|
 |
Kod Adı: KAMURAN
Adı Soyadı: HAŞİM BİTİK
Doğum Tarihi-Yeri:
07.09.1981 / ÇATAK VAN
Anne-Baba Adı:
ZÜLFÜ – NİZAM
Katılım Tarihi:
1999 / SASON
Şahadet Tarihi:
16 EKİM AMED 4. BÖLGE |
 |
|
Geri
<<< |
>>> İleri
Seven, paylaşan ve yaratan
Kamuran yoldaş
Tarih, her zaman düz bir çizgide
ilerleyen geçmiş değildir. Çoğu zaman ona anlam katan, onu
yücelten güzel insanların emeği, onuru ve sevdasıdır. Yine anda
ona çok katan yüreği, bilinci ve vicdanıyla sevdasını işleyen,
uygarlığın çirkinliğine kapılmadan, özünü halkına, ülkesine,
insanlığa mal eden kahramanların mirasıdır, yeniye yeni sayfalar
aralayan.
Sistemin arkından insan olarak çıkmayı başarmak, neredeyse
mümkün değil gibi görülse de, kökleriyle sıcak bir bağı taşıyan
Kamuran yoldaşın her haliyle bu başarıyı sağladığını görmek
mümkün oluyordu. Yaşam kavgasında zorluklara göğüs germenin
sabrını, emek bilincini ve anlam derinliğini yakalamıştı. Belki
de bu yüzden Kürt olmanın bilincini, özgür ruhu, acıları ve
umutlarıyla yaşıyor, duruşuyla yaşatmaya çalışıyordu. Özgücün
sırrını çözen güvenli bir gülüşü vardı, sıcacık, derin ve
anlamlı. Buna karşı doğallığında açılıveriyordu gönül kapıları,
bu sevgide hesaplar kendiliğinden çözülüveriyordu. Candan olmak,
yoldaş olmak, dost olmaktı. Yaşamın dili, kendisine özgüydü
onda, konuşmak sınırların başlangıcıydı, sınırlar ise
duygularına sığdırılamayacak kalıplardı. Yüreğin diliyle
konuşmasını bilen girebilirdi o dünyaya, anlatacak, paylaşacak
çok şeyi vardı. Ortadoğulu olmanın, Kürt olmanın gururunu
inadına taşımış ve yaşamıştı. Sakin, geniş yürekli ve
kendisinden emindi. Çoğu kez bir çoğumuz açısından tahammülü zor
çelişkilerle kıran kırana çatışmanın yaşındığı anlar, Kamuran
yoldaş için olabildiğince geniş yaklaşımın sergilendiği anlar
oluyordu. Bu geniş yaklaşımın nedenlerini sorguluyor, kendimizi,
Kamuran yoldaşla karşılaştırıyorduk. Bu bizim yaşamımıza karşı
bir ilgisizlik ve katılımsızlıktır deyip tepkilenemiyorduk, öyle
ya çok konuşmak veya her şeyde ben varım demek, çok da güçlü bir
katılım sonucu olamıyordu bizler açısından. Çünkü yaşamın
kendisi öz gerçeğin tanığıydı. Buna rağme nedenini (Kamuran
yoldaşa sormaktan kendimizi alamıyordur. Onun, buna cevabı ise,
gene kendisine özgü, sıcak tebessümünde bütünleşen anlamlı
ifadelerdi. Anlatmak istediklerini, bu şekilde anlaşılır
kılıyordu ve anlaşılıyordu. Onu anlamlı kılan bir de
militanlıkta bütünleşen geniş yürekliliği, taviz vermeden
sergilediği sevgi yoğunluğu ve gerekliliğini hissederek taşıdığı
görev bilinciydi.
Temeli evvelden güçlü bağlarla bütünleşmişti, inkar edilemeyecek
bir tarihi, halkını onurlandırabilecek kadar özlü bir geçmişi
vardı. Bu yüzden halkıyla sözleşmesini doğarken yapmış, onun
fedaisi olmanın içtenliğini büyüterek, mücadeleye taşırmıştı.
Yurtseverlik, onun en doğal ve özdeşleşe haliydi. Bunun yanında
hoşgörülü ve her halkı yüreğine sığdırabilecek samimiyeti ise,
tarihinden bu yana kendisinde işleyen izlerin bir devamıydı.
Geçmişin yarattığı güvenli duruşunun yanında, insanı
yaklaşımındaki hesapsızlığı, kimi zaman onda mahçup yüz
ifadelerine dönüşüyordu. Bir erkeğin duygularını yansıtması,
çoğu zaman beklenmeyen bir durum olur veya güçsüzlüğün bir
ifadesi olarak görülüp, üstünün örtülmeye çalışıldığı anlarla
çok fazla karşılaşılır. Kamuran arkadaşta ise, kendini her
anlamda yansıtmanın rahatlığı, doğallığı ve aleniliği vardı.
Kadının yoldaşlığını çok çabuk
kazanabilecek sevgi ölçüsü,
eşitlikçi yanları ve anlam derinliğini doğallığında,
karakterinde işlenmişti.
İnsanı, insana yakınlaştıran öylesi anlamlı izler vardır ki,
çağların kalıplarına sığamayacak sınırsızlıkta ve paylaşım
derinliğinde. Herkesin bunu yaşaması güçlü bir mücadelesi
gerekçesi iken, bazılarında yaşanır olagelen bir anlayış,
hesapsızca bir yaklaşım olur çoğu zaman. Bu da yaşanan bütün
seriliklere inat, insanın varlığını ortaya koyan bir var
oluştur. Belki de Neolitiğin izlerini taşıyan Kürt insanının
tarihsel bir mirasıdır, Kamuran arkadaşta yaşanan. Severken
sevilmenin hesabına girmeden, yüreğini coşan nehrin seli gibi
yüreklere akıtarak sevilmeyi başarıyordu.
Tarih, bize rağmen oluşan tahakküm ve talihsizliklerle oluştu,
yazıldı, bir kader misali, bilince, yüreğe işlendi. Kaybedilmek,
ket vurulmak istenilen özgürlük ruhu, baskı altında tutulan
enerjisini, hep bir yerlerde saklı tutmanın bilinçaltı gerçeğini
yaşadı. Kendisine dair varabilecek en ufak bir ışık
zerreciğinden dünyaya bakmayı, kendisi için bir gaye, bir
varoluş gerekçesi yoktu. İçten içe yaşanan duygu karmaşaları,
Kamuran arkadaşta olduğu gibi, gözlere derin anlamlar yükledi.
Bu gözlerde öfke, intikam, sevgi, dostluk, cesaret gibi duygular
iç içe geçip, somut ifadelere kavuşmanın koşulunu aradı. Onu
bulmak bir şanstı belki de, bu yüzden PKK’yi anlamak düşman için
gizemli bir sırrı çözmek olurken, bunun coşkusunu yaşamak ise,
Kamuran yoldaş için tarihsel bir buluşma, kendisini adamanın
yegane gerçeği oldu.
Feda olmak, kendisi olabilmenin özü, halkının umudu, onurlu
yaşamın kararlı sözüydü. Bunun bilincini yaşamak, insana dönük
bakış açısını, sevmeye, paylaşmaya ve yaratmaya götürür.
Seven, paylaşan ve yaratan Kamuran yoldaş, yüreğine fedailik
sözünü işlemiş, pratiğinde “fedailik PKK’nin yaşayan özüdür”
ifadesini göstermiş, özgürlük savaşçılarına onurlu mirasını
bırakmıştır.
Silah Arkadaşı