Geri
<<< |
>>> İleri
Boşuna
mı söylemişler; Dağ insanı ile ova insanı, dağ Kürdü ile ova
Kürdü. Her bir vecizenin büyük acıları, büyük tecrübeleri uşak
olurmuş. Dağ insanına göre daha korkak ruhlu olurmuş ve onun
için de teslimiyetçi olur. Dar günde gösterir namert yüzünü.
Vurur ihanetin kılıcını en bekmenmedik yerde ve efendilerinin
eteklerine yapışır sinsice, kahpece. Koşar kapılarına bir ekmek
parçası için ağzı salyalanmış bir şekilde.
Laneti ve kutsallığı iç içe yaşayan halkları az buluruz.
Bulamayız belki de Kürtlerde olduğu kadar. Her topluluktan,
kendi değerlerini satanlar varıdı. Hiçbir zaman düşmanlarımızdan
yemediğimiz darbeleri umulmadık yerde kendi halkımızdan, sözde
kendi kanımızdan olan insanlardan alıyoruz. İşte bundandır ki,
insanı kahreden, insanın içini kemiren bu acı ve bu ihanet
hiçbir zaman afedilmemelidir.
Haydar
ve Zerdeşt arkadaşlar, eyaletin bahar düzenlemeleriyle Cilo
bölüğünün yönetiminde görev almışlardı. Altı yıldan sonra
yeniden başlayacak olan ve bizim için ölüm kalım anlamına gelen
Meşru Savunma Savaşının büyük sorumluluğunu ve görevlerini o
alanda yerine getireceklerdi. Zaten Zerdeşt arkadaş sürecin bu
öneminden dolayı kendisi hakkında alınan eğitim kararını
reddederek "Böylesine ağır bir süreçte benim için en büyük
eğitim Önderliğin çabalarına cevap olmaktır. Eğer imkan olursa
sonbahara eğitime giderim, olmazsa da her yer eğitim yeridir. "
diyerek kendi önerisiyle Zağros eyaletinin en zor alanı olan
Cilo'ya gitmişti. Cilo, heybeti ve görkemiyle bir ayrıcalıktır.
Coğrafyasıyla , yapısıyla ve bağrında taşıdığı pratik gerilla
gücüyle. Her zaman oraya güçlü arkadaşlar gönderilir. Bundan
dolayı da Cilo’ya giden arkadaşlar onun bu zorluğuna öyle bir
bağlanır ki yıllarca oradan çıkmak istemezler. Cilo ve onun
evlatları iki sadık dost olur ve birbirini sever. Zaten Cilo
kendisini sevmeyeni sevmez, kendisine bağlanmayanı kabul etmez
ve onu kendi gazabından kurtarmaz.
Cilo
dağı bir efsane gibidir, adı konulmamış ve içeriği yazılmamış
bir efsane. Her zaman kendisini yalnız hissetmiştir. Yüzyıllarca
bu yalnızlığını kıyasıya yaşamıştır. Bazen onlarla metreler
boyundaki buzullardan sıyrılmak ister, buzlarındaki üşümüş
umutlarını, buz tutmuş rüyalarını canlandırmak ister ve
paylaşmak ister. Belki de en çok kendisine dost gördüğü
gerillayla paylaşmak ister. Sözlerle ifade edilmeyen bu
istemlerini, değişik güzellikleriyle misafirlerine sunar.
Sosın'ların sadeliği ile yıl boyunca sadeliğin nimetini
paylaşır. Haydar'ın saflığı gibi olan sosın sadeliği Mergezer
sırtlarından dolaşan gerillanın ayak sesleri Cilo'yu uyutan
ninniler gili olur yıl boyunca. Böylece Cilo kendisini yalnız
görmez, dost sahibi görür. Bu yılki ilk misafirleri Haydar ve
Zerdeşt arkadaşlar olacaktır. Birbirine güvenerek ve birbirini
koruyarak dostça yaşayacaklardı. Oysa kader erken ayırdı bu
dostları, çekemedi kıskançlığından. Hem de en alçak biçimiyle,
ihanetle. !
