|
Piro Emekçi
Ortadoğu’nun
en kadim halkı olan KÜRT Halkı kendi özgürlük mücadelesini
yürütebilmek için “gerilla ilke ve tarzını esas alarak” kendi halk
savunma gücü olan ordusunu kuruyor. İdeolojisine olan inancı, hedefi
ve özgürlük değerlerini temel alarak, savaşın etik değerlerine bağlı
kalarak özgürlük ve demokrasi mücadelesini kesintisiz olarak
yükseltiyor. Tek bir isteği vardır; dilini, kimliğini ve özgürlüğünü
istiyor. Devlete, orduya, dalkavukçu siyasetçilere el aman
dilemiyor, kapı önlerine gidip yalvarmıyor, yaşama hakkı tümden
elinden alınsa da özgürlük ve demokrasi talebini tüm Türkiye ve
Ortadoğu halkaları için özgür dağlardan haykırıyor. ÖZGÜRLÜK!,
ÖZGÜRLÜK!, ÖZGÜRLÜK! diyor…
Sen bunu anlayabiliri misin “Oktay Ekşi” 2 Ocakta yazdığın yazıya
hitaben Kürtçe mealinde biz buna “Tırş” diyoruz Türkçesi ise çok
ekşi… tıpkı soy adın gibi… birde yaşına başına bakmadan diyorsun ki;
“halkın gerçekleri kullanma hakkı kavramını bir gazeteci olarak ilk
telaffuz eden kişiyim” diyorsun!… Anlaşılıyor ki, sende
Genelkurmay'ın paralı propagandacı Mehmetçik basın borazanı rolünü
yürütüyorsun. Şunu iyi bilmelisin ki, gerçekler hiçte bildiğin gibi
değildir. Senin şahsında tüm paralı Mehmetçik basıncılara hitaben
belirtiyorum ve sizlere Medya savunma alanlarından bizzat kısa bir
gerçeği ifade eden bilgilendirme yapayım, belki anlarsınız diye!
Yaklaşık olarak Aralık ayının 16’sından bu güne yani 15 Ocak 2008
itibarı ile Kürdistan ‘Medya Savunma Alanları ve kuzey alanı’
aralıksız bir şekilde bombardıman altındadır. Başta sivil halk olmak
üzere, evleri, bahçeleri, hayvanları yani doğa yerle bir ediliyor.
Eğer bu söylediklerimiz anlaşılamıyorsa yakın zamanda Roj TV
ekranlarına yansıyan HPG mevzilerinden çekilen bombardıman
görüntüleri var, hepside gerçektir, boş arazi ve sivil halk
vuruluyor. Kolay mı tonlarca ağırlığındaki kazan bombaları, güdümlü
füzeler ve karadan karaya atılan uzun menzilli obüs topları, katyuşa
ve havanlar… Sözde dünyanın en büyük düzenli ordusu Türk Ordusundan
bahsediyorum… Karşısında da yok sayılan bir halkın meşru savunma
gücü olan gerilla. İnancı, yiğitliği ve cesaretinden başka hiçbir
şeyi olmayan Kürt Halkı ve gerilla gücü olan HPG.
Diyoruz ki, tonlarca attığınız bombalar başta sivil halka zarar
veriyor ve doğayı mahvediyorsunuz. Yüzyıllarca sürecek bir tahrip
etmenin dışında hiçbir şey elde edemediniz. Gerilla kendi doğasının
getirdiği ilke gereği asla tam yerleşik değildir, o yüzden vurduk
diye halka gösterdiğiniz yerler bir mizansenden, kuru bir
propagandadan öte bir şey değildir. Bu yüzden her gün gazete ve
TV’lerde yürüttüğünüz özel harp propagandası bir yalan aldatmaca ve
sahtekarlıktır. Neden anlamıyorsunuz, beşinci saldırı planlarınızın
sonuçları da net anlaşılmalıdır ki tam bir fiyaskodur. Kaybımız
yoktur. Yazıktır o kadar yoksul halkın parası boşa heba ediliyor.
Bunun hesabını bu halk bir gün ağır soracaktır bunu unutmayın.
