|
Rubar Andok
Devletler
arası ziyaretler sıklaşırken, bahar mevsimi de yaklaşıyor. Her bahar
mücadele tarihimizde atılımların ve düşmanın yoğun saldırılarına
sahne oluyor. Bu nedenle 2008 yılı da çetin ve zorlu geçeceğe
benziyor. İmha ve inkarın daha da derinleştirildiği, Önderliğimizin
fiziki imhası söz konusu iken, Kürt gençliğinin kıyameti koparması
ve bunun imkanını bulamıyorsa, gerilla saflarında yerini alması
gerekiyor. Emperyalist güçlerinin ve bölge devletlerinin Kürt
halkına soykırımı dayattığı bir dönemde, şehirlerdeki eylemlere
aktif katılım ve gerilla ordusunu birkaç katına çıkararak cevap
olabiliriz.
Önümüzdeki aylarda Ortadoğu yeniden çalkalanacağa benziyor. Arap
devletleri -Arap Halkı değil- kendini ne yazık ki, ABD’ye
peşkeş çekmenin fetvalarını halen de arıyor ve ABD Ortadoğu’da
yerleştikçe yerleşiyor. Bunu yaparken de yıllarca jandarma rolü
oynamış İsrail’in yanı sıra Türkiye’yi de İsrailleştirerek sadık bir
jandarma yapılmış durumda. Bu durum Arap devletlerinin de hoşuna
gitmiş görünüyor. Özellikle İran ve Suriye rejimleri mesele Kürtler
oldu mu, bu tür oluşumlara gözlerini yumup, İsrail’den beter olan
Türk Devleti ile ilişkilerini sıklaştırıp bir nevi dolaylı yoldan
Amerika işbirlikçiliği yapıyorlar.
Amerikan ve İsrail, Türklere verdikleri teknik ve istihbarat destek
ile, Türk Devletini içinden çıkılmayacak bir bataklığa
sürüklüyorlar. AKP hükümeti de kendi pis çıkarları için Türkiye’yi
ucuza pazarlıyor.
Buna karşın Medya Savunma Alanlarına yönelik hava saldırılarından
bir sonuç alamayan Türk Devleti, kara operasyonu için diplomatik
faaliyetler yürütüyor. Defalarca Amerika, İsrail ve PDK-YNK’in
desteği ile güneye operasyon düzenleyen TC devleti, büyük darbe
alarak zor bela geri çekilebilmiştir. Şimdi ise siyasi ve askeri
dengelerin değiştiği bir süreçte, yapılacak bir kara operasyonunun
güneyli güçlerin desteği olmadan nasıl gelişeceği çok iyi tahmin
edebiliyoruz. TC devletinin her defasında çözüm önünde gerekçe
yaptığı kara operasyonun olması olumlu olacaktır. Hiç olmazsa gelip
boylarının ölçüsünü alıp bir daha güneyi gerekçe yapmazlar. Bu
nedenle halkımızın bu tür gündemlerden etkilenmemesi ve gerillanın
gücü ve hazırlığına inanıp, rahat olması gerekiyor. Bunun için
gerillanın her açıdan hazırlandığı bir dönemde, söz konusu
olabilecek bir operasyon aksine çözümün önünde engelleri kısmi
olarak kaldıracaktır.
Kış süreçleri genelde gerilla açısından hazırlıklarla geçen bir
süreçtir. Bu tür süreçlerde şartlardan dolayı eylemler sınırlıdır.
Bu nedenle her dönemden fazla halkın ve özellikle gençliğin
gerçekleştirecekleri eylem ve etkinlikler önemlidir. Son dönemde
Kürdistan ve Türkiye’de yurtsever Kürt gençliği tarafından
geliştirilen araba yakma eylemleri gündeme oturmuştur ve rolünü
oynamıştır. Ama eylemler tekrara neden olursa, bir bütün ve yaptırım
gücü kalmazsa, etkisi kalmaz. Bu aşamada tek tek arabaların ya da
AKP gibi devlet partilerinin bürolarının yakılması ve devlet
kurumlarının hedef alınması bölük pörçük olduğunda sonuç alıcılığı
kalmamaktadır.
Bu nedenle bu günden sonraki geliştirilecek eylemlerin tek tek değil
de, örgütlü ve aynı zaman diliminde olması daha sonuç alıcı
olacaktır. Günde bir iki araba yakmak yerine ya da haftada bir büro
ve kurumu yakmak yerine birden , eşzamanlı, farklı farklı illerde
100 arabanın birden yakılması daha iyi olmaz mı?
Madem ki, bu sistemin anladığı dil budur, o zaman kuralına göre
oynamak gerekiyor. Sistemi işlemez hale getirmek ve yanan ve
bombalanan Kürdistan yerine yanan ve bombalanan bir Türkiye,
duyarlılığı ve bazılarının rahatını kaçırmaz mı? Kürt yok diyen,
benim sorunum diyen ve bunlara işbirlikçilik yapan sahte Kürtlere
iyi bir cevap olmaz mı?
Bence bugünden bunun hazırlıklarına başlamak için geç kalınmış
değildir.
|