Kurdish | Turkish | English | Arabic | Deutsch
 
 
   
 
Üç Perdede Beritan…
4 Ekim 2006

Zağros Viyan

 

Üç Perdede Beritan…
 

Yolunuz bir gün Metina’ya düşerse orada bulunan gerillalardan Lavıke Metin’in hikayesini mutlaka dinlersiniz bir biçimde. Bir de Kanireşe’nin hikayesini; yanındaki şehitlikte yatan onlarca yiğidin hikayesiyle birlikte. Uzun yol yürüyüşlerimizde en çok uğradığımız güzergâhlarımızdan biri de Metina’dır. Ama bu sefer Metina’dan ne Lavıke Metin’in, ne de Kanireşe’nin hikayesini derledik. Geldik ve burada bulmayı hiç ummadığımız bir hikaye ile karşılaştık.

 

Metina bu günlerde bambaşka bir hikayeyi konuşuyor.

Daha gelir gelmez alanın komutanlarından birisi grubumuzda bulunan aslında yönetmenliğe terfi etmiş ama hala kameraman isminden vazgeçmemiş Halil’e ‘heval senin bu filmi Amerika bile izledi biz hala izleyemedik’  diyerek sitemde bulunuyor. Anlattığına göre filme o kadar çok talep varmış ki, alanın cephe toplantısında bile gündem olmuş. Başka bir nedenle bir araya gelmiş olan gerilla gücü, fırsat bu fırsat deyip dayatınca alan yönetimi filmi izlemek için hazırlıkları başlatıyor. Ama bütün güçler intişarda olduğundan ve intişarda da televizyon, jeneratör vb. teknik malzemeler kaldırılıp gömüldüğünden hazırlıklar biraz zaman alıyor.

 

Tabiî ki, tek zorluk bu değil. İşin en zor kısmı Ali Kıçê’yi ikna etmek!

Ali Kıçê deyip geçemeyiz. Zira hem alan yönetimi, hem de yılların tecrübesiyle intişar kurallarına uymada oldukça katı. Sonunda yapı, yönetim ve misafirler bir olup kapısına dayanınca ‘haydi arkadaşların gönlü kalmasın’ diyor. Herkes derin bir nefes alıyor. Zira Komutan Ali intişar kurallarına uygulamak için tavlayı yaktırmış, voleybolu yasaklamış, bununla da yetinmeyip topu patlatmış, hatta bununla da yetinmeyerek voleybol sahasının direklerini bile söktürmüş…

 

Şimdi Metina’da yeni bir hikaye ile karşı karşıyayız. Ama bu sefer hikayeyi dinlemeyeceğiz, izleyeceğiz. Bêritan’ın hikayesini… Hazırlıklar tamamlanıyor. Telvizyon gömmeden çıkarılıp kuruluyor. Jenaratör saklandığı mağradan çıkarılıp çalıştırılıyor. Turnede olan gerillanın müzik ekibine ait büyük ses cihazları da televizyona bağlanıp izleme saati gerillalara bildiriliyor.

 

Teknik hazırlık aşamasının en heyecanlısı filmi yedinci sefer izleyecek olan Müzik grubunun üyesi Ozan Sefkan . ismi Sefkan ama bu yolculuk sırasında bizim Halil onda bir şeyler bulmuş olacak ki, eski uzun yol yürüyüşleri arkadaşı olan Serhad’ın ismini vermiş ona. Bu onun da hoşuna gitmiş olacak ki, Ozan Serhad ismine alışmış bile.

