Geri
<<< |
>>> İleri


Kendal, Sinan, Kendal ve Kendal, dağ çiçeğinin polenleri. Arı
konar çiçeğe bal yapmak ister ya, özü seçer. Sanal dünyanın
sanal kişiliklerinin revaçta olabildiği 21. yüzyıl denen çağda
deniz yürekli güneş aydınlığındaki insanlar. Amed’de Çotele, Ape
Musa ve Akdağ, Botan’da ise Gabar....
29 Temmuz 1993 yılında Kendal (Sinan Batur) Çotele, ardından
Kendal ve Sinan en son Gabar’da Kendal (Adnan Batur) Aynı kandan
ve aynı familyadan. Kendal, şahin bakışlı, Sinan aydınlık yüzlü,
Kendal mazlum duruşlu ve en sonda ise altın saflığındaki intikam
yürekli Kendal.
Sinanda
Kendalı, Kendalda Sinanı, Kendalda Kendalı gördüm. 2002
Haziran’ında Kandil Kalatuka’da dolunaylı bir gecenin akşamında
tanıdım Kendal’ı. Duymuştu Kendal, Sinan ve Kendal’ın
şahadetlerini. Aynı kandan, aynı genomdan ya. Tek tek sordu.
Anlatmak zorundayım, susamam ki. Bir bakarsın iç duygulara
dalarsın ve beş duyuyu sollar sezgilerin. Geleceği düşünürsün,
bilinmezliği çözersin, kendinde saklı tutarsın. Ve kutu içinde
kutu. Olabilme ihtimalini düşünmek istemezsin. Çünkü şahadet
yürek acısı yaratır. Omuzları ağırlaştırır. Ağlamak bile düşmez
sana. Boğazın düğümlenir, duygu seline kapılırsın.
Su
arılığındaki saf ve özlü insanlar. Halkımızın ve insanlığın en
çok ihtiyaç duyduğu insanlar. Tarihin lanetli yüzü, tekerrür
etme! Özü erken götürme! Yüreğin kaldıramaz ki. Arkadaşlığın
tadında aç bırakma bizi. Çünkü bazen şahadetleri önceden
sezersin. Fakat işitmek, görmek istemezsin. Can ya doğallığında
yaşamasını doğru bulursun. Tarihe, güncele bakarsın. Var olan
gerçek, olmuş, gerçek olması gereken yalan olmuş. Olması
gerekenin arayışına girersin. Bedelin de, canın da verilmesinin
zorunlu olduğunu fark edersin. Gerçek olan, gerçeğin peşine
düşersin, sorumluluğun ağırlığını hissedersin. Dünyaya bir bakış
atarsın.
Çağdaş dünyada özgürlük ve eşitliğin ilk yaratıcısı olan Kürt
halkının düştüğü durumu kabullenmezsin. Kürt halkının tarihsel
kökenine inersin tekrardan. Yeşertmek tutkusunun ateşiyle yanıp
tutuşursun. Ateşin aydınlığını, sıcaklığını yayma sevdasına
düşersin. Çünkü sen ateşin çocuklarındansın. Zerdeşt’in
torunuysan, onun felsefesi ve bilinciyle mücadele etme yoluna
koyulursun. Karanlık, çirkinlik ve köleliği düşman bellersin.
Vicdan,
ahlak, eşitlik, özgürlük dersin. Yüce değerlere ihanet edebilir
misin? Tarihe iz bırakıp yön veren olursun. Ölümsüzlük ölümü vız
gelir sana. Özgürleşecek halkın olacak ya. Onda kendini görüp
hizmetkar olursun. Canla, emekle, fedakarlıkla ve dürüstlükle.
Balkanlardan Türkiye’ye, oradan Kelareş, ardından Soran, kısa
hedef Botan, uzun erimli Amed’de Sinanlarla buluşma sevdasına
girersin. Ve şunu dersin; ‘Dönemin görev ve militanlığında kuzey
alanında bu özü temsil edebilmek en büyük istemimdir. Ve gelecek
açısından çok büyük alt yapı kazanacağımın inancındayım’ PKK
özünü temsil eden özlü insan. Tarihe iz ve ruh bıraktı.
‘Önderliğe pratik temelde cevap olma isteği benim şahsımda
oldukça yüksektir’ diyordu.
1 Haziran direniş ruhunun yaratıcılarından Kendal.
Unutmayacağız, unutturmayacağız. Kürt halkı tarihte unutkan
değil ki. Anılacaksın, ruhunu yaşayarak, yaşatarak anacağız.
Silah Arkadaşları