz” yaklaşımı karşısında her türlü bilinçlenme, örgütlenme ve eyleme geçme imkanına sahip militan, kadro ve halkımız gerçekten de düşmanı, Önderliğimiz, halkımız, ülkemiz ve geleceğimize yönelik saldırılarını boşa çıkaracak ve bu saldırıları yapmayacak duruma getirmek ve onu bu saldırılarından caydıracak bir konuma getirecek bir düzeyi yakalamalıdır. Önderliğimize karşı geliştirilen uluslar arası komplonun 9. yılında ve halkımız için bir kara gün olan 15 Şubat gününü daha etkili Serhıldanlarla karşılamak için tüm halkımız duyarlı olmalıdır. Bunun için Kürdistan gençliği özgürlük saflarına katılarak, halkımız serhıldanlarını yükselterek ve demokratik konfederalizmi inşa ederek Viyan yoldaşın anısına sahip çıkma göreviyle karşı karşıya bulunmaktadır.

Bu saldırılar karşısında sonuç alıcı bir direnişi uzun soluklu geliştirmenin yolu tüm Apocu hareketin kadro ve sempatizanları Viyan yoldaşın ulaşmış olduğu fedai ruh, bilinç ve yaşam tarzını kendisinde yaratarak, halkımızın karşı karşıya bulunduğu tehlikeli saldırıları boşa çıkarmak için üzerine düşen görevleri yapmaya çağırıyoruz.
 

 

 

         
 

 

» HPG ANAKARARGAH

» HPG HAKKINDA

» HPG BİM ARŞİV

» MEŞRU SAVUNMA

» GÜNCEL YAZILAR

» GERİLLADAN

» ŞEHİTLERİMİZ

» ÖNDERLİK

» YJA STAR SAYFASI

» DİZİ ARAŞTIRMA

» FOTO GALERİ

» KİTAPLAR

» VİDEOLAR

» BAYRAKLAR

» İRTİBAT

 

 

 

 

 

 

 

 
 

HPG (Halk Savunma Güçleri) Resmi Sitesidir.
HPG-BİM tarafından yapılmıştır.

HPG Online © 2003 - 2008 Tüm hakları saklıdır.