Kürtçe | Türkçe | Farsça | İngilizce | Arapça | Almanca

 

 
   
 

BALIKLAMASINA DALANLARA!..

 

21 Ocak 2008

Yücel Halis

 

Devlet arada sırada avukatların İmralı’ya gidip önderlik görüşmesine izin veriyor. Bakalım önderlik süreci nasıl değerlendiriyor diye, onlarda merakını böylece gidermiş oluyor. Çünkü önderliğin belirleyiciliğini onlarda çok iyi biliyorlar.

Önderliğin PKK’ye yönelik eleştirileri her zaman olmuştur, bu eleştiriler PKK’de zayıflamanın nedeni değil güçlenmenin nedeni olmuştur. Son görüşmede Barzani-Talabani vurgularının PKK önderliği çerçevesinde dile gelmesi oldukça çarpıcıdır.

Bazı basın-yayın organlarda bu konu etrafında yapılan değerlendirmeler oldukça dikkate değerdir. Fakat önderlikten bir şey anlamadıkları ya da anlamak istedikleri tarzda anladıkları ortaya çıkmaktadır.

Önderlik koşulları itibariyle pratik önderlik yapamayacağını defalarca dile getirmiştir. Tutsaklık koşulları pratik yönlendiriciliğe fırsat tanımamaktadır, dolayısıyla PKK’nin pratik-taktik önderliği bu boşluğu doldurmak doldurmak durumundadır. Yetersizlikler bu konuda çıkmakta ve önderliğin eleştirisi de bu noktada gelişmektedir.
PKK’nin pratik-taktik önderliği kuşkusuz vardır ve işlevini yerine getirmeye çalışmaktadır. Apocu gelenek PKK’nin özüdür, Apoculuk önderliğin izinde yürümenin adıdır. Dolayısıyla Apoculaşmak ile PKK’lileşme eş anlamlıdır. PKK, önderlik gerçeğinin kurumsallaşmış ifadesidir. Özcesi bir PKK vardır oda Apocu çizginin tam kendisidir.
Kuşkusuz herkesin bir PKK’si vardır ya da yaratmaya çalışıyorlardır tezi incelemeye değerdir. Bundan kasıt işbirlikçiliğin, ihanetin ta kendisidir. Apoculuktan her uzaklaşma bunun ifadesidir. Maşallah PKK’den kulak sallayanlar hayli bol ve herkesin kucağına oturmuş durumda. ABD-Avrupa-KDP-YNK-Suriye-Türkiye-İsrail vs. her birinin yeteri miktarda PKK döküntüsü vardır. Bu defolu mallarla PKK yaratmanın mümkün olmadığını da herkse iyi bilmektedir.

Önderliğin PKK’si zaten onlara göre “Terörist-düşman-bölücü” olmaktadır. İşbirlikçi-ihanetçi güçler ise kucaklarında oturmaktadırlar. Yeri gelmişken PKK’den kulak sallayanlar içinde birkaç şey söylenebilir. Ne de olsa iletişim teknolojisi gelişmiş, yazıp-çiziyorlar. Sahibinin sesi gibi PKK’ye saldıran bu ucubeler zaten görevlerini yapıyorlar, kemik yalayıcısı olan bu unsurlar kontra statüsünde değerlendirilebilir.
“Hangi PKK?” sorusunu soranlar PKK yönetimini de işin içine katmayı ihmal etmiyorlar, PKK’yi bölme-parçalama stratejisi çerçevesinde tüm bunlar oluyor. Eh, PKK yönetimi de bu tür oyunlar karşısında epey tecrübe kazanmış durumda. PKK’de ne yeni Osmanlar, ne yeni Zekiler çıkabilir, çıksa çıksa karikatür cinsinden olanlar çıkabilir ki bunlarda her zaman olabilecek şeyler.

PKK için yazıp-çizinler nedense PKK ile direkt temas etmekten korkuyorlar. Halbuki objektif değerlendirme yapmak için tanımak gerekiyor. PKK hakkında söylenen-yazılan-çizilen o kadar şey var ki, bir PKK’li bunları okuduğunda-izlediğinde ne düşünür acaba, bu işe balıklamasına dalanlar, niye bu yolu denemiyor? Sorsunlar, öğrensinler, korkmasınlar; evlerinden daha güvenli olacaklardır. Gelip PKK yöneticileriyle-yapısıyla konuşsunlar, tartışsınlar.

PKK öyle sanıldığı gibi kolay lokma olsaydı yutanı çok olurdu. ABD bile öncelikli hedef yapmış “Baş düşman, yenilgiye uğratılmalı” diyor. Demek ki, PKK yenilmemiş, bu kadar net ve açık, PKK dimdik ayakta. Peki, ne olacak bu işin sonu? “Yendik-ezdik-marjinal ettik” vb. edebiyatları bayatlamadı mı?

ABD zaten demokratik-barışçıl çözüm istemiyor, o nedenle Türkiye’nin koltuğuna girip saldırtıyor, hatta bizzat kendisi saldırıyor, bombalıyor ve tahrik ediyor. Çünkü ABD hangi PKK ile karşı karşıya olduğunu çok iyi biliyor. Türkiye’deki yazar-çizerler takımı bu gerçeği de mi anlamıyor? Bu oyunun sonunda ne olacağını göremiyorlar mı?
Önderliği İmralı’da tutsak ettiren ABD değil mi? PKK yönetimi-yapısı ABD’yi çok iyi tanıyor, ABD’de onları çok iyi tanıyor. İnsan düşmanını tanımadı mı nasıl mücadele edebilir? PKK anti-emperyalist çizgide ve sosyalist kimliğinden onur duyuyor. Ya Türkiye’de yazar-çizer takımı?
Barzani-Talabani vurguları üzerine yapılan değerlendirmeler karşısında aşağı-yukarı bunlar söylenebilir. Önderlik eleştirilerinden doğru sonuçlar böyle çıkarılır ve pratik-taktik önderlik görevleri net bir şekilde ortaya çıkar. PKK’nin önderlik çizgisinde direniş ve mücadele yürüyüşü bu çerçevededir.

Önderliğin tutsaklığı sonrasında yaşanan zorlanmalar anlaşılırdır ve o süreçte yaşanan badireler atlatıldı. Artık PKK’de gelişme-güçlenme dönemi başlamıştır. Zaten o nedenle “istikrar bozucu” olarak değerlendiriliyor.
“İstikrar bozan” PKK olduğuna göre “hangi PKK?” sorusu da yanıtını bulmaktadır.

Balıklamasına dalanlara hatırlatılır…

 

 

         
 

 

» HPG ANAKARARGAH

» HPG HAKKINDA

» HPG BİM ARŞİV

» MEŞRU SAVUNMA

» GÜNCEL YAZILAR

» GERİLADAN

» ŞEHİTLERİMİZ

» DOSYALAR

» YJA STAR SAYFASI

» DİZİ ARAŞTIRMA

» FOTO GALERİ

» KİTAPLAR

» KLİPLER

» VİDEOLAR

» BAYRAKLAR

» İRTİBAT

 

 

 

 

 

 

 

 
 

HPG (Halk Savunma Güçleri) Resmi Sitesidir.
HPG-BİM tarafından yapılmıştır.

HPG Online © 2003 - 2008 Tüm hakları saklıdır.