Geri
<<< |
>>> İleri

Özgürlük
savaşı verenler büyük emekler ve muazzam mücadeleler sonucu
görkemli moral değerlerini yaratmışlardır. Yaşanan bütün acılar
ve zorluklar karşısında onları ayakta tutan ve geleceğe dair
umutlarını diri kılan şey işte bu moral değerleri olmuştur. Bu
moral değerlerin en kutsalı olan ise, insanlığa daha güzel bir
yaşam armağan etmek için canlarını verenlerdir. İnsanlığın
gelişimine beşiklik etmiş Mezopotamya toprakları da zorba
savaşların ve baskıların altında direnişle geleceği yaratmak
isteyen binlerce kahramanın bedenini bağrına basmış bir
coğrafyadır. Onların kahramanlıkları ve mücadeleleri bu gün
yolumuzu aydınlatmaktadır. Onların anıları dört mevsimle süsler
bu toprakları .
Mücadele tarihimize kahramanlıkları ve direnişleri ile adını
yazdıran bir alan da Kato Marinos’tur. Kato Marinos sert
kayalıkları ile meşhurdur.Asi heybetiyle tüm dağlara meydan
okurcasına hep en yüksek olmayı istemiştir.Onlarca Kürdistan
şehidini bağrında taşır Kato Marinos. Hem acıların hem de
sevinçlerin birlikte yaşandığı bu mekanda 15 Mayıs tarihinde bir
grup yoldaşla Çatağ’a doğru uzanan patikalarda yürümeye
başladık. Derê Siye’ye ulaştığımızda Faraşin ovası tüm
yeşilliğiyle adeta güzelliğe meydan okuyordu. Bu güzellik
bizleri de içine çekiyordu. Derê Siye’den Çiyayê Reskê daha uzak
düşer. Bir direniş abidesi olarak kırk dokuz yıldızı bağrında
taşır. Bu yıldızlar öyle parlak yıldızlardır ki sönmek
bilmezler. Yanında geçen her gerilla onların anısına bağlı
kalmanın sözünü yineler...
Faraşin ovasının çeşitli otlarıyla karnımızı doyurduktan sonra
yolumuza devam ettik. Bir süre sonra Çiyayê Erebêy’e ulaştık.
Geri çekilmeden sonra bu alana ulaşan ilk grup olduğumuzdan hem
alanı hem de halkı fazla tanımıyorduk. Bu yüzden görüntü
vermemeye özen gösteriyorduk. Yürüyüşte Çiyayê Erebê’ye iyi
tanıyan Zinar arkadaş bize öncülük yapıyordu.
Zinar yoldaş yoksul bir ailenin büyük oğlu olarak 1979 yılında
Gürpınarın bir köyünde dünyaya gözlerini açar. Yöredeki kan
davalarından Zinar arkadaşın ailesi de nasibini almıştır. Ailesi
köyde yaşadığı bu sıkıntıdan dolayı Gürpınar’ın Meşanê köyüne
taşınır. Daha çocuk yaştayken büyük zorlukları yaşayan ve
çocukluğunu yaşayamayan Zinar yoldaş ailenin geçimine katkıda
bulunmak için Çiyayê Erebê dağlarında çobanlık yapmaya başlar.
Küçük yaşta gerilla grupları ile tanışan Zinar yoldaş her
yönüyle arkadaşlara yardımcı olmaya çalışır. Daha o zamanlar
gerillaya katılmak ister ancak yaşı küçük olduğundan bu isteği
kabul edilmez.. Uzun bir süre arkadaşlardan kopan Zinar yoldaş
ailenin maddi sıkıntısından dolayı Türkiye metropollerinde
(İstanbul)değişik çalışmalar yürütür. Ancak gerillaya katılım
özlemi gün geçtikçe daha da büyür. Gerillaya katılmak için kısa
bir süre gençlik faaliyetlerine kaldıktan sonra kendi
çabalarıyla gerillaya ulaşmayı başarır.
Gerilla içinde değişik alanlarda kalan Zinar yoldaş 1999 yılında
oluşturulan fedai güçlerde yerini alır. 2004 baharında Özalp
merkezinde bulunan Zinar yoldaş Çatağa gitme önerisinde bulunur
ve bu önerisi örgüt tarafından uygun görülür. Büyük bir moral ve
coşkuyla Kuzey Kürdistan topraklarına ayak bastığın da yaşamında
yeni bir başlangıç yaptığının farkındadır. Zilan yoldaşın. “
Yaşam iddiam çok büyük anlamlı bir yaşamın ve büyük bir eylemin
sahibi olmak istiyorum. İnsanları ve yaşamı çok sevdiğim için bu
eylemi yapmak istiyorum.”sözleri onun mücadele felsefesi olur.
Zinar yoldaş bu kutsal değerlerimize layık olmanın çabası
içindedir. Onun için anlamlı olan tek şey görevini ve eylemini
başarmaktır. Gittiği alana bir direniş mirası bırakmak
çabasındadır.
Çiyayê Erebê asi sert kayalıkları ve çam ağaçları ile süslüdür.
