Geri
<<< |
>>> İleri

Hey
Mardin! Yusuf Peygamberin kuyulara atıldığı mabetleri andıran
kuyularınla, her karış toprağında şehitlerinin kanıyla
kutsanmış, acılarla isyanlara bürünmüş halinle selamladın bir
şehidimizi daha. Onu tanrılara adamadık, onu halkımıza, ülkemize
adadık biliyorsun. Buna trajedimi diyelim, buna tarihin
tekerrürümü diyelim, adına ne dersek diyelim bir kahraman daha
verdik topraklarına.
Ferman yoldaş; ismin gibi sana ve senin gibilere çıkmış bu
ferman. Bu işgalcilerin, iktidarların kan fermanıdır. Ama senin
ismin halkların barış fermanıdır, senin ismin dağların
fermanıdır.
Bu gün zulmü uygulayanlar, verdiğimiz her bir şehitten
ürkmekteler. Her bir şehit bize güç veriyor. İntikam ruhu
veriyor. Ve davaya bağlıyor. Onun için seni ve nice şehidi
kalbimizde yaşatarak sizlere olan borcumuzu ödeyebilmek için
önünüzde başımız dik, onurlu durabilmek için sizleri saygıyla
anıyoruz.
Ferman arkadaş sürecin gereklerinin ve öneminin farkındaydı.
Bunun militanı olmaya kendini aday olarak koymuştu. Sürekli
sorgulayıcı yönleri ile zayıf olduğu noktaları güçlendirmeye
çalışırdı. Yaşamın anlamlı olduğunu, bunu bilmenin hayati bir
konu olduğunu, halk için çalışmanın bundan geçtiğini ve bu
temelde ikna olmayı etrafına yansıtırdı.
Bu gün ilk değildir ki toprağa verdiğimiz şehitler. Bin
yıllardır döküyoruz biz bu kanı, özgürlüğe susamış halkımız ne
acılar çekti...
Özgür güzel günleri yaratmak için sende bu halkanın yiğit bir
militanı oldun. Ferman arkadaş bazı önemli sorunlara yaptığı
vurguda “Ortadoğu gerçekliğinin bir mistik tarikat özelliği
vardır. Bu mistik tarikat özelliği ile sürekli kendini
gizleyerek örgütlüyor. Bizde yaşanan bireylerin sorunu da aynen
böyle oluyor. Sorunlarını örgütsel yollarla çözeceğine kendi
içine atıp gizliyor. Bu da bizim bir gerçekliğimizdir.” Ve
sonrada Ferman arkadaş şöyle devam ediyordu. “biz yaşadığımız
sorunları ancak konuşup tartışarak giderebiliriz.”
Ferman arkadaş aynı zamanda anlamadığı ve eksik gördüğü
yönlerini de şöyle açıyordu. “Önderliğin komplo sonucu esareti
hepimizin tek tek kendimizi sorgulamamız gereken bir konudur.
Kendimi sorguladığım zaman bu noktada günahlarımın çok olduğunu
görmekteyim. Ve bunu ancak büyük yaşamın bedellerini ödeyerek
verebilirim. Aksi halde tarih karşısına başımız dik
çıkamayacağız.”diyerek bize Apo’cu militanlığın örneğini
gösteriyordu.
Ferman arkadaşın yaşam içinde örnek olduğu noktalardan biri de
doğaya olan sevgisiydi. Doğayı büyük bir incelik ile inceler ve
her seferinde hayranlığını dile getirirdi.
Eksiklikleri tepkisel bir çıkış yaparak değil de örgütsel ve
bilinçli bir şekilde gidermeye çalışırdı. Cesur ve kararlı
haliyle, tartışmalarıyla ikna edici yöntemleri ile dikkat
çekerdi. Tartışmalardan kaçmaz, ısrarlı haliyle tartışmalara yön
verirdi. Yaşamda özverili bir duruşa sahipti. Bu da onun yaşamda
zorlanmasına engel oluyor, ona güç veriyordu.
“Dirilmek yinede dirilmek
Eğer dalında
Sökülüp alınmazsa çiçek
Solmakta var
Bahara dirilmekte…….
Bir hançer sapla yüreği
nin tam ortasına
Sevdalı yürekler
Yanan alınlar aşkına
Bir mahkeme kur beyni
nin tam ortasında
Başla tarihi yargılamaya
Ama dikkat et
Merhamete gelme
En hafif ceza idam olsun…”
Silah Arkadaşları
|
|
Geri
<<< |
>>> İleri |