Kurdish | Turkish | English | Arabic | Deutsch
 
 
   
 
SERKEFTIN
17 Temmuz 2006

Béritan GULAN
 

Suskunluğun, onulmaz acıların ve derin yaraların kabuklarını çatlatan sızının iyi bir anlatıcısı olduğunu hissettiğim o ilk ayrılıklardan bu yana, tüm ayrılıklarda sadece sustum. Ağlamamı, anıların hüzünlerde yarattığı düğümleri bastırmayan, hançerin ani darbesindeki feryadı koparmadan dona kalan bir cesedin suskunluğunda da hiç yitirmedim. Çocukken insana miras kalan ve bir muska gibi boynunda taşıdığı alışkanlıkları vardır. Bütün ayrılıklarda yaptığım susmak ve ardın sıra ağlamaktı. Oysa bugün son anda narin ellerden, cebe sıkıştırılmış bir kalemi hatıra diye bana uzatan arkadaşların ardından toplanan suskunlukları yazma ihtiyacı hissettim.
Patikaya çivilenmiş gibi dururken, tutumsuzca kullandığım hayallerimin ardından gidememenin bende yarattığı hapishane duvarlarının inatçı ve sert kafalarla aşınmış çatlakların iç izleri ve bellekte unutulmuş anılar gibi paslanmış parmaklıkları arasında sıkışmış benliğimi avuçlarımın arasında saklamak yine her zamanki gibi nafile geldi bana.
Vatansız bir halkın tüm umutlarını el değmemiş kutsal kitapların ayetleri gibi omuzlamışken, toprağın bağrında ve karasallığın koyu sıcağında hep toprağı özlemiştim. Gördüğüm ve büyürken uzaklaşan mutluluklar kadar hayallerimde büyüttüğüm ilk gerilla da toprak kokuyordu. Her gerilla bir parça vatan, bir parça topraktı. Ve buralarda her kara parçası çağlara yenilmeyen ölümsüzlerin kalbini taşımaktaydı. Bu toprağa sarılır gibi, bu toprağın kokusunu yüreğime alır gibi, o ölümüz yüreklere dokunur gibi kucaklamıştım uğurladığım dağ yürekli insanları. Her defasında her biriyle özgürlüğün ilk göz ağrısı gerilla görmelerinin ilk toprak kokusunu hissettim.
Tarihin tozlu yollarından geleceğe dair umutların ve ütopyaların yaratılacağını müjdeleyen kararlı adımlarla daha birkaç dakika önce birlikte durduğumuz patikadan uzaklaşırlarken, bilincime doğru yürüdükleri ama uzaklaştıkları her mesafe kadar da ayrılıkların yarattığı acıların, suskun gerilla hüzünlerinin arttığını hissediyordum. Çünkü kan bağlarından öte, kutsal bağlarla kurduğumuz yoldaşlığımızı defalarca ama defalarca ölümlerde sınamıştık. Doğarken insanları birbirine bağlayan kan, ölürken kendisini ülkesine, toprağına, halkına ve yoldaşlarına feda eden kan kadar bağlayıcı olmadı hiçbir zaman…
Gözlerimde son gülüşlerini mühürleyip gerisin geri noktaya dönerken, onlarla birlikte zaferleri ve başarıyı, hüzünlerin gölgesinde bırakmadan tartıştığımız, yine de ‘kendinize iyi bakın’ temennilerini ihmal etmediğimiz son sohbetimizden arta kalan boş çay bardaklarının idamlık birini ölümden kurtaran delilleri gibi hala orada duruyor olmasına takıldı gözlerim. Son kez mi, yoksa bir kez daha aynı can yoldaşlarla gerilla çayı eşliğinde sohbet edebilecek miyim, diye bir soru sessiz bir soğukluk gibi damarlarıma yürüyor. Ama hiçbir ayrılığın, hiçbir acının ve hiçbir düşman işgalinin yok edemediği, bizde sevgiyle eşanlam taşıyan umut yine yetişiyor imdadıma.
Belki bir gün bir kez daha ama bu defa zaferle buluşmanın ve şimdilik imkanı olmasa bile, onlara yazdığım bu yazıyı okuyabilmeleri umuduyla…Bir yoldaşa dilenebilecek bütün iyi dileklerimle.
Söylenecek tek bir söz kalıyor geriye; SERKEFTIN!

 

 
 
         
   
Main Menu
ANASAYFA
GÜNCEL YAZILAR
GERİLLA'NIN YÜREĞİNDEN
ŞEHİTLERİMİZ
HPG
YJA - STAR
GERİLLA FORUM
PARASTİNA GEL
STAR
GERİLLA RESİMLERİ
KİTAPLAR
GERİLLA VİDEO
İRTİBAT
ARŞİV
HPG BAYRAĞI
YJA - STAR BAYRAĞI

WEB LİNKS

 

 

KONGRA-GEL

 

 

 

 

 
 
 
HPG (Halk Savunma Güçleri) Resmi Sitesidir.
HPG-BİM tarafından yapılmıştır.
HPG Online © 2003 - 2006 Tüm hakları saklıdır.