Her yönüyle gerillayı korumaya elverişli bir dağdır. 99’da
burada dört yıldız kaymıştı. Bu yıldızlar cömert bir aydınlık
saçarak düşmüştü bu sarp kayalıklara. Bu değerli yoldaşlarımız
düşman operasyonlarını boşa çıkarmak için Apo’cu militanlık
ruhunun direniş ve kahramanlığıyla düşmana darbe vurmayı temel
bir amaç bilmiş ve bunu başarmışlardır.
Çiyaye Erebê bitişinde Botan suyuna yol verir. Bu ırmak yılan
sessizliğinde ilerler. Bu suyun balıkları meşhurdur. Gerilla
içme suyunu hep bu sudan karşılar. Karşı yamaçları ise zozanlık
bir alandır.
Bu alanda eylem hazırlıklarımızı başlattık. Bu eylemin şahadet
yıl dönümü yaklaşan Zilan yoldaşın anısına layık olacak şekilde
başarılı geçmesi hedeflenmiş ve büyük bir çaba harcanıyordu.
Tamda o gün toplanmış NATO zirvesinde HPG ‘inin
etkisizleştirilmesi noktasında ortak bir kararın çıkacağı
bekleniyordu.
Yapacağımız eylem aynı zamanda toplantıya da darbe olacaktı. 27
Haziran’da bütün hazırlıklarımız tamamlanmıştı. Eylemde yer
alacak arkadaşlarla eylem öncesinden yoğun tartışmalar
yürütüldü. Eylem düzenlemesinde Zinar arkadaş yer almıyordu.
Çünkü önümüzdeki günlerde ondan farklı beklentiler vardı. Zinar
yoldaş eyleme katılmayacağını duyduğunda gerçek bir Apo’cu ruhla
eyleme katılmak ve saldırı grubunda yer almak için ısrar etti.
Bu önerisi kabul edilmeyince “Grup eylem için ayrılırsa ben de
tek başıma ....karakolunu kaldıracağım” dedi. Zinar arkadaşı bu
ısrarından vazgeçirmek mümkün değildi ve oda eylem grubun da
yerini aldı. Eylem yerine vardığımızda Zinar yoldaş mevzi
yerleri için öneride bulundu. Yola mayını döşedikten sonra
yerlerimizi aldık. Mayın patladıktan sonra saldırı yapılacaktı.
Gözcü arkadaşlar askeri araç gelir mi diye merak içinde
dürbünlerini ellerinden bırakmıyorlardı. Saat on civarında
beklenen an gelmiş ve düşman konvoyu görünmeye başlamıştı. Fakat
henüz erken olduğundan konvoyun geri dönmesi beklenmişti.
Konvoy geri dönmüş ve eylemin başlamasına çok az bir süre
kalmıştı. Son kez eylem grubu uyarıldı önde beş askerin
bulunduğu bir araç arkadaşların pususun düşmek, ikinci araç ise
mayına basmak üzereydi. Üçüncü araç ise biksi mesafesine
girmişti bile. Mayının patlamasıyla eylem başlayacaktı. Mayın
patlar mı diye yaşanan heyecan mayının patlamasıyla son
bulmuştu.Saldırı grubunun sorumlusu arkadaşın talimatı
alındıktan sonra araçlar bomba ve çeşitli silahlarla vurulmaya
başlandı. Zinar yoldaş yaşamda gösterdiği cesaret ve
fedakarlığını savaşta da gerçek bir Apo’cu cesaretle
göstermişti. Ancak bir süre sonra silahı tutukluk yapınca geri
dönmek zorunda kaldı. Başka bir arkadaşın da silahı tutukluk
yapmıştı. Zinar yoldaş böyle bir aksilikten dolayı eylemin
başarısız geçmesini kabul etmemiş ve düşmanın üzerine büyük bir
öfke ile gitmişti. Sloganlar atarak aracın altına kadar yetişen
Zinar yoldaş göğsünden aldığı kör ve kahpe bir kurşunla
yaralanmıştı. Bunun üzerine yaralı yoldaşı kurtarma talimatı
verildi. Zinar yoldaş, onu ağır yaralı haliyle belli bir yere
kadar taşıyan arkadaşlarının kollarında şehit düştü. Ve son
anında dudakları bir şeyler mırıldanıyordu. Kim bilir belki de
bize söylemek istediği şeyler vardı ve onları kendisiyle beraber
götürmek istemiyor, bizlere emanet etmek istiyordu. Başarmaya
ant içmiş bir gerillaydı Zinar yoldaş.
Artık gruptan bir can daha ayrılmıştı. Ve onu bırakıp gitmek acı
dolu bir gerçeği yaşatıyordu bizlere. Savaşın acımasızlığı bir
kere daha kendini grupta yer alan arkadaşlara hissettiriyor ve
adımları yavaşlatıyordu adeta.
Eylem başarılıydı. Ama Zinar yoldaşı şehitler kervanına
uğurlamıştık. Eylemden sonra çıkan kapsamlı operasyonu Zinar
yoldaşın anısına bağlı kalmanın bir gereği olarak boşa
çıkarmalıydık ve öylede oldu.
Silah Arkadaşları
|
|
Geri
<<< |
>>> İleri |
HPG (Halk Savunma Güçleri) Resmi Sitesidir.
HPG-BİM tarafından yapılmıştır.