Geri
<<< |
>>> İleri

Bir
mevsimi daha ardımızda bırakırken ovalarda ağaçlar artık
yeşilimsi rengiyle buluşuyor, dallarına bülbüller çoktan konmuş
mutluluk türkülerini söylüyorlardı
Dağların zirvelerinde duruyordu Kürdün gelini özgürlüğe olan
hasretiyle döktüğü gözyaşları ırmak olup akıyordu. Dağlarda
kardelen kokuları yayılıyordu Helgurt’tan Kelaşin’e, Kelaşin’den
Xınere’ye. belliki doruklarda kartal yuvalarındada karlar
erimeye başlamıştı.
Sırtında
çantası elinde silahıyla yol alırken gerilla, yine soluk soluğa,
çatlayan dudaklarına ,terden ıslanmış bedenine aldırmadan
ilerliyor ve işte ovadaki ırmağa ulaşıyordu. buda ne? Bir gölge.
Birazdan görecektim yüzünü belli ki bu canlı ve hırslı bedende
karlı zirvelere yolcu. Evet görüyordum yüzünü biliyordum ırmağa
dokunan eller güneşin ışınlarına meydan okurcasına sıcak ve
yakıcı O”sun sen ta kendisisin Hewalsin halkın öncüsü Rebersin
sen.
Kaç mevsim geldi geçti buralardan nice insanlar gördüm göz
yaşlarıyla yüzünü yıkayan hepsi ardına bakmadan gitti konuş
benimle anlat yolcu nereden geldin nereye gidiyorsun biliyorum
Hevalsin. Nedir çektin içine kardelen kokusunu ne olur konuş
benle.
Nedendir bilmem bu gözyaşların ben Rêber’im, şehidim şimdi.
Halay günü güneşe selam durma günüdür. Ben şehidim, kentlerin
değil dağların genciyim. Güneşin halkın öncüsü Başkan APO’nun
savaşçısı şehitlerin yolcusuyum. Ne dün doğdum nede bugün
ölüyorum her zaman vardım. Ay ışığında yüzünü yıkayan yine
bendim, suyunu kana kana içen yabancı yine bendim. Hemen
kenarımda duran ağaca terden ıslanmış sırtını dayayan yine
bendim. Yıldızlarla konuşup sevda türküleri söyleyen, ezgimi bir
dağdan diğerine haykıran, tepelerde tökezleyen dizlerime
aldırmadan yürüyen bendim. Şimdi tanıdın mı beni. Dün Kelaşin’de
yeni yeni eriyen karlar arasında bir kardelen gördüm. Gözüm
takılı kaldı güzelliğine. Özgürlük kokuyordu ,yaklaşmak dokunmak
istedim. Kardelendi o elbette bir gün solacaktı. Parçaladığı
buzlar arasından çıkarmıştı başını ve özgürlük kokuyordu. Oysa
buz parçaları dışında başka şeylerde vardı orda. Deli dolu esen
rüzgara kapılıp bir sağa bir sola savruluyordu kardelenim, mayın
tarlasında olduğundan habersiz gülümsüyordu dünyaya. On dakika
sonra gözlerim karardı yapraklarını artık göremiyordum.
Kulaklarım sağır dilim tutulmuştu kendime geldiğimde kardelen
kokusuyla kendimi burada buldum. Biliyorum zamansızdı gelişim.
Arkadaşlarımı çok özlüyorum ama yinede mutluyum yoldaşlarımın da
kardelene olan sevdalarını bilirim. Bazen oturdukları bir taşın
kenarında, bazen sırtlarını dayadıkları ağacın yanında, bazen de
yürüdükleri patika uçlarında onlara eşlik eden. Şimdi korkma
güzel ırmak inan bana Rêber’le doğuyor doğacak seni ve tüm
ülkemi koruyacak.
Silah Arkadaşları
|
|
Geri
<<< |
>>> İleri |