Deniz dalgaları, vurur yüreğime
Bir dalga, diğer dalgaya bırakır yerini
Bir damla diğer damlaya
Deniz’sin
Gidiyorsun
Hadi git.
Yolun açık olsun.
Bir tas su gönder Munzur’dan hele.
Yarısını yollarına döker,
Yarısını da şu naçar yüreğe.
Uzatır elini,
Küçük deniz olur,
Delikanlı sakalları deyince yüzüme
Büyür şervan olur.
Yüzü yüzümdür.
“İçimin gülen yüzü” olur,
Filim şeritlerinde siyah beyaz sahneler,
Veda sözünde
Asılı kalır çocukluk hatıraları.
Yolun açık olsun.
Unutmadan,
Toprağa usulca basacaksın, incitmeden,
Geldiğinin müjdesini verir gibi,
Selam söyle Garzan’a.
Dağ, dağ
Su, su
Çiçek, çiçek
Selam söyle.
Bizim memlekettir, orası
İyi bak.
Bir bakışta yirmi yılın özlemini tada tada.
Acısını yüreğine çeke, çeke.
*
Yoldaşlarıma da söyle selamımı.
Ş.Axin Babafarxiya’yı söylesin siz geçerken.
Hangisini söylesem,
O kadar çok ki.
Dur sokma beni telaşa,
En iyisi not yazam,
Özlemlerle
Hasretlerle
Umutlarla dolu bir not,
Yasın ve ağıtların olmadığı,
Bir not yazam onlara.
Yol üstüdür
Bir okursun değil mi geçerken,
Usulca ama,
Şiir okur gibi,
Şarkı söyler gibi oku.
*
Sen gittin gideli,
Meret kabuslar bırakmaz yakamı.
Küçük bir kız çocuğu görürüm.
Beli kırılmış,
Kaldırırım belim kırılır,
Sana söz verdiğim,
O bol yoğurtlu sarımsaklı cacık,
Ve makarna, belim kırılır gibi dökülür,
*
Engin denizleri aşıp gelmiş insana,
Yedi yüz kişinin içinde ölmek zor gelir,
Ağustosun 15’inde.
Hazırlıksız vedalaşmadan gitmek zor gelir,
Küçük kız çocuğuna,
Korkularım büyür,
Belim kırılır.
*
Kız kardeşin Özlem gelmiş,
Tüm özlemleri, selamları toplayarak,
Seni görmeye gelmiş
Bir selam Sal
Şu an neredeysen
Torbasını boşalttı
Boş göndermek yakışmaz bize
*
Yıldızları izlerim
Belki bir şey söyler diye
Hiç biri düşmez dağ yamaçlarına
Oysaki radyolar nasıl da yalanlar
Bir selam geldi radyodan
Zor, sancılı
İçimin gülen yüzü yığıldı
Ağırlaştı
Zor olmuştu
Belim kırıldı
*
İçimde bir yas
Ama düğün alaylarımdayım
Dilimde bir ağıt
Ama halaylardayım
Omuzlarda bir insan
Kan barut kokulu
Uzatırım elimi
Küçük Deniz olur
Değer ellerim yüzüne
Büyür Şervan olur
Sarılır sevdaya
Düşer toprak olur
Belim kırılır
*
Allı turnam
Selam söyle demiştim bizim ellere
Mesken tut dememiştim
Ne oldu can dedirtmeyecektin hani
Hani Munzur’dan bir tas su gönderecektin
Munzur’u göndersen bile nafile
Söz geçiremem şimdi
Şu naçar yüreğime