Zerdeşt arkadaş geçen yıl Gever'de kitle çalışmalarını yürüttüğü
için alanı ve kitleyi tanıyordu. Halk tarafından çok sevilen bir
halk gülü gibiydi. Eyaletin ilk misilleme eylemini Zerdeşt
arkadaş yapmıştı. Bir polis noktasını bas¬mıştı. Haydar
arkadaşla beraber ikinci eylemini de yine şehir merkezinde
yapacaklardı. Durak yerlerinden biri Vezirava (vezirli) köyü
idi. Burada Zerdeşt arkadaşın tanıdığı yurtseverler vardı, bir
de kendisini satan milisi. Buradan şehre gideceklerdi. Bu
köy
ovanın tam ortasında bulunan bir ihanet merkezi. Yıllarca parti
için çalıştığı sanılan bir milis son iki yılda JİTEM'in kayıtlı
ajanıydı. Zer¬deşt arkadaşı o eve götüren işte bu satılık
adamdı. En umulmadık anlarda en ağır darbeyi vurmak tek
amaçlarıydı.
Güneşin solgun ışınları istemeyerek de olsa ovayı aydınlatmıştı.
Sabah saatlerinde evin etrafını sarıp çembere almışlardı. Önce
arkadaşlarımızı teslim almak istemişler, bunun için çağrı
yapmışlardı. Ama düşman tanımamıştı onları, bu zevki kesinlikle
ona tattırmayacaklardı. Evde kadın ve çocuklar olduğu için
onlara zarar gelmesini istemiyordu iki körpe can. Düşman
umduğunu alamayacağını anlayınca çemberi daraltmış ve evin
çatısına çıkmaya başlamıştı. Saatlerce süren çember artık sona
doğru gidiyordu. Belki de küçücük masum çocuğun kılına zarar
gelmemesi için yapacak tek şey kalmıştı. Sadece cansız
bedenlerini düşmana teslim edeceklerdi. Kolay olmasa gerek.
Ölümü saniye saniye yaşamak. Kendini halka adayanların öl¬ümden
korkuları olmaz elbette. Ama ele kolu bağlı bir biçimde hiçbir
şey yapmadan gitmek, üstelik inandığı, dostluğuna güvendiği
insanların ihanet edebileceklerini ölçmek çok zor. Saniyeler
içerisinde dev gibi adamı eritecek kadar acı olan bir gerçek.
Hangi
anılarını hatırlamışlardı acaba? O an yanlarında birkaç gerilla
yoldaşının olması için kaç dünyayı verirlerdi. Mutlaka o anda
söylemek istedikleri sırları vardı. O an Cilo'nun zirvesinde,
Reşko'nun tam doruğunda asi rüzgara karşı kucak açıp, Avaşin'in
serinletici okşayışlarını kendi tenlerinde hissetmek için neler
vermezlerdi. Yeniden bir "Sosın"koklayabilecekler miydi? Sadece
Cilo'nun ve Çarçela'nın bir velinimeti olan "Sosın" eylem
haberlerini bekleyen yoldaşlarını sevindirebilecek miydi?
Ve ölümün soğuk yüzü! Korkulu rüyaların soğuk yüzlü misafiri.
Nasıl karşılamışlardı acaba bu soğuk yüzlü misafiri? Çünkü
böylesine bir ölüm onların en korkunç haliydi. En çok
korktukları da başlarına gelmişti. İşte hiçbir yürek dayanamazdı
buna. Korkunç olan ölüm değildi, korkunç olan böylesine bir
ihanet ve bunun arkasındaki böylesine bir ölümdü. Yine de
korkunç da olsa bu misafir kapıya dayandı mı , onu karşılamak da
mertçe olmalı ve onlar da öyle yaptılar. İhanetin abidesine bir
desten yazdırdılar acı ve kahredici gerçeklerle.
Lanetin utanmaz abidesi Vezirava.. acaba gün gelir de bu
kalleşliğinden yüzün kızaracak mı? Korkak ruhlu ovanın ihanetçi
köyü. Bu yaptığını hangi zemzem suyu temizleyebilir ki. Bu da
bedel olsun. Ama gün gelecekki bu bunun hesabı mutlaka
sorulacaktır. Her zaman düşmanlarımızı affedebilir, onlarla
yaşayabiliriz ama böylesine bir ihanet, yoldaşlarımızın kanı
üzerinde yaşayanlar affedilemez. Bireysel bir ihanet bile olsa
APOCU’lara yapılan ihanetler affedilmemelidir!. .
Silah Arkadaşları

|
|
Geri
<<< |
>>> İleri |