 

Saat yediye doğru gerillalar gelip yavaş yavaş televizyonun karşısındaki yerlerini alıyorlar. Bu arada teknik cihazlar deneniyor. Özellikle filmin çok yoğun olan çatışma sahnelerinin efektleri o kocaman ses cihazlarından yankılanınca Serhad çok seviniyor. ‘Tam savaş havası’ diyor. Bir de yolculuk sırasında defalarca izlediği filmden dilinde tekerlemeye dönüşmüş ‘hasan… hasan…’ repliğini yüksek sesle duyunca sevinçten gözleri parlıyor. Televizyonun sesi kesilince bu sefer o bağırıyor, ‘gerilla… gerilla…  werin filmê… filma Beritanê…’

 

Alanın çoğu yeni olan savaşçıları heyecan içinde bekliyorlar. Saat yediye geliyor. Bulunduğumuz yer Metina’nın sırtları. Karşımızda Kuzey’in dağ silsileleri içinde Karakolların ışıkları görünüyor. Tepemizde ise gümüş bir tepsi gibi ay duruyor. Gerilla dağların zirvesinde ay ışığında film izliyor. Bu sahne orada bulunan Halil’i çok etkiliyor. ‘Bêritan filmine böyle izlenmek yakışır’ diyor.

 

Gerillalar büyük bir heyecan içinde filmi izlemeye başlıyorlar. Ay ışığında parlayan yüzlerinde Bêritan yansıyor. Onlar filmi izlemiyorlar, yaşıyorlar. Film boyunca daha önce filmi defalarca izlemiş olan yol yürüyüşü ekibi filmi ekrandan çok seyreden genç gerillaların  yüzlerinde yeniden izliyor.

 

Her birisi Bêritan’ın hikayesinde kendi dününü, bugününü ve yarınını yaşıyor… Film başlar başlamaz her gerilla kendi çatışmasına yol alıyor…

 

Filmi izlerken Halil’in yanından bir an bile ayrılmayan Serhad, Onunla birlikte ekranın arkasına geçmiş karanlık içinden arkadaşların yüzlerindeki Bêritan’ı izliyor. Ben de, bazen gözüm ekrana takılsa da, çoğunlukla gerillanın yüzündeki Bêritan’ı ama daha çok da, onların yüzündeki ifadelerin Halil’in yüzüne çarpan yansımalarını izliyorum.Bir filmi dağ başında, ay ışığında, üç perdeden birden izlemek oldukça yorucu geliyor.

 

Filmin bazı sahnelerinde heyecanlanan ve duygulanan gerillalar yerlerinde duramıyorlar. Film başlarken gayet sakin olan yüzler şimdi gerilmiş ve karanlıkta yüzlerine çarpan ayın ve ekranın ışıklarıyla birer ekrana dönüşmüşler. Bir ara yoğun bir çatışma sahnesine kendini kaptırmış gerilla televizyonun önünden geçen başka birine neredeyse çatışmadaki bir ses tonuyla ‘oradan geçme heval…’ diyecekmiş gibi gayri ihtiyari bir refleks gösterince yüzlerde bir tebessüm dalgası oluşuyor.

 

Film ilerledikçe heyecana hüzün ve öfke bulaşıyor. Kahramanların şahadet sahneleri özellikle kadın gerillaların yanaklarına birer damla tuzlu su olup dökülüyor. İhanet ise ‘üslup dışına çıkmamak kaydıyla’ öfke ve küfür ile karşılanıyor.

 

Filmin sonlarına doğru en önde oturan grubun içinde bir kıpırdanma görünüyor. Ne oluyor diye bakıyoruz. Birkaç bayan gerilla kollarının altına girdikleri bir gerillayı ekranın ışığı önünden ay ışığına taşıyor. Merak edip gidiyoruz. Genç bir bayan gerilla sinir krizi geçiriyor. Yanındakiler onu teselli etmeye çalışıyorlar. ‘heval bu sadece bir film…’diyorlar. O ise yüzü gerilmiş, yumruklarını sıkmış bir biçimde neredeyse taş kesilmiş. Uzaktan müdahale etmeye çalışıyoruz. Biz de ‘heval bu bir film, bak oynayan arkadaşların bazıları burada’ diyoruz. Ama nafile, o şimdi çatışmada şehit düşen arkadaşları ve ihaneti görüyor. Gencecik yüreği buna tahammül edemiyor…

 

Film bitiyor ama gerillalar dağılmıyor. Grup grup ayaküstü ‘kritik’ yapıyorlar. Yorumlar yolculuk boyunca diğer alanlarda gördüğümüz gibi şaşırtıcı bir zenginlikte. Filmin her sahnesi için ayrı ayrı yorumlar yapılıyor. Çoğu ‘askeri’ olmakla birlikte çekim tarzından kurgusuna, verdiği mesajlardan oyunculuk kalitesine kadar her konuda onlarca ayrı yorum duyuyoruz.

 

Filmi yapanların belki de aklından bile geçmemiş sonuçlar çıkarılıyor. Bêritan filmi de her gerçek sanat eseri gibi kendisini ve yaratanını aşarak beyinlerde ve yüreklerde bulunan şifreleri kırıyor. Çağrışımlar şifreleri kırdıkça hikâyede gizli olan anlamlar söze dökülüyor. Ve görüyoruz ki, sadece bilinçli bir biçimde ve mesaj vermek amacıyla yaratılan simge ve imgelerin ötesine geçen anlamlar var bu filmde.

 

En çok tartışılan sahnelerden biri Bêritan ve Çiluçar’ın diyaloğu oluyor. Filmin bu sahnesinde Bêritan’a verilen bir elma var. Filmi yapanlar bunu ne kadar düşündü bilmiyoruz ama gerillalardan birisi elmaya ilişkin mitolojik bir yorum geliştiriyor; ‘burada tarihin tersine dönmesi gibi her şeyin tersine döndüğünü görüyoruz. Elma günahın işaretidir. Ve mitoloji de kadın erkeğe veriyor. Erkek günah işliyor. Burada erkek kadına elmayı veriyor ve günaha çağırıyor…’

 

Halil tepkilerden oldukça memnun. Serhad ise kurduğu ses düzeninin başarısından ötürü daha da memnun. Ezberindeki repliklere yenileri eklenmiş. Yanından kim geçerse ‘ma bıaqılê dînê tuyî…’ diyerek takılıyor.

 

Film gösterisi bu şekilde tamamlanıyor. Sabah yola çıkmadan önce Ali Kîçe Halil’in yanına geliyor. Filmdeki gerilla komutanının repliğini ezberlemiş gibi ‘deste hevala sax be’ diyor ve ekliyor. ‘güzel olmuş ama keşke o iki korkağı koymasaydınız’ diyerek gerillaya korkaklığı yakıştıramıyor…

 

Halil sırtındaki koca kamera çantasıyla önümde yürüyor. Gelip Kanireşe’de duruyoruz. Şehitliğe uğruyoruz. Çoğunu tanıyor. Bazılarının hikâyelerini anlatıyor. Özellikle Binevş ve Kıvırcık Hasan’ın hikayeleri Metina hikâyeleri içinde yüreğimizde derin izler bırakıyor. Metina’dan yeni hikâyeler biriktirmiş olarak ayrılırken, Metinaya çok anlatılacak bir başka hikâye bırakıyoruz.

 

Bêritan’ın hikâyesi…

 

 

 

 
 
         
   
Main Menu
ANASAYFA
GÜNCEL YAZILAR
GERİLLA'NIN YÜREĞİNDEN
ŞEHİTLERİMİZ
HPG
YJA - STAR
GERİLLA FORUM
PARASTİNA GEL
STAR
GERİLLA RESİMLERİ
KİTAPLAR
GERİLLA VİDEO
İRTİBAT
ARŞİV
HPG BAYRAĞI
YJA - STAR BAYRAĞI

WEB LİNKS

 

 

KONGRA-GEL

 

 

 

 

 
 
 
HPG (Halk Savunma Güçleri) Resmi Sitesidir.
HPG-BİM tarafından yapılmıştır.
HPG Online © 2003 - 2006 Tüm hakları saklıdır.