ABD’nin ayağına gidiyorsunuz ve tıpkı ayak öpercesine
yalvarıyorsunuz ve aman bize istihbarat görüntüsü verin, aman bize
yardım edin “PKK‘yi bitirelim” diyorsunuz. “Büyük Türk onuru” bu
mudur? Bir başbakan, bir cumhurbaşkanı, bir ordu temsilcisi bu kadar
kendini aşağılayabiliri mi? İşte bu kadar düştünüz ve bunu görmekten
ciddi bir şekilde acizsiniz! Biraz gerçeklere de bu pencereden
bakmayı deneyin, isterseniz çok şey kazanırsınız, kaybetmezsiniz.
Çıkıp çok büyük söz söylüyormuşsun gibi “Masum bir sivilin sokakta
park edilmiş otomobiline gece yarısı benzin döküp yakması söz konusu
olabilir mi? Araba yakan alçağın yaptığı eylemin siyaset sayılması
mümkün mü?”gibi. Büyük gazeteci Oktay ekşi şunu iyi anlamanızı
istiyoruz. Öncelikle o alçak kavramını sen ve senin büyüklerine iade
etmeyi öncelikle boynumuzun borcu olarak gördüğümüz için iade
ediyoruz. Böyle bir üslupla siyasette olmaz değil mi? Sen ve “o
büyük kudretli ordunuzun” yürüttüğü şiddetin adı düpedüz savaş değil
de nedir? Artık o kadar aciz ve çaresiz basiretsiz kalmışsınız ki,
savaş uçaklarınızla tonlarca kazan vb. bombalarla ve hiçbir sivil
ayrım gözetmeksizin vuruyorsunuz. Bir halkın canını yakıyorsunuz ve
yüzyıllarca sürecek doğa katliamı yapıyorsunuz. Bu alçaklık değil de
nedir? Tabi ki bu bir savaştır ve eşitsizlerin savaşıdır. Bunu
öncelikle iyi anlaman gerekiyor. İkincisi eğer bu tür kirli savaş
yöntemlerinle bir halkın başta önderliği olmak üzere tüm değerlerine
saldırır ve canını yakarsan bu halkın öz onurlu ve şerefli evlatları
da hiçbir talimata, özel örgütlenmeye ihtiyaç duymadan senin canını
da yakar ve arabanı da, evini de yakar. Çünkü tüm dünyaca kabul
edilen temel haklarını ve özgürlüğünü istemektedir. En barbarca
vahşet düzeyinde saldıran sensin ve senin “muhteşem ordundur”. Bu
halkında dağlarda metropollerde dünyanın her yerinde milyonlarca
halkı, genci, kadını ve emekçisi vardır. Tabi ki bu haksızlığın
hesabını soracaktır. O yüzden biz buradan gençlere defalarca çağırı
yaptık ve diyoruz ki yaptıklarınız az biledir, süreklilik arz eden
bir tarzda artarak devam etmelidir. Gençler, kadınlar ve emekçiler
bu saldırılara karşı kendi yaratıcı cevabını en ağır bir şekilde
vermelidir.
Nasıl ki genelkurmay “BBG evleri” gibi ahlaksız programları kendine
emsal alarak, bir simge oluşturuyorsa, bizde bunu tersine çeviren
bir tarzda BBY( yani biri bizi yakıyor yani biri onları yakıyor)
eylemselliğine dönüştürelim diyoruz. Acaba diyoruz, genelkurmay
nasıl ki gerillalara kar kış demeden yaşadıkları yerleri cehenneme
çevireceğiz diyorsa, bizde şu cevabı veremez miyiz? Hazır İran sizle
alay edercesine doğal gazınızı en ihtiyaç olduğu bir zamanda kesti
ve bu halkı kışın ortasın da perişan etti. Hükümet sözcüleri de
pişkin pişkin doğal gaz stokumuz var ve hazırlıklıyız diye yalan
söylüyor ve Oktay Ekşi’nin evine doğal gazı sınırlı ve az
verildiğini sanıyoruz. Acaba o stoklara bir şey olsa bu karda kışta
Oktay Ekşi’nin evi bakalım nasıl olur merak ediyoruz ve sonucu
beklemekteyiz. Belki bu şekilde Oktay Ekşi ve tırşıkçılar takımı
Kürt sorununun ne olduğunu ve nasıl çözülmesi gerektiğini umuyoruz
ki biraz anlayabilir.
|