Geri
<<< |
>>> İleri
Felat
yoldaşı tanımlamak, anlamak ya da tamamıyla gerçekliğini
satırlara dökmek gerçekten de zor geliyor insana. Zaten gerilla
yaşamını ve gerçekliğini tüm yönleriyle yansıtabilmek mümkün
değil. Ancak onu PKK’nin Apo’cu ruhla ortaya çıkan kahramanlık
tarihine yansıtmak, boyun borcu olarak önümüzde durmaktadır.
Apo’cu Hareketin özgürlük ve kahramanlık halkasını oluşturan
şehitlerimizi, Felat yoldaşın şahsında bir kez daha saygıyla
anarken, sözümüzü huzurlarında tekrar yineliyoruz.
5 Şubat ’99 dan sonra bütün Kürdistan’da gelişen serhıldanlar,
Doğu Kürdistan’da da büyük kitlelerle gerçekleşti Doğu
Kürdistan’daki halkımız, büyük kararlıkla iradesini ve Önderliğe
bağlılığını ilk defa bu kadar çarpıcı ve güçlü bir şekilde
gösterdi. 15 Şubat adeta Doğu Kürdistan’ı bir daha diriltti.
Felat arkadaş da bu halkın bir çocuğu olarak halkının
geleceğinin nerede olduğunu ve nasıl yaratılacağının bilinciyle
serhıldanlara katılır. Aktif mücadelede yer alarak hiçbir
fedakarlıktan kaçınmaz. Gün be gün içinde büyüyen kin ve öfke
ateşi gürlenerek sönmek bilmez. Bu ateşi bilimsel bir bilince
ulaştırmada gecikmez. Bu bilinçle gerilla saflarına katılır.
Faaliyetlerde gösterdiği performansı gerilla saflarında da
sürdürür. Kısa sürede görev ve sorumluluk altına girer. Her ne
kadar yeni de olsa Önderliğe ve parti görevlerine bağlılığın
getirdiği bilinçle sanki yıllardır gerilladaymış gibi yeterli
olgunluğu gösterir. Olağan üstü fedakarlığı, mütevaziliği ve
yoldaşlık sevgisi ile dopdolu olan Felat yoldaş etrafına büyük
moral saçar. Önderlikten aldığını eksiksiz pratiğe geçirmek onun
için en temel bir görev olur. Felat arkadaşın bu olumlu duruşu
onun özel kuvvetlere geçişini sağlar. Özel kuvvetlerde 1,5 yıl
kaldıktan sonra füze timinde tim komutanlığı görevini alır.
Oradaki duruşuyla timin yaşam ve moral kaynağı haline gelir.
Hareketimizin
geçirdiği zorlu süreçte Apo’cu ruhu kendisinde temsil etmeyi ve
kendi özünü korumayı başarmıştır. Genç olmasına rağmen zorlu
süreçlerin karşısında büyük bir devrimci olgunlukla durmayı çok
net bir duruşla göstermiştir bizlere. İsyancı kişiliği onu
ihanetçi çizgiyi ve düşmanın saldırılarını en güçlü bir şekilde
boşa çıkartacak mücadelenin sıcak alanlarına çeker.
Haftanin alanına geçerek hayallerini gerçekleştirme gününü
bekler. Kısa süren bir pratik eğitimden sonra kuzeye geçmek için
harekete geçerler. Düşmanın görüntülerini alması sonucu alan
yoğun havan atışına tutulur. Burada Felat arkadaş ayağından ağır
bir şekilde yaralanır. Arkadaşlar yoğun havan ve mermi atışları
altında belli bir yere kadar onu taşırlar. Grup Felat yoldaşı
kayalıkların arasına sakladıktan sonra geri çekilmek zorunda
kalır. İkinci günde kan izleri üzerinde düşman tarafından yeri
tespit edilir. Ve böylece şahadete ulaşır.
Felat yoldaş şehitler kervanına ulaşırken son bir gülümseyiş
gönderiyordu bizlere. Sanki üzülmeyin bu mekan en yüksek
mertebedir. Zilan, Agit, Beritan, Kemal ve daha nicelerine
ulaşmaktır dercesine şahadete ulaşır.
Felat arkadaş 1999 yılında Başkan Apo’nun esareti sonucu
Kürdistan’ın her parçasında olduğu gibi Doğu Kürdistan’da da
gelişen Serhıldanların verdiği coşkuyla gerillaya katılır.
“Başkan Apo şahsında Apoculuk esaret altına alınamaz” diyerek,
tüm özgürlük umutlarının ezilmeye çalışıldığı bir dönemde
özgürlüğün uygulayıcı militanı olmaya çalışır. Felat arkadaş, o
süreçte Gever’de “Güneşimizi karartamazsınız” şiarıyla fedai
eylem yapan Felat arkadaştan çok etkilenir ve onun adını alır.
Fedai eylemlerin verdiği görkem ve büyük bağlılıkla o da fedai
örgütlenmesine katılır.
17 yaşının genç ve dinamik ruhuyla bir fidan gibi toprağına
ekilen Felat arkadaş, toprağından aldığı güçle büyür.
Mücadeleye, toprağa aşk derecesinde bağlı olan Felat arkadaş,
bağlılığını tek bir güçten alır. Bu sevdanın kaynağı neydi? Bu
bağlılığı genç yaşta başlatan ve her adımında besleyip büyüten
kudret neydi? Özgürlükte karar kılmış her kesin etrafında
birleştiği bir güçtü bu. Bu güç halklara yeni yaşam kapıları
açan Başkan Apo’nun özgürlük felsefesiydi.
Güneş doğudan yükselerek tüm yeryüzünü ve insanları yaşamla,
özgürlükle buluşturuyordu. Bu nedenle doğuya sevdalıydı Felat
arkadaş. Her zaman doğduğu yerlere layık olmak isteyen bir halk
çocuğuydu. “Ağrı’yı yıkar Güneş şafak atsın diye”der. Sevdası
güneşi seyre dalmaktı. Güneş erken doğsun ki halkına yaşam
versin
ister. Felat arkadaşın yaşam sevdasını, tutkusunu anlatan tek
gerçeklik bu sevdaydı. Özel Kuvvetlerde fedai ruhunu çelikten
bir yürek haline getirmeye çalışarak, anı anına halkına ve
Önderliğe layık olmanın savaşını verir. Yaşamın zorluklarından
kaçmaz tam tersine yüreğini zorluklarda büyütür. Yaşam uğruna
canlarını feda eden tüm yoldaşların anısına bağlı kalmayı ve
umudu yarınlar için büyütmeyi büyük bir amaç olarak görür.
Yüreğinin burkulduğu kırıldığı anlarda olur. Ama yanlışlar çoğu
zaman doğrunun öğretmeni olur denir. Felat arkadaş da öğrenmeyi
büyük bir ustalıkla gerçekleştiren ve kendisini doğruya
ulaştıran bir yürek olmayı başarır. Büyük bir güç ve kararlıkla
umudunu korur.
Ve bu kez Xakurkê”nin Şehit Beritan diyarına akıtır yüreğini.
Adeta yeniden filizlenircesine, coşkuyla akar ülkesinin her
karışına. Artık Botan yolcusudur. Coşkusu Botan sahası için bir
çağlayan gibi akar. Yüreğine ve beynine özgür yarınların
umutlarını nakşetmiştir. Bu umutlarla ve yüzünden eksilmeyen
gülüşüyle yürür. Özgürlüğe ve Güneşe ulaşmak için Botan’a yürür.
O büyümüştür artık ve olgunluğunu derinleştirecek mekanlar
bulmalıdır kendisine. İşte Botan onun sevdasını daha da
derinleştirecek mekanın adı olur. Ancak Botan‘a daha ulaşmadan
sınır hattında pusu sonucu şehit düşer.
Gelecek umutlarımızı şimdi gülüşünden topluyoruz.. Sevdamıza
sevda katan yüreğinle büyüteceğiz umudu. Ulaşamadığın mekanların
özlemini kazıyacağız yüreklerimize.
Silah Arkadaşları
|
|
Geri
<<< |
>>> İleri |