| Main Menu | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
|
|
2007 ŞEHİT KÜNYELERİ |
|---|
Cilo'nun saygı duruşuna geçişi, Çarçela'nın ilham kaynağını dürtülenmiş yüreğindeki Diyarbakır sevdasının şarkısını evladı Amed için söylemişti. Amed yoldaş zamanı kendi bedeninde durduruyor ve sınırı basmış olduğu adımlarla ortadan kaldırıyordu. Çünkü o sınırı beyninde ve yüreğinde aşmıştı. Çünkü o gerillanın yenilmez birikim tecrübesiydi. Zağros’un vicdanı, yüreği ve beyniydi. Karlı yamaçlar onunla bütünleşmek için adeta yarışa giriyor ve güneşin sıcaklığına kendilerini bırakıp Amed’leşmek istiyorlardı.
Tüm doğa kendi derinliklerinde yol açmış, dağ taş
doğanın ahenginde mermer olup önünde sıraya dizilen geçitler
gibi selama duruyorlardı. Bütün yollardaki sular ve dereler bir
kalbin duruşu gibi dona kalıyordu. Başı dik bir kararlılıkla
Amed yoldaşa geçit veriyorlardı. Yaşamın anahtarı çözülmüş,
kilitler kırılmış, kapılar sonuna dek büyük özgürlük yolculuğuna
hazır bir halde açılmıştı. O gün Amed yoldaş hedefine ulaşmanın
mutluluğunu yaşıyordu. Bastığı her bir yerin tozu dumana
karışıp, gökyüzünde halaya dururcasına halkalaşıyordu. Doğa
mutluluğunu yaşıyordu süslerken tabiatını, reyhanlar kokusuna
kavuşuyordu bedenlere sinen güzellikleriyle. Bu güzellik ruhun
ve bedenin özgürlük buluşmalarıyla süslenince, Agit yoldaşın
diyarıyla bütünleştiriyor ve Botan'ın asi duruşuyla
büyüleniyordu. Arazi, susuzluğunu Amed yoldaşın alın terinde
gideriyordu. Son geçit bütün yürek ve doğanın bütünleşmesi,
özgür ruhun kendi mekanına ulaşmasına sahne olmuştu Amed yoldaş yüreğinin sesini dinliyor ve yüreğindeki aşkın güzelliğiyle Kürdistanlaşıyordu. Amed de yaşadığı güzel ve hiç unutmayacağı iki yılın aşkı ve gücüydü, onu Botan ve Zağroslara aşık eden. Gerilla hayatını daha çok Zağros ve Botan da yaşamıştı. Amed yoldaş bedeniyle yazılacak olan direniş destanına tanıklık ederken, yeni bir sayfa açmıştı. Başkentten sonra özlemini içinde taşıdığı hasretliliğini, mekanı olan Zağroslara gelerek aşmaya çalışıyordu. Bundandı yüreğindeki sevinci ve coşkusu. Her ne kadar ayaklar yürümek istemese de, dizler kırılmış olsa da, Zağroslara dönmek onun için bambaşka bir anlamdı. Çünkü o Zağrosların dili, yüreği ve beyniydi.
| |||