|
Alişêr Koçgıri
Esir
alınan ve serbest bırakılan 8 askerin 1 Şubat tarihinde ilk
duruşmaları gerçekleşecek. 15 gün esir tutulan askerler hiçbir kötü
muameleye tabi tutulmamış olup, kendileri tarafından da durum
onaylanmıştır.
15 gün boyunca askerlerin güvenliği sağlanmış, ihtiyaçları
karşılanmış, ailelerine durumları hakkında telefonla bilgilendirmede
bulunulmuş ve güvenlikli bir şekilde bırakılmaları sağlanmıştır.
Askerleri teslim alan heyete sağlık kontrollerinin yapıldığını
içeren bir belge ile teslimat tutanağı imzalatılmış ve heyetin
huzurunda tek tek konuşmaları sağlanılarak yolcu edilmişlerdir.
Askerler ilk esir alındığında başlayan kamera çekimleri son ana
kadar gerçekleştirilmiş ve HPG arşivinde mevcuttur. Ayrıca her bir
askerin soruşturma kasetleri-kayıtları arşivdedir.
Her bir asker nasıl esir düşmüş, neler yaşanmış, silah durumları,
kısaca olay mahallinde dakika dakika yaşanan gelişmeler kayıt altına
alınmıştır.
Askeri mahkeme talepte bulunursa HPG bu belgeleri mahkemeye
sunabilir. Tabi mahkeme heyeti gerçeği arıyorsa bu yola
başvurabilir.
Askeri savcılığın hazırladığı iddianame ile yaşananlar taban tabana
zıttır. Anlaşılan Genelkurmay yeni esir düşmelerin önünü almaya
çalışıyor. Türk askeri nasıl esir düşer? Ölmeli değil mi? Ölmemişse
suçludur. Kahraman Mehmetçiğe bu yakışır mı?
Esir askerlere tek tek soruldu, kalabilecekleri hatta Avrupa’ya
gönderilebilecekleri söylendi, fakat tümü de ailelerine dönmek
istedi. Ama Genelkurmay yetkilileri bırakalım ailelerine dönmelerini
hemen zindana attı.
Şimdi traji-komik bir mahkeme başlıyor. Asker askeri yargılayacak,
niye esir düştün diye! İddianamede er Ramazan Yüce’nin muhabbet
hapsi isteniyor. Tuhaftır tek yaralıda oydu, anlaşılan Ramazan Yüce
devletine biraz fazla güvenmiş. Kim bilir daha nice Ramazan Yüceler
vardır, bari akılları başlarına gelir.
Bizce bu 8 askere en ağır cezalar verilmeli, verilmeli ki, bir daha
esir düşenler geri dönüşü düşünmesin, bizde sağ salim ailelerine
nasıl ulaştıralım diye uğraşmayalım.
Nasıl olsa savaş sürüyor, bu yılda kesin esir düşenler olacak, hem
de fazlasıyla, kahin olmaya gerek yok. Biz askerin psikolojisini iyi
biliyoruz. Öyle kahramanlık edebiyatı yapmaya gerek yok. Eğer orada
12 asker öldü –ki çok daha fazlaydı- deniyorsa, onlar çatıştığından
ötürü değil, neyin nasıl olduğunu bile bilmeden gittiler, kalan 8
askerde teslim olmasaydı onlarda gitmişti.
Peki ya diğerleri, çoktan tüymüşlerdi, bizce akıllılık yapmışlar ve
kaçmışlardı ama birde çıkıp kahramanlık taslamasınlar, çekimleri
gösterilirse halleri duman olur.
Sahi bir de Tabur Komutanı olan Onur Dirik bir şeyler yazmış,
ayıptır. Askerliğin de şerefi vardır, bir askeri “vatan haini” diye
suçlayarak işin içinden sıyrılmak da olmaz ki! Köylüler bile haline
gülmüştür, bari istifa ette onurunu kurtar.
Geçmeden Üsteğmen Çağdaş da çağdaşlığını göstersin ve ne yaşandığını
anlatsın, tamam baştan sona kadar saklandığını biz söylemeyeceğiz
ama bütün askerler biliyor, ayıptır, böyle komuta kademesi olur mu?
Üç kuruşluk Başbakanın üç kuruşluk komutanı da böyle olur, değil mi?
HPG Cenevre Konvansiyonuna harfiyen uymuştur, uymaktadır ama Türk
Genelkurmayı uymuyor. Kendi mensuplarına bile zulüm uyguluyor. Bunu
eleştirenleri de tehdit etmekten geri durmuyor. Bu mahkeme
Genelkurmayın iflasını gösteriyor, aczini, basiretsizliğini ve
insanlık dışı karakterini ortaya koyuyor.
Neymiş mahkeme sonu beklenmeliymiş? Senin mahkemende senin gibidir,
hak-hukuk sizde ne arar? Kan emici yarasalar gibisiniz, kahraman
Mehmetçik edebiyatı da bitti, alın 8 asker üzerinde tepinin bakalım,
elinize ne geçecek.
İşte farkımız burada, o askerler anlatmıştır, iyi niyet ve insanı
yaklaşımlarımızdan dolayı 15 günde nasıl allak-bullak olduklarını
iyi gördünüz, korkmasalar kim bilir daha neler anlatırlardı. Siz
korktunuz, o ördüğünüz korku duvarının nasıl yıkıldığını gördünüz.
Nasıl olsa gün gelir onlarda serbest kalır. Mutlaka birilerine
yaşadıklarını anlatırlar, önceden bırakılan esirler gibi.
Şu sıralar kara operasyonunu tartışıyordunuz ya, hemen yapın, yapın
ki, askerleriniz esir düşüyor mu, düşmüyor mu, dünya alem bir kez
daha görsün.
Gerçi bizimkiler de kötü alıştılar ya, herkes esir düşmek için
yarışacak. En iyisi siz bir kara operasyonu yapın, makul bir sayıyla
şu esir muhabbeti devam etsin…
Ne dersiniz yarasa takımı!..
|