|
Kasım Engin
“Halkların Güneşinin Etrafında Dönerek Baharın Ortasını Yakalamak
Gerekir!”
Af
buyurun bizde Kayserili denildiğinde, annesini süsleyip-püsleyip
tekrar babasına satan adam gelir akıllara. Hiç şüphesizdir ki Bay
Gül böyledir.
Bizde Texaslı denildiğinde ilk akla Ringo yani Kovboy gelir. Kendi
keyfi için istediğini vurup kırma gelir akıllara. Bu aralar ise Bush
ailesi gelir. Hiç şüphesizdir ki Bush böyledir.
Bizde Erdoğan denildiğinde halkça meşhur deyim olan zübük zade gelir
akıllara. Hiç şüphe yoktur ki o da böyledir.
Mr. Bush ve Mr. Gül daha öncede Mr. Erdoğan bizi yani PKK’yi ortak
düşman ilan etmişlerdi. Gülelim mi ağlayalım mı?
Hani vardır ya “dinime küfür eden Müslüman olsa bari” diye. Her üçü
de sabıkalı. Bay Bush dünyanın bir ucundan kalkarak adeta her gün
insanlara ölüm saçan, öldürmelere kutsal haçlı seferi benzetmesi
yapan ve adeta yeni Amerika düzeni diye her yere kan götüren,
Irak’ta olup bitenler terörizm olmuyor da biz, sözle oynamama, sözün
kıymetini bilme kendi insanlığından vazgeçmeme adına içerisine
girdiğimiz direnişimiz terörizm oluyor?
Mr. Gül başa gelmeden öncede Kürdistan da Hizbullah olarak bilinen
örgüt 3000’den fazla mahsum-sivil Kürdistanlı insanı katlederken ve
bugünlerde bir geziyle onlarca operasyon ve tutuklatmanın da
tetikleyicisi olmanın yanı sıra onlarca paravan paramiliter örgüt
örgütçüğü de harekete geçirerek Kürdistanlıları linç etme
kampanyasının da koordinesidir. Şimdi bu zat halisi muhlis bir
terörist değil midir?
Diğer haramzade zübükü açmamızın pek anlamı olmasa da hani derler ya
“üslubuyla beyandır aynen insan” diye. Bu zat üslubuyla ayandır.
Saklı gizlisi yoktur. O “Kürt sorununa yok dersen yoktur”
diyebilecek, Amed Serhildan’ında aileleri “çocuklarınızı vururuz”
sözlerini çekinmeden söyleyen, Müslümanların mübarek bayramında
Kürdistan dağlarını ateşe ve mateme boğabilecek taş kalpli bir
Kasımpaşalı Ringo'dur. Bu öyle bir zattır ki aslında Aziz Nesin’in
zübüğü onun eline su dökemez. Bir taraftan Kürdistan dağlarına bomba
yağdırma emri vermekte diğer taraftan Alevilerin en kutsal günü olan
muharrem de bir yezit olarak Hz. Ali’ye ihanetmiş, satılmış ve
dönmelerin sofrasında gözyaşları arasında yemek yiyor. Bir de
medeniyetler buluşmasının sözde eşbaşkanı. Medeniyete bakın,
kültürler buluşmasından söz ederken Kürdistan’a uçaklar bombalar
yağdırıyor. (Ortadoğulu, , HPG’li Kürt-Alevi gerillası olarak bu
Çamurlu haramzadelere ilişkin yazma hakkımız doğmuştur)
Şimdi bu üç tip bizi ortak düşman ilan ediyor. El Kapone kusura
bakmasın-benzetme yerinde olmasa da-bu üç zattın ortaklığı El
Kapone'den daha gayri meşru, daha hukuksuz, daha anti insancıl, daha
katliamcı ve daha...
Gelişmenin dili çelişkilerin çözümüdür. Biz her zaman büyük değerler
için insanlık karşıtı kişi ve hareketlere, karakterlere, sınıflara
ilk günden beri karşı durduk. Bu karşı duruşu devam ettirmeye de ant
içmişiz. Bu bir yaşam ilkesi, daha doğrusu özgür yaşam ilkesi. Ve
bundandır ki zalimlerin hep kara listesinde yer aldık. Bu bugün
değil dün de öyleydi, yıllar öncede öyleydi. İlk çıkış
koşullarımızdan başlayarak karanlık güçler bizi hedef göstermeye
kendilerine ant içtiler. Alın Tahran’da ele geçen gizli CİA
belgelerine bakın biz orada da ABD için tehlikeliydik. Yıllarca ABD,
NATO ve kimi şer cephesinde ki AB üyeleri içinde böyleydik.
Önderliğimizi terörist Türkiye devletine teslim eden Amerikalı
Coni'lerdi. Evet, yenidünyanın kanlı çizmeli Sam amcaları bize hep
yöneldiler. Bu bizim için bir onurdur. Dünyanın en karanlık ve
insanlığa ilk doğuş yılları hariç, hep zarar vermiş bu karanlık ülke
tarafından terörist ve ortak düşman edilmek onure edilecek bir
duruştur.)
Biz, “büyük yok edici gücü gördük. Hiçbir şeye gücü yetmeyeni,
güçsüzlüğü gördük. Ağlamayı gördük, onun için ağlamaya lanet ettik.
Sızlamayı gördük, şikâyeti gördük, lanet ettik ve asla onu kendimize
yaklaştırmadık. Bütün bunların adı kendini tanımaya, kendini
temizlemeye, kendini kazanmaya dönüş oluyor, yöneliş oluyor. Kendi
etrafında dönüş oluyor, döne döne yaşamı yakalama oluyor. PKK
eşittir, sıradan yaşama karşı savaşımdır.
PKK bugün ayaktaysa, biraz bu yaşama karşı duyduğumuz kindir. “
Böylesine bir harekete mensup olduktan sonra isterse tüm dünyanın
karanlık güçleri birleşerek üzerimize gelsinler. Böylesine bir
hareket hep başı dik, onurlu, kendisi olmak için yaşamayı tercih
edecek, başka da bir yaşamı kabul etmeyecek. Çünkü siz kendi
üzerinize düşünmediğiniz andan itibaren sizin yerinize başkası
düşünmeye başlamıştır bile ve siz artık o düşünen iradeli insan
değilsiniz, siz artık bağımlı ve uydu bir tipsiniz. Güç, olgusal bir
durumdur. Toplumsal bir ilişki içinde bulunan kişilerden birinin
karşısında bulunan kişiye/kişilere kendi isteklerini yaptırabilmesi,
kendisine diğerlerini tabi kılmasıdır.
Terörist ortakların yapmak istediği de budur. Baskıyla, zulümle,
sindirmeyle, terörist eylemlerle, saldırılarla ve şer cephesinin
daha genişleterek bireyi, toplumları ve örgütleri kendi olmaktan
çıkarmak için yapılan girişimlerdir.
Ancak unutmayalım ki; “Mücadelemiz, yücelen değerlere dayatılan
cüceler savaşını boşa çıkarma mücadelesidir, aynı zamanda